Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi piyasalarının merakla beklediği Mart 2026 dönemine ilişkin "Sektörel Enflasyon Beklentileri" ile "Hanehalkı Beklenti Anketi" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 3 bin hanenin katılımıyla gerçekleştirilen dev anket, sokağın enflasyon ateşinin hala yüksek olduğunu kanıtlarken, profesyonel piyasa katılımcıları ile reel sektör arasındaki makasın açıldığını ortaya koydu. Özellikle gıda ve enerji fiyatlarındaki artış endişesi, vatandaşın gelecek bir yıla dair iyimserliğini gölgelerken, dolar kuruna dair paylaşılan yeni rakamlar ekonomi yönetiminin ajandasında önemli bir yer tutacak gibi görünüyor. İşte Mart ayı raporunun tüm detayları ve piyasaları hareketlendirecek o veriler...
Enflasyon Beklentisinde "Sokak" ve "Piyasa" Farkı
TCMB verilerine göre, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri Mart ayında tüm kesimler için yukarı yönlü revize edildi. Ancak en keskin artış hanehalkı kanadında yaşandı. Piyasa katılımcıları enflasyonun 12 ay sonra %22,17 olacağını öngörürken, reel sektör temsilcileri bu oranı %32,90 olarak tahmin ediyor. Vatandaşın yani hanehalkının beklentisi ise bir önceki aya göre 1,08 puanlık artışla %49,89 seviyesine fırladı. Bu durum, sokağın fiyat artış hızının kesileceğine dair inancının zayıfladığını gösteriyor. Gelecek 12 ayda enflasyonun düşeceğini bekleyenlerin oranının %15,14’e gerilemesi, güven endeksindeki kırılganlığı da işaret ediyor.
Dolar Kurunda Yeni Eşik: 52,15 TL Beklentisi
Döviz kurlarındaki hareketlilik, hanehalkının radarından çıkmıyor. Yayınlanan rapora göre, 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,59 kuruşluk bir artış göstererek 52,15 TL seviyesine ulaştı. Kurdaki bu yukarı yönlü beklenti, ithalata dayalı maliyetlerin artacağı endişesini tetikliyor. Katılımcıların en çok fiyat artışı beklediği kalemlerin başında "gıda" ile "yakıt ve enerji" gruplarının gelmesi, temel ihtiyaç maddelerindeki döviz hassasiyetini bir kez daha kanıtlıyor. Her ne kadar gıdada fiyat artışı bekleyenlerin oranında küçük bir düşüş olsa da, genel kanı maliyet baskısının süreceği yönünde.
Yatırımda Altın Liderliğini Koruyor, Konut Gözden Düşüyor
Vatandaşın yatırım tercihlerinde ise ilginç bir seyir izleniyor. Geçmişte güvenli liman olarak görülen konut ve gayrimenkul yatırımı, artış beklentisindeki yavaşlamayla birlikte cazibesini yitirmeye başladı. Gelecek 12 ayda konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı %35,05’e gerilerken, "ev veya dükkan alırım" diyenlerin oranı da %28,5'e düştü. Buna karşın "altın alırım" diyenlerin oranı %55,2 ile zirvedeki yerini korumaya devam ediyor. Altın fiyatlarındaki kısa süreli dalgalanmalara rağmen halkın en büyük güvencesi hala sarı metal olmaya devam ediyor.