Bu kez kısa adı MÜSİAD olan Müstakil Sanayici İşadamları Derneği Genel Başkanı Burhan Özdemir, “Aynı çayı bir yerde 500 liraya, başka yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok” diyerek, bu kez kesedeki zarara dikkat çekti!
Aslında Genel Başkan Özdemir, enflasyon merkezli piyasadaki kontrolsüzlüğe, “Artık sıkı para politikası ya da MB’nin yaptığı açılımlar enflasyonu geriye çekmiyor” diyerek, yapısal reformlar ve gerçekçi uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
MÜSİAD Genel Başkanı’nın doğal olarak eleştirilerle ortaya koyduğu gerçeklerin kamuoyundaki farklı değerlendirmelerini Trabzon Şube Başkanı Mesut İskenderoğlu, “Bunlar baştan sona bir eleştiri modu değil, durum tespitidir” diyerek, bir noktaya odaklı yapılan yorumlara katılmadığını ifade etti.
Olabilir! Ancak Genel Başkan Özdemir’in ekonomideki gidişat ile pek de hoş olmayan durum tespiti zaten başlı başına bir eleştiridir. Yoruma da ihtiyaç gerektirmez, savunmaya da…
60’DAN 20’YE…
Ozanın;
“Bayram gelmiş neyime,
Kan damlar yüreğime” dizeleriyle Ramazan Bayramı’nı bekliyor emekliler!
Ama bayramlaşmadan çok, devletin bayram harçlığını bekliyorlar sanırım.
Hani şu 2018’de, “Benim emeklim” diye 1000 TL ile Bayram İkramiyesi ile yapılmaya başlanan ödüllendirme var ya! Hah işte ondan söz ediyorum!
2025’de 4.000 TL’ye çıkarılan, şimdi ise 5000 TL olmasından söz edilen ikramiye var ya işte o…
Ama 2018’de yani ilk verildiğindeki 1000 TL ile 1600 TL olan asgari ücretin yüzde 60’ına tekabül eden ikramiye, bu yıl 5000 TL verildiğinde mevcut asgari ücretin yüzde 20’si ancak ediyor.
Yani, yüzde 60’dan yüzde 20’ye iniyor, indiriliyor.
Sanırım emeklinin refah düzeyi arttığı için olsa gerek!
ORTADOĞU GERÇEKLERİ…
Birincisi; birileri hala İsrail’in Gazze’den ne olursa olsun vazgeçmeyeceği, oraları devletinin bir parçası haline getireceği…
İkincisi; Ortadoğu’da İsrail diye bir devlet var olduğu sürece, aynı coğrafyada barışın asla olamayacağı…
İkincisi; Amerika’nın İran konusundaki tavrının belirleyicisinin Trump değil, Netanyahu olduğu…
Üçüncüsü; İslâm ülkesi diye geçinenlerin hiç birinin Ne Filistin, ne de İran’a yapılan-yapılacak saldırılara karşı durmayacağı-duramayacağı…
Bu gerçekler çırılçıplak ortada ama ne hazindir ki, “En kötü gerçeğin en güzel yalandan iyi olduğunu” anlamakta sıkıntı çeken bir Ortadoğu coğrafyasının da mevcudiyeti ile karşı karşıyayız.
KISSADAN HİSSE
Eşeklik baki kalır!
İngiliz Churchille, politikaya neden atıldığını sormuşlar.
O da; "Eşşekliğimden" demiş.
Tekrar; "Peki öyleyse neden çekilmiyorsunuz?" diye soranlar da şu cevabı almıştır: "Söyledim ya, eşşekliğimden diye, inadımdan çekilmiyorum."
*
Eee, boşuna dememişler demek:
"Mey biter saki kalır,
Her renk solar haki kalır,
Diploma insanın cehlini alsa da;
Hamurunda varsa eşeklik, baki kalır!"
BU KAFA VE BU DİN ANLAYIŞI İLE...
Bir kenara not etmiş, bundan 10 yıl öncede satırlar ile kayıt altına almışız.
2 Temmuz 2016 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde, Emre Dorman'ın hazırladığı köşede bir yazının başlangıcı aynen şöyle idi:
"Bugün İslam âleminin içinde bulunduğu durumdan memnun olacak aklı başında ve vicdan sahibi bir Müslüman olmasa gerek.
İnananlar için artık uyanma ve ayağa kalkma zamanıdır. Müslümanlığımız ve din anlayışımız ile hesaplaşma zamanıdır. Allah’ın dinini Allah’ın vahyinden öğrenme ve peygamberleri örnek almanın tek yolunun vahye tâbî olmak olduğunu fark etme zamanıdır. İnananlar için dirilme, hayat bulma zamanıdır."
Aradan 10 değil, 20 değil, 200 yıl geçse de kendi aklının farkına varamayan, varamadığı için de vakti saati geldiğinde hesabın peşine takıldığı başkalarına sorulacağını sananların sayısı hiç de azalmıyor, aksine artıyor!
DÜNDEN BUGÜNE
PKK, YDG, SGD…
Bundan tam tamına 12 yıl önce, yani PKK’nın YDG harfleri ile değiştirilip, bugünkü SGD’ye dönüştürülmeden önceki ahvali için yazmışız.
Gerçi sadece değişen harfler olmuş, zihniyet değil!
*
Diyeceğim oki; "Alemi kör ve sağır sanıyorlar."
Siz diyeceksiniz ki; "El alemi aptal yerine koyuyorlar."
Ama galiba bu ahalinin epey kısmı benim ve sizin dediğiniz gibi olmuş vesselam!
Olmayanlar da, "olmaya aday!"
Baksanıza, başındaki katil İmralı'da, kendisi de harf değişikliği ile siyaset sahnesinde aklanmanın hesabını güden projenin sonuçlanmasını bekliyorlar.
Katil sürüsü olarak bilinen (en azından silinmek istenen resmi kayıtlar ile bizim bildiğimiz şekliyle) PKK'nın, yani Partiya Karkerên Kurdistan'ın (Kürdistan İşçi Partisi) isminin YDG-H'ye, yani Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi'ne dönüştürülmesi işlemi adım adım, yuttura yuttura, sindire sindire tamamlanmak üzere..
Yani, yakın bir gelecekte PKK ismi unutturulacak (tıpkı Apo'nun canilikleri gibi), ardından da malum plan İmralı tahliyesi ile uygulamaya konulacak.