Bölgemiz

Abdullah Öğretmen davasında ilk duruşma: Yardım mı, darp mı?

Giresun’da emekli öğretmen Abdullah Coşkun’un hayatını kaybettiği olayın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Abone Ol

Giresun’un Keşap ilçesinde küçük bir trafik kazasının ardından hayatını kaybeden emekli öğretmen Abdullah Coşkun’un ölümüne ilişkin davada ilk duruşma yapıldı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın yargı süreci başlarken, mahkeme salonunda dinlenen 112 kayıtları ve otopsi bulguları dikkat çekti. “Kasten öldürme” suçlamasıyla yargılanan sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, tarafların beyanları olayın nasıl gerçekleştiğine dair tartışmayı derinleştirdi. Dava, hem hukuki boyutu hem de insani yönüyle kamuoyunun yakın takibinde.

112 kayıtları duruşmaya damga vurdu

Duruşmanın en dikkat çeken anlarından biri, olay anına ait 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtlarının dinlenmesi oldu. Kayıtlarda sanığın ilk etapta “Üstüme yürüdü, ben de dövdüm” şeklinde ifadeler kullandığı, ardından ise “yaralı var” diyerek farklı bir anlatımda bulunduğu görüldü.

Bu çelişkili ifadeler, müşteki avukatlarının dikkat çektiği önemli unsurlar arasında yer aldı. Avukatlar, kayıtlarda duyulan seslerin darp anına ait olabileceğini savunarak olayın sadece bir düşme sonucu gerçekleşmediğini ileri sürdü. Söz konusu kayıtlar, davanın seyrini etkileyebilecek önemli deliller arasında değerlendiriliyor.

Otopsi raporu ve uzman görüşü tartışma yarattı

Mahkemede söz alan Abdullah Coşkun’un kızı, aynı zamanda akademisyen olan Ayşe Coşkun Beyan, babasının ölümüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Otopsi raporundaki bulgulara değinen Beyan, kafatasında oluşan hasar ve vücuttaki darp izlerinin düşme ile açıklanamayacağını ifade etti.

Beyan, yaralanmaların sert bir darbe sonucu oluşmuş olabileceğini belirterek, olayın tıbbi açıdan detaylı incelenmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, duruşma salonunda duygusal anların yaşanmasına neden olurken, dosyadaki delillerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Öğrencisinin sözleri salonda duygusal anlar yaşattı

Duruşmada söz alan müşteki avukatlarından Melike Gürcüoğlu’nun ifadeleri de dikkat çekti. Coşkun’un eski öğrencisi olduğunu belirten Gürcüoğlu, öğretmeninin hayatı boyunca birçok öğrenci yetiştirdiğini ve toplum için değerli bir isim olduğunu dile getirdi.

Avukat Gürcüoğlu, sanığın duruşmadaki tavrına tepki göstererek en ağır cezanın verilmesini talep etti. Bu sözler, salonda bulunan yakınları ve katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı.

Savunma “yardım etti” iddiasında bulundu

Tutuklu sanık İlhan İhtiyaroğlu ise suçlamaları kabul etmedi. Olay sırasında kendisinin de darbedildiğini öne süren sanık, Coşkun’un kalp krizi geçirerek yere düştüğünü savundu.

Sanık avukatı, müvekkilinin olay sonrası yardım etmeye çalıştığını ve yaralıya müdahalede bulunduğunu ifade ederek tahliye talebinde bulundu. Ayrıca Adli Tıp raporuna atıfta bulunularak ölüm nedeninin kalp krizi olabileceği yönünde savunma yapıldı.

Dava 6 Mayıs’a ertelendi

Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dosyada eksik görülen delillerin tamamlanması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Davada ikinci duruşmanın 6 Mayıs’ta görüleceği belirtilirken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin titizlikle sürdürüleceği ifade edildi. Kamuoyu ise bu kritik davanın nasıl sonuçlanacağını yakından takip ediyor.