Ekonomi

Adres Göstermek için Kiralık Ev Dönemi! Kira Krizinde Yeni Dönem

Ankara’da derinleşen kira krizi yeni bir eşiğe ulaştı. Oturulmayan evler, okul kaydı ve iş başvurusu için aylık 2.500 TL’ye kiralanıyor.

Abone Ol

Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen konut kiraları, büyükşehirlerde alışılmış yaşam pratiklerini kökten değiştirmeye başladı. Özellikle Ankara’da derinleşen kira krizi, konut piyasasında dikkat çekici ve tartışmalı bir uygulamayı beraberinde getirdi. Artık bazı evler barınma amacıyla değil, yalnızca “adres göstermek” için kiraya veriliyor. Okul kayıtları, iş başvuruları ve resmi işlemler için kullanılan bu evlerde fiilen kimse yaşamazken, yalnızca ikametgâh kaydı karşılığında aylık 2 bin 500 lira talep ediliyor. Uzmanlara göre bu tablo, kira krizinin ulaştığı yeni ve endişe verici bir eşik anlamına geliyor.

Adres Göstermek İçin Kiralık Evler Piyasaya Çıktı

Ankara ve İstanbul’da son dönemde emlak ilanlarında sıkça rastlanan “adres göstermek için kiralık daire” ifadeleri, konut krizinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Bu evlerde kiracılar yaşamıyor; daireler yalnızca ikametgâh kaydı alınması amacıyla kullanılıyor. Ev sahipleri bu hizmet karşılığında aylık 2 bin 500 lira talep ederken, bazı ilanlarda ayrıca depozito istendiği de belirtiliyor. Dikkat çeken bir diğer unsur ise bu bedelin, 2021 yılında Ankara’daki ortalama kira seviyesine denk gelmesi. Krizin geldiği nokta, aradan geçen birkaç yılda yaşanan sert fiyat artışını da net biçimde ortaya koyuyor.

Okul Kaydı ve İş Başvuruları Belirleyici Oluyor

Adres kiralama uygulamasının en önemli nedenlerinden biri okul kayıtları. Belirli mahalle veya ilçe sınırları içinde ikamet şartı aranan okullar için veliler, fiilen yaşamadıkları evlere adres kaydı aldırmak zorunda kalabiliyor. Benzer durum iş başvurularında da yaşanıyor. Özellikle taşeron işler, belediye bağlantılı istihdam alanları ve geçici kamu görevlerinde adres bilgisi belirleyici bir kriter olarak öne çıkıyor. Bu şartları sağlayabilmek isteyen bazı vatandaşlar, yüksek kira bedellerini karşılayamadıkları için adres kiralama yoluna başvuruyor. Uygulama, sosyoekonomik eşitsizlikleri daha da görünür kılıyor.

Göçmenler ve Hukuki Süreçler de Etkili

Adres kiralama yalnızca yerli vatandaşlarla sınırlı değil. Resmi bir ikametgâh göstermek zorunda olan göçmenler de fiilen yaşayacak bir konut bulamasalar bile adres kaydı yaptırmak durumunda kalıyor. Öte yandan, bazı kişilerin ceza ve yaptırımlardan kaçınmak ya da hukuki süreçleri geciktirmek amacıyla denetlenmesi zor adreslere kayıt yaptırdığı da dile getiriliyor. Uzmanlar, bu durumun hem kayıt dışılığı artırdığına hem de kamu düzeni açısından yeni riskler doğurduğuna dikkat çekiyor. Adresin bir “hizmete” dönüşmesi, konut krizinin sosyal etkilerinin ne kadar derinleştiğini gösteriyor.

Rakamlar Kira Krizinin Boyutunu Ortaya Koyuyor

Ankara’da ortalama ev kirası 25 bin liraya yaklaşmış durumda. Bu rakam, asgari ücretle çalışan bir kişinin gelirinin yaklaşık yüzde 89’unu yalnızca kiraya ayırması anlamına geliyor. Türkiye’nin en kalabalık üç büyükşehirinde kiralar tarihi zirveleri görürken, Ankara’da evlerin artık yaşamak için değil, sadece resmi işlemler için kiralanması dikkat çekiyor. 2 bin 500 liralık adres kiralama bedeli, barınma krizinin vatandaşları nasıl alternatif ve zorunlu çözümlere ittiğini gözler önüne seriyor.