AĞAOĞLU’NUN SON KURŞUNU!

Abone Ol

Hatta görüşmeler yapılmıştı.
Ahmet Ağaoğlu,  Newton’da karar kılmıştı. Ona göre kupa kazanan antrenör bir şansı hak etmişti.
Yoksa Newton’u tercih etmedi diye tepki görebilirmiş(!)
Hatalı kararlar hatalı söylemlerle devam ediyor.
Bu bakış açısıyla Newton’la devam edilmişse skandal ötesi.
Chelsea’nin kiralık oyuncularını takip etme sorumlusu olan ve kariyerinde 2.lig takım bile çalıştırmamış Newton’a Trabzonspor’u emanet etmek en önemli hataydı.
Muhtemelen Ağaoğlu’nu çok iyi bir sunum hazırlayarak ikna etti.
Yönetim içinde Newton tercihinde ve gelinen noktadan dolayı Ağaoğlu’na kırgın olanlar var.
Başkanın kişisel tercihleri nedeniyle onlar da hak etmedikleri tepki görüyor.
Bu kırgınlık camiayı büyük ihtimalle kongreye götürebilir.
Rotasını kaybetmiş, gittikçe yalnızlaşan bir Başkan profili var.
Eksildikçe, kaybettikçe hatalarını gördükçe iç yolculuğundan çıkamayan bir Başkan var.
Ne zaman kararlarıyla duygularıyla söylemleriyle biz demeyi bırakıp ben demeye geçti Trabzonspor’da dağılmalar o zaman başladı. 
Vakit kaybetmeden öz eleştiri yapıp hatalardan ders çıkarması ve en doğru Teknik Direktör tercihinin yapılması gerekiyor.
Gelecek Teknik Direktörün yönetimi, tesisi ve saha içini de iyi yönetmesi şart. Herkesi kendine getirecek lider karakter zorunluluk haline geldi.
Hatalı tercihte Teknik Direktör giderken yanlarında birilerini de götürebilir. Sonuç oraya doğru gidiyor. Son hamle doğru olmak zorunda.
Beşiktaş, Başakşehir, Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçlarının ikinci yarılarında yaşanan rezaleti bu takım en son ne zaman yaşadı? Rakipler antrenman yaptı. Her maçta onlarca pozisyon veriliyor. Hala bir şans verelim derdindeler. 10 yaşındaki çocuk bile Newton’la gitmeyeceğini haftalar önce görüyorken ısrar etmenin inat etmenin kime ne faydası oldu? Bunu görememek için futbol cahili olmak gerekiyordu.
Otorite yok, takımın hocaya inancı yok. Kondisyon yok.
Yetersiz birine değil bir maç, bir gün şans vermek bile bu camiaya haksızlıktır.
Haziran’da şampiyonluğa oynayan takım 7’nci haftayı düşme potasında tamamlayan bir takıma neden ve nasıl dönüştü? Bunun muhasebesini de iyi yapmak gerekiyor. Sörloth’un transfer başarısıyla aylarca övünenler yeni transferlerin performansı ve takımın bulunduğu konumla ilgili öz eleştiri yapabilmeli.
Trabzon’dan 3 kat fazla borcu olan Beşiktaş; Atiba, Adem Lajiç, Oğuzhan, Dorukhan, Necip’li orta sahaya Mensah’ı De Souza’yı alıp güçlenirken Trabzonspor hem elindekileri kaybetti hem de orta saha transferi yapmamakta direndi. 3 forvet varken dördüncüsünü, 3 sağ kanat varken sağ kanat aldı ancak bariz bir şekilde eksik olan orta sahaya transferi yapmayarak adeta takımın ve kendilerinin felaketini hazırladılar.
10-15 milyona kaliteli orta saha transferi yapmayarak tasarruf yaptığını sananlar  bu paranın 10-15 katını çoktan kaybetti.
İyi takım kurarsan gençleri parlatırsan maç kazanırsan mali tabloyu düzeltebilirsin maç kaybederek mali tablo düzelmez, bozulur.
Bazen bilerek mi yapmadılar demeden geçemiyorum.
Bu kadar hatayı aklı başında biri yapmazdı.
3 haftadır orta sahada, sağ bek Kamil Ahmet’i oynatan takım bulunduğu yeri hak ediyor.
Orta saha da Safa Kınalı, Baker, Flavio, Kamil Ahmet’ten de  iyi oynar. Başakşehir maçında da gösterdi bunu. Maç kaybedilecekse Safa’larla kaybedilsin.
Milyonlar kazanıp yanına pas veremeyen, koşmayan yüreksiz futbolcularla kaybedilince üzüntü ikiye katlanıyor.
Abdulkadir Parmak, Hüseyin Türkmen normal hata yapınca sosyal medyada yüzüne çarpı atanlar, Edgar’ın yapılmayacak hatalarına sınırsız taviz gösteriyor. Flavio’nun Baker’in vasat altı performansına ses çıkarmıyor.
Trabzon geride kalan 7 haftada sadece 4 maç kaybetmedi. Koskoca bir sezonu kaybetti. İtibarını kaybetti. Değeri yüksek oyuncularını kaybetme noktasına geldi. Her puan alınamayan maçta milyonları kaybetti. Böyle mi olacaktı?