AK PARTİ’DEKİ FİNALİ GÖRELİM
Hatta beni de Ankara’dan arayan bir gazetci henüz MKYK olayı gündeme gelmeden Mayıs sonunda Binayi Yıldırım’ın partinin başına geleceğini söymemişti.
Geçmiş 14 yıla baktığımızda ağızları açık bırakan sürprizleri yaşadığımız pek söylenemez.
Neden?
AK Parti tek lider profiliyle hareket ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan partiyi dizayn ederek Beştepe’ye çıktı.
Belki gönlündeki Başbakan Binali Yıldırım idi ama konjonktür Davutoğlu’ndan yana oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan arasında bazı git gellerin olduğu ifade edilse de şunu bakmak lazım ‘final nasıl bağlanıyor.’
AK Parti’de hizipleşmenin olduğuna biz bundan önce tanık olmadık.
Kol kırıldı ama dışarıya yansıyan çok bir şey olmadı.
367 krizi, 82 anayasasının değiştirilmesi referandumu, 7 Şubat MİT operasyonu, 17-25 Aralık, 4 bakanın istifa ettirilmesi süreci, Gezi olayı, Mayıs 2013 Soma faciası, ülkenin çeşitli yerlerinde patlayan bombalar ve yüzlerce şehit cenazesi, terörle mücadele vs.
AK Parti’de kurucu kadrolarda yer alan bazı isimlerin dışarı kalması, parti içi dengelerde sonradan eklemlenen isimlerin bir mevkiye gelmesi, Abdullah Gül faktörünün seçenek dışı kalması kuşkusuz gönül huzursuzluğu oluşturmuş olabilir ki, öyle.
Finale bakmak lazım derken bundan önce gördüğümüz, yaşadığımız gelişmeler bundan sonra da yaşayacaklarımızın bir yumuşak geçişle olacağına işaret ediyor.
Peki Erdoğan’ın Beştepe’ye çıkmasının ardından tartışmaya açılan Başkanlık sisteminin bu kadar yoğun konuşulmasının nedeni ne?
Erdoğan daha hızlı hareket etmek istiyor,
Başbakanlıkta yakaladığı dinamizmi Cumhurbaşkanlığında da sürdürmek istiyor.
Davutoğlu ile bazı konularda anlaşmazlıklar olabilir.
Bundan önce yaşananlar var.
Davutoğlu’nun 4 bakanın istifasının ardından mecliste yüce divana sevkleri için oylamada bulunmaması ile başlayan ayrım devam etti.
MİT müsteşarı Hakan Fidan milletvekili aday adayı olduğunda Erdoğan ile umrede görüşmesinin ardından bu kararından geri adım atmış görevine geri dönmüştü.
Fidan’ı, vekilliğe isteyenin Davutoğlu olduğu söyleniyor.
Genel seçimler öncesi Dolmabahçe mutabakatının Erdoğan tarafından yok sayılması, ‘’Bilgim yok’’ demesi.
Kabinenin oluşturulması sürecinin biraz uzaması, başkanlık sistemi ile ilgili vurgulu ifadelerin Davutoğlu tarafından beklenilen tonda olmaması.
En son bakan Binali Yıldırım’ın protokol listesinde yer alamayışı, Başbakan Davutoğlu’nun il ve ilçe teşkilatlarıyla ilgili MKYK yetkisini iade edişi.
Listeyi uzatmak mümkün.
Bu ve bunun gibi gelişmelerin Türkiye’de Erdoğan’ın başkanlık sistemi için daha ısrarcı hale getirdiği biliniyor.
Yeni anayasanın dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından süratle sonuçlandırılması bekleniyor.
Benim kanaatim evet AK Parti’de sürpriz gelişmeler olabilir; ancak bu paldır küldür olacak sürprizler değil.
Tek başına iktidar deneyiminin vazgeçilmez olduğuna inanan AK Parti kadroları perde arkasında çözüm üretmeyi bilen, Erdoğan liderliğinde hızlı ve sonuç alan bir özelliğe sahip.
14 yılda bundan farklısını yaşamadık.