ALAMANYA'NIN FAROŞFOROŞLARI!
Hani benim şu meşhur altın günü kıvamında ki ev ziyaretlerim gibi olanlarına.
Haliyle onca kadın bir araya gelince konuşulan mevzular da birbirinden ilginç olabiliyor.
Ey arkadaş! Altın günü- kadın toplantısı deyip sakın hafife alma!
Kadınları kek-börek yiyiciler olarak da kesinlikle tanımlama!
Hayatın gerçeği tüm çıplaklığıyla orada!Toplumun gelmişinin, geçmişinin, geleceğinin, görülenlerin, görmezden gelinenlerin ve görülmek istenmeyenlerin tüm ayrıntılarıyla masaya yatırıldığı tek yer burası!
Ona göre saygı duy ve ayağını denk al!
Bu hafta dile almaya ürktüğümüz, sevimsiz bir konuyu, cenazeleri yatırdık masaya.
Ve o cenazelerde yaşananları.
Acılı taraflarını bir yana bırakarak, insanlara enteresan gelen muzip kısımlarını çekip alarak didikledik.
Cenazenin muzip tarafı da mı olurmuş demeyin?
Bazen bir fırsattır cenazeler. Girilemeyen zengin evlerine girilir bu vesile sayesinde. Ev sahibine taziye verilirken evin dekorasyonu, mobilyaları, halısı,perdesi incelenir, eşya zevki eleştirilir, kim ne giymiş, kim gelmiş, kim gelmemiş, neden gelmemiş, ne ikram edilmiş, kim ne almış, kim kime tavır yapmış? Dikkatli gözlerle ve delik kulaklarla incelenilen bu detaylar cenaze sonrası yapılacak olan ilk kadın gününde konuşulmak üzere beyinler tarafından kaydedilerek bekletmeye alınır.
Allah kimseye yaşatmasın ama kültürümüzde var olan özelliğimizden olsa gerek çok güzel ağlarız cenazelerde. Evet gerçekten toplum olarak güzel ağlarız. Ağıtlar yakarız ölülerimizin ardından.
Melodiye döktüğümüz sözleri müziksiz ama doğaçlama yaptığımız ritim eşliğinde ağlayarak anlatırız orada bulunanlara.
Oğlu'nun cenazesine katılan bir teyzemizin, Almanya'nın Frankfurt şehrinde yaşayan kızının, çantasının çalındığını duyduğu anda verdiği tepki...
Oğluuuumm bak ablan Cemile'nin de başına Alamanya'nın faroşforoşlarında neler neler gelmiş!
Bir ablamızın, ölen eşi Abdurrahim'e cenaze sırasında evinin balkonundan yaktığı ağıt...
Abdurrahim Abdurrahim sensiz nasıl durayim?
Abdurrahim Abdurrahim sensiz nasıl kaptırayim?
Büyük abla ortanca kardeşini kanserden kaybeder. Ama küçük kardeşte kanserdir. Fakat bunu henüz kimse bilmemektedir.
Hal böyle iken büyük abla ortanca kardeşinin tabutunun başında ağıt yakar.
Ortadirek gittiiiiiii, yan direkte bel verdiiiiiiii...
Kapının önüne bıraktığı eski ayakkabılarını çalan hırsızı kovalarken, kalp krizi geçirerek ölen kardeşi için tabutunun başında ağıt yakan bir abla...
S.çayim o hatallaraaaa!
Sürçi lisan ettiysem af ola...
Acısız, ağıtsız, dertsiz, kedersiz, huzur ve sağlık dolu, sevdiklerinizin yanınızda olduğu, keyif dolu bir bayram diliyorum.