ALLAH’IN ADALETİ
Konya maçının ilk yarısında takım topa hakim gibi gözüksede üretkenlikten çok uzaktı. Yine çok yavaş oynuyor ve sahayı dikine kullanma yerine enine kullanıyordu. Adis Jahovic’in iki pozisyonu gol olsaydı bugün başka şeyler konuşuyor olacaktık. Arkadan topla çıkarken enine ve yavaş hareket edilmesi, ikinci ve üçüncü bölgede top bekleyen oyuncuları oyundan düşürüyor ve rakibin yerleşmesine sebep oluyor. Bu durum doğal olarak kalabalık defans içinde kalan oyuncuların hareket kabiliyetlerini kısıtlıyor. Eğer elinizde bu kilidi açacak oyuncu olmasa puan almak neredeyse imkansız hale geliyor. Halbuki bireysel yeteneklerin oyuna ağırlığını koymasını bekleme yerine hızlı ve takım oyununu geliştirebilirsek hedeflere daha kolay ulaşacağız.
İkinci yarı Trabzonspor temposunu biraz daha artırdı ve oyunu rakip alana yıkmaya başladı. Rakibe önde basmanın semeresini bir penaltı ile almış oldu.
Bu maçın kahramanları yine Altyapıdan gelen oyuncular oldular. Bu genç oyuncuların takıma kattıkları enerji ve dinamizm, camianın bundan sonraki süreçteki yol haritasını belirleyecek en önemli etken olacak.
Konyaspor maçında, defansta Hüseyin’in ve ilerde Abdulkadir’in oyun becerileri üç puanın alınmasına doğrudan etki etti. Abdulkadir hergün üzerine koyarak ilerliyor, Allah sakatlık vermesin. Yusuf’un Fenerbahçe ve Kayserispor maçlarındaki oyunu, Aykut Kocaman’ı ona önlem almaya itmiş, başarılıda oldu.
Ünal hoca ve takım azda olsa her hafta üzerine koyarak kendilerini geliştiriyor. Takımda tam bir aile havası oluşmuş. Yönetimin Burak ve Onur ile ilgili almış olduğu kararın etkilerini her geçen gün biraz daha bariz olarak görüyoruz. Bu karar oyuncuların ayaklarındaki prangayı çözmüş ve herkes daha bir fedakarca oynamaya başladı.
İşin en ilginç yanı, kenarda bekleyen oyuncuların küsme yerine, kendilerini hazır tutarak oyuna dahil olduklarında skora direk etki etmeleri ve tüm oyuncuların ve teknik ekibin başarıyı birlikte kucaklaşarak kutlaması. İşte Trabzonspor’u başarıya götürecek anahtar budur. Bu havanın artarak devam ettirilmesi gerekmektedir.
Alınan bu dokuz (9) puan, zirvenin eteklerinde umutları biraz daha artırmıştır. Trabzonspor’un bu kararlı yürüyüşü lige renk katmış, taraftarı heyecanlandırmıştır.
Bu sezon Allah’ın adaleti tecelli ederek, şikecileri ve ona yardım ve yataklık edenleri cezalandırmıştır. Büyük diye tabir edilen ama büyüklüklerini şike ve lobileri ile elde edenlerin, adil bir ligde ne duruma düştüklerini gördük. Bir kez daha Trabzonspor’un ne kadar büyük bir camia olduğuna şahit olduk. Defalarca elinden şampiyonluklar alınmasına rağmen, tüm spor kamuoyu tarafından hunharca yıpratılmasına rağmen, hala dimdik ayakta ve hala şampiyonluk kovalıyor.
Ne mutlu bizlere ki, büyüklüğünü bileğinin hakkıyla kazanmış bir takımın taraftarıyız. Ne mutlu bizlere ki, hiçbir Allah’ın kulu başarılarımıza toz zerresi kadar şaibe katamaz, zaten bizler böyle bir başarıyı kabullenemeyiz.