ALTAN TANRIKULU NE DİYOR?
Altan Tanrıkulu diye bir köşe sahibi var. Hani Aziz Yıldırım nedamet getirip “Arkadaş ben bir söz verdim ve altında ezilmemek için şike yaptım, üzgünüm ve herkesten özür diliyorum” dese “yok başkan sen şike yapmamışsındır, cemaatin! Onun bunun vesaire oyu
“Karadeniz’deki rakibin (Adını anmak bile içini acıtıyor belli ki, Trabzon mirim, Trabzon) o sezonu hak etmiş diyorlar, Antalya’yı, Ankaragücü’nü ve seni yenememiş olsa da, 9 puanlık fark kapandıktan sonra bir şeyler yapmışsın sen. Onlarca kez yendiğin, ligde iddiası kalmamış takımları yenmek için kötü planlar içindeymişsin.”
Bir cümleye bunca cehalet, bunca garez, bunca öfke ve sevgisizliği sığdırmak için normal bir kafa yetersiz kalır. AT neyin kafasını yaşıyor anlamakta zorlanıyorum. Mahalleye yeni taşınmış alık ve sosyetik bir bebe de değil ki.
***
Antalya’yı, Ankaragücü’nü ve seni (Fenerbahçe) yenememiş olsa da…
TFF talimatlarında şampiyonluk için şu şu takımları yenmek zorundasınız diye bir bölüm mü var?
Altan Tanrıkulu, TFF talimatları yerine belli yaş gruplarına yaz ödevi olarak verilen Cin Ali hikayelerine mi boğdu kendini, nedir? Üstelik o sezon Trabzon’daki ilk maçı Trabzon-3-2 kazanmış ve 2 metre geriden çıkan oyuncusunun 4. golü de geçersiz sayılmıştı. Ve ne gariptir ki, Altan Tanrıkulu'nca örnek verilen Ankaragücü maçında Trabzon’un yediği beraberlik golünü de Başkent takımında kiralık olarak oynayan TS futbolcusu Gabriç atmıştı. Oysa Wederson örneği ne güzel tarım işçisi olurdu Gabriç’den değil mi sayın Altan Tanrıkulu. Sen (F.Bahçe) rakibe sattığı oyuncuya kendine karşı oynama yasağı koyarken Trabzon bu küçülmeye tenezzül bile etmemiş, biliyorum anlamadın şimdi ne dediğimi, takılma geç.
***
“9 puanlık fark kapandıktan sonra bir şey yapmışsın sen”
Renkkörü Altan Tanrıkulu, yazının burasında da başta Hürriyet okurları olmak üzere herkesi salak yerine koymaya devam ediyor.
Hayır sayın Altan Tanrıkulu, 9 puanlık fark kapandıktan sonra başlamadı şike, ikinci yarının ilk maçından itibaren başladı. Yazman var ama belli ki okuma sıkıntısı çekiyorsun, tapeleri ve iddianameyi biri sevabına okusun sana, sana da yazık. Evet orta alt zeka taraftar gözünde bir yerin var, ama her şeyin farkındaki milyonlarca insanın gözünde de gülünesi bir çaresizlik fotoğrafısın. Sen ve seni yönetenler marifetiyle (F.bahçe) tescilli şikeci olarak spor tarihinin kara kabuklusuna kayıt düştünüz…
***
“Onlarca kez yendiğin rakiplere karşı kötü planlar içindeymişsin”
İnsan hafızası enteresan, kabullenmek istemediği acı gerçeği ötelemek için olmadık taklalar atıyor. Kötü planlar dediği şike olmalı sayın Altan Tanrıkulu’nun, öyle ya tüm Dünya yanılıyor olamaz, ŞİKE sabit!
“Daha önce onlarca kez yendiniz” cümlesi ise daha başka izahlara ve uzmanlıklara muhtaç. Altan Tanrıkulu’nun bu mantığından yola çıkarsak dünyadaki tüm sportif mücadeleler sona erer, Neyse bir delinin kuyuya attığı taşla bu kadar uğraşmak yeter. Taş orada dursun Altan Tanrıkulu burada, daha eğlenceli.
Altan Tanrıkulu gibi yazarlar topluma yön verdiği müddetçe okur salak yerine konmaktan, yazarlık değer kaybetmekten ve Salih Uçan gibi gencecik çocuklar acımasızca infazlara tabi tutulmaktan kurtulamayacaktır.
Hayır sevginiz aklınızın önüne geçiyorsa, ki insanlık halidir olabilir, hatta bir tür aşktan da söz edilebilir, tutkunuz vicdanınızı ve aklınızı esir ediyorsa, eyvallah. Lakin “özelinizi” gidin aranızda yaşayın, kamuoyunu kirletmeyin.
Bunlar da ilginizi çekebilir