AMEDSPOR TEBRİK EDİLİR Mİ?

Bal gibi edilir bence.

Abone Ol

Bizim Sülo açık açık Kandil’den talimatla bu kulübe para toplandığını açıklamıştı. Koca İçişleri Bakanı dedik, inandık. Onun paralelinde koca Başbuğ Bahçeli Amedspor’a terörist dedi. Bahçeli boşa konuşmaz, vardır bir bildiği dedik inandık.

Yok dedik o bizim bildiğimiz Diyarbakırspor değil, hani 2008’ler (ya da o civarlarda) bizi Avni Aker’deki maçta yenmişlerdiler de bizde kendilerini ayakta alkışlamıştık, biraz da yönetimi protesto etmek için. Hah işte o takım mı bu Amedspor.

Evet, arkadaşlar, o Diyarbakırspor şimdinin Amedspor’u. Ama spora siyaset soktular artık önümüzdeki sene süper lig maçları hiç olmadığı kadar gerilecek ve çıkan olaylar yüzünden dünyada devamlı gündem olacak.

Bence amaç bu!

Önümüzdeki seçim için ortalığı geriyorlar, statları da sinir yuvası haline getirecekler.

Ben Amedspor’un şampiyonluğunu tebrik etmeyen Trabzonspor’u hatalı görüyorum, onu ışıklı panolara verdiği reklamla kutlayan KTÜ’yü tebrik ediyorum. Gerçi KTÜ’nün Amedspor’u tebrik etmesi spor, kardeşlik falan ayağına değil. Adıyaman’a yakın diye!

Anlayan anladı sanırım.

Spor birleştiricidir, spor centilmenliktir, spor sportmenliktir. Dostluktur, kardeşliktir.

Evet, ben Amedspor’u tebrik ediyor Süper Lige hoş geldin diyorum…

NİYE KTÜ DEĞİL, ODTÜ?

Epeydir bizim Osman (Bektaş) Hoca gündemde tutar, Akyazı kayıyor, Akyazı’ya yapılan stadyum altı yumuşak, çatlaklar oluşmaya başladı, aynı dolgu üzerine yapımı bitmek üzere olan Şehir Hastanesi yanlış yere kurulmuş, alt bölüm oturmadı kaygan bir zemin var diye.

Hepsinde Osman Hoca yer zemininin tam oturmadığını söylüyor aslında, üstü erken doldurulmaya başladı diyor.

Olası bir deprem de burası tehlike arz edecek diyor.

Haklı mı, bence haklı Prof. Dr. Osman Bektaş. Hatta ben sadece AKKazık Stadyumu ve Şehir Hastanesi ile ilgili kalmayacak bu durum diye de altını çiziyorum. AKKazık yanı başında yapılan ve AKKazık olmasa çok küçük bir dolgu ile deniz tarafından (normal yol biraz genişletilip) geçilebilecekken, iki devasa tünel yapılan bölgede de sıkıntı olabileceği düşüncesindeyim. Gümrükçüoğlu döneminde Belediye Başkan Yardımcılığı yapan ve eski bir Karayolları çalışanı, mühendisi olması hasebiyle sözlerinin dikkat edilmesi gerektiğine inandığım Osman Necip Sevinç o dönem tüneller içindeki su sızıntılarına dikkat çekmişti. Bu su sızıntılarının yükseklerden geldiğini ve kontrol altında olmadığını söylemişti. İlerde bir deprem olursa bu yumuşak zemin de denize doğru kayar, deniz buraları alır diye uyarmıştı.

O bölge hakkında bizi yönetenler ne diyor? AKP İl Başkanı Mumcu komutasında yurttan sesler korosu hep bir ağızdan: “Sorun yok, la bizi kim alabilir?” diyor.

Ama TOKİ bunlar gibi duyarsız kalmamış, buraya ODTÜ’den uzman bir ekip yollamış.

Bence bu tartışılmalı, TOKİ burası için neden ODTÜ’ye güvendi de deprem konusunda KTÜ’ye güvenmedi?

Çok aklınızı yormayın, ben söyleyeyim.

Bu yöredeki ahbap çavuş ilişkilerini biliyor TOKİ de, onun için akıllım…

ASIL TABELASI ÇALINACAK YER

Arsin de Sunguroğlu Ahmet Efendi Camii’nin tabelası çalınmış!

Yani olay şu anladığım kadarı ile; birileri bu camii ismine itiraz edip kaldırılmasını istemişler ve bina üzerindeki tabelayı kaldırmışlar, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’da itiraz edenlerin dilekçesini reddetmiş bu camii mevcut koruma statüsüyle varlığını sürdürmeye devam edecek demiş.

Ben konuyu önce yanlış anladım, resmen tabelasını çaldılar Camiinin dedim.

Çünkü biliyorum kentte genç bir tabela çetesi var, en azından benim görev yaptığım dönemlerde. Mesela gittiler Sülüklü Mezarlığı içinde girişten sona doğru dizili mezar taşlarının altındaki tabelaları çaldılar. Aradı Mezarlıklar Müdürü Sadullah Bey, gittik gördük yeniden yaptırdık.

Sokaklardaki demir mazgalları çalıyorlar mesela.

Çeşmelerdeki hayrat hasana sahiplerinin yazımları tabelaları çalıyorlar…

Ben şahsen mesela bu arkadaşlara bir başka tabelayı öneririm, Trabzon Belediyesi eski binasının giriş sağ tarafında kocaman bir tabela var. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu kondurmuş ve üst kattaki (girişin hemen üstündeki) balkonu efsunlamıştı. Gülmeyin aynen bunu yaptı. Güya Recep Tayyip 2002 de buraya gelmiş, bu balkona çıkmış, yürüyelim arkadaşlar demiş ve AKP yürümüş. Bu balkon o bakımdan çok önemli ve tarihi imiş! Aynen böyle, yalanım varsa ne olayım gidin o tabelayı okuyun, anlayacaksınız kimler bizi idare etmiş diye.

Çok yazdık çizdik. Kaldırın şu tabelayı bize yakışmıyor, gülüyorlar bir yerleri ile kente gelen misafirler. Hadi siz utanmıyorsunuz, bari bize acıyın kaldırın dedik.

Reşit, sen duy sen işit.

Şimdi buradan tabela hırsızı arkadaşlara yer tespiti yapıyorum. Eski belediye önünde duvardaki devasa bu tabelayı çalın. İyi para verir hurdacılar.

Sevabıma yapın, lütfen…

SAĞLIK BAKANI CEVAP VERİR Mİ?

Bence o toplara girmez Trabzonlu Bakan.

Ucu Şehir Hastaneleri konusuna ve ranta dayandığı için susma hakkını kullanır.

CHP Trabzon Milletvekili’ de aynı soruyu sormuş, İyi Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın’da aynı soruyu sormuş: Ahi Evren Göğüs Kalp Damar Hastalıkları Hastanesi ve Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesi’ni satacak mısınız, satmayacak mısınız?

İktidar partisinin yetkililerinin açıklamasına bakarsak satılacak.

Ama mesela AKP’li Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e kalırsa, hatta projesini bile yaptı 2 yıllık icraatlarını sunarken Trabzon basınına sundu, Ahi Evren’i “Otizm/ Özel Bireyler için Yaşam Merkezi” ne dönüştürecek.

Bakanlıktan tek bir ses var mı?

Tık yok!

Sanırım seslerin yavaşlamasını ve olağan bir şeymiş gibi kanıksanmasını istiyorlar. Valla biz uyanık durumdayız, bir kulağımızın arkasını bıraktınız. Sata sata gözünüz doymadı yandaşlarınıza. Buralarla ilgili de acaba kime söz verdiniz, merak içinde ve uyanık bir durumda bekliyoruz.

Satacak mısınız, satmayacak mısınız?

TURİZMDE KİM BATAR?

Yılbaşından bu yana “Karadeniz için Turizm Öldü” diye bir söylenti var.

En son Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) Karadeniz Bölge Temsilcisi Metin İnan’da söylemiş; Karadeniz hem iç hem de dış pazarda ciddi bir daralma yaşıyor

Ara arada turizmcilerden cılız sesler geliyor, battık-batıyoruz diye.

Bende görüyorum, yaşıyorum pek çok esnaf tedirgin hatta bazıları “battık” bile diyor.

Bence “battık” sözcüğü sadece AKP’li olmayan esnaf için geçerli bir durum.

Hiçbir AKP’li, hiçbir koşulda, hiçbir işten batmaz.

Eşyanın tabiatına bile aykırı.

Haksız mıyım?

3 FİDANIN ASILDIĞI GÜN…

6 Mayıs Hıdırellez günümüzdür.

6 Mayıs hem Hıdırellez hem de toprağa 3 fidanın, üç kor parçasının düştüğü günümüzdür.

6 Mayıs Deniz’lerin, Yusuf’ların, Hüseyin’lerin katledildiği bir tarihtir.

6 Mayıs 1972, Türkiye tarihine unutulmaz ve utanç verici derin bir yara açmıştır

O günlere dönüp; hiç cana kıymamış, hiç kimseyi öldürmemiş, tam bağımsız Türkiye ve halkların kardeşliğini savunmuş ve bu düşüncelerini hayatları ile ödemiş Deniz Gezmiş’e, Yusuf Aslan’a Hüseyin İnan’a bakıyorum,

Bir de bugün; 50 bin kişinin ölümünden sorumlu Apo’yu barış elçisi ilan edenlere bakıyorum. Hatta şimdi ona “statü” vermeye çalışanlara bakıyorum.

Azıcık onur diyorum, hoş bu aralar zor bulunuyor ama azıcık onur...

Omurgası hiç kalmamış, nabza göre şerbet verip zamana göre eğilenlere azıcık onur diyorum.

Şeref ve haysiyet mi, onlar nedir ki bunlar için ama yine de azıcık onur diyorum.

24-25 yaşlarda katledilen 3 fidanın ruhları şâd olsun, mekânları cennet olsun diyorum.

TOKİ’Yİ HAK EDİYORUZ…

Daha yeni size İstanbul kuraları ile TOKİ’nin beceriksizliğini yazmıştım, “Torbacı TOKİ” başlığı ile. 1.072.656 kişi hak sahibine çekiliş yapılıyor ama her ne hikmetse kura numarası 7 rakamlı olan hiçbir kimseye kura çıkmamış. Niye? Çünkü çekiliş algoritmasını sanırım düzeltmeyi, 7 rakama çıkarmayı unutmuşlar! Videosundan anlıyoruz ki, ilk rakam 0’dan 1 e asla düşmüyor, takılı mübarek.

Şimdi de CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in TBMM’de ilgili bakana verdiği soru önergesinden anlıyoruz ki, TOKİ Trabzon Yomra’da yapacağı konutlar için kura çekilişi yapıyor ama ortada yapılmış tek bir daire yok!

Unutmuş olamazlar diyor en azından Yomra Belediyesi, sınırları içinde çünkü. Soruyorlar Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık imzası ile TOKİ’ye “konutların yeri neresi?” diye. Gelen cevaba bakar mısınız: “Belli değil”

Buradan anlıyoruz ki, kurasını yaptıkları çekilişin bu sefer kuraya değer evlerin yapılacağı bölgeyi/ kuraya değer evlerini yapmayı/ kuraya değer evlerin yapımına başlamayı/ kuraya değer evlerin yapılacağı yeri unutmuş TOKİ…

Joseph de Maistre’ nin güzel bir sözü vardır, “Her millet layık olduğu şekilde yönetilir” der.

Haklı…