Aşklar vardır,
Çocukluk aşkları.
Aşklar vardır,
Ölümsüz aşklar
Sonsuza dek
Ölümüne sevdalı
Sonu iyi de kötü de bitse bilirsiniz unutulmaz bu aşklar. Ağladığında senin de için ağlar. O güldüğünde senin de için güler.
İki kişiyi tek karede yaşarsın sanki.
Kartopu oynandığında ilk onu hedef alırsın. Saklambaç oynarken ilk onu yakalamaya çalışırsın.
Bir dokunuş sizi dünyanın en mutlu çocuğu yapar.
Okulda sınıfta etrafında pervane dönersin.
Kalemini açmak için çöp kutusuna gittiğinde senin de gidesin gelir.
Oraya gitmektir çocukluk aşkı.
İçinizdeki duyguları dökmek için şiirler bile yazmaya başlarsınız.
Kara gözlüm, çatak karam diye başlarsınız şiirinize.
Veya Sezen Aksu’nun şarkısında olduğu gibi, Gel gel sarışınım gel ben sana aşığım der gibi  
Defterinizde not yerine ona yazdığınız şiirler vardır.
Ayağın okula gitmeye çekmiyor ama onun orada olduğunu bildiğin için hafta sonları dahi gitmeyi istemektir çocukluk aşkları.
Sınıfta ondan uzakta veya yakınında oturmak da istemezsiniz. En iyi yer arkasındaki sıradır. Seni izliyorum kontrolümdesin der gibi.
Size bir şey sorunca mutlu olursunuz.
Onu sinir etmek hoşunuza gider, maksat sadece onunla vakit geçirme isteğindendir bu. Hatta tartışırsınız bile, kavga bile edersiniz.
Orada mesele tartışmanın şekli, şemalı, dozu değildir, onunla irtibat halinde olmaktır amaç.
Sık sık rüyalarında onu görürsün.
Uyanınca rüyaya kaldığın yerden devam etmeye çalışırsın ama uyandın bir kere, kahretsin neden uyandım diye de kendinize kızarsınız.
Hatta size kalk yavrum diye seslenen annenize bile kızarsınız.
Karşılıklı konuşurken sesiniz titrer, gözlerine bakamazsınız, kızarırsınız, eliniz ayağınız birbirine dolanır.
Onunla birlikte olduğunuz hayallere dalmak en sevdiğiniz hobiniz oluverir sürekli.
Sizden yardım istediğinde heyecandan ne yapacağınızı bilemezsiniz.
Sorduğu soruya cevap veremezsiniz. Kekeme oluverirsiniz bir anda.
Arada bir göz göze gelince gözlerinizi kaçırmak zorunda kalırsınız.
Yemek yerken bile onun yediğinden yemek istersiniz.
Onun hoşlandığı şeylerden hoşlanırsınız.
Her an onu düşünmekten kendinizi alamazsınız. Acaba şimdi ne yapıyor dersiniz.
Onun sana en ufak bakışı, aslında içinizdeki fırtınaları koparmaya yeterlidir.
Onu herhangi bir şey yaptığında bile sıkılmadan sonsuza kadar izleyebilirsiniz.
Zaman sonra onu ilk gördüğünde bir şeylerin eskisi gibi olmayacağını anlarsınız.
İçinizden bir offff çekerek çocukluk aşkı dersiniz işte.
İçinizde sizinle büyüyen ama o hep çocukluk aşkı diye kalmıştır ve yüreğinizde kazınmıştır bir kere.
Bir de ölümüne aşklar vardır. Sonu yoktur. Ölümsüzdür.
Sizi, sizden alan bir durumdur bu.
Artık gözünüz hiçbir şeyi göremez, hayalet gibi olursunuz.
Ruhlaşırsınız.
Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin’in aşkları gibi efsane olmaktır.
Ölümsüz aşklar vardır hani.
İki insanın bir ruhta buluşmasıdır.
Tek kalpte, tek beyinde hatta tek hücrede buluşmadır ölümsüz aşklar.
Birlikte filizlenir, kurusa da birlikte kurur.
Birlikte yola çıkmaktır.
Artvin’in Yusufeli ilçesinde Çoruh nehrine atlarken kız arkadaşını yalnız bırakmak değildir ölümsüz aşklar.
Yarı yolda bırakmak değildir. Kaçmak değildir, korkaklık değildir, pes etmek değildir.
Sonsuzluktur.
Aşk, karşıdaki insanı özgürce sevebilme sanatıdır. Egolardan sıyrılıp karşıdakini olduğu gibi kabul edip sevebilme sanatıdır.
Evet, aşkta bir sanattır, sevmekte
Aşk, kişinin kendi canını düşünmeden vereceği, dünyanın en önemli duygusu olan ben duygusunun ötesine geçen bir hissiyattır.
Aşk ruhsal bir ihtiyaçtır çok daha derinlerde gizli olan ve dünyada çok az insanın gerçek anlamda tecrübe edindiği kutsal bir duygu halidir.
Aşk karşılık beklemeden koşulsuz bir şekilde karşıdaki insanı sevmektir. 
Yoksa Kayahan’ın şarkısında olduğu gibi aşkınız;
Bizimkisi bir aşk hikâyesi
Siyah beyaz film gibi biraz.
Gözyaşı umut ve ihtiras
Bizimkisi alev gibi biraz
Sözleri gibi anılarda siyah-beyaz kalıverir.
Sevin birbirinizi.
Yaşı yoktur sevmenin.
Sonuna dek sevin.
İnadına sevin.
Sevdiklerinizle mutlu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Eğer hala, nerdeeee! diyorsanız. Muhakkak sizi seven birisi vardır.
Kimse yoksa sadece aynaya sevgi dolu gözlerle bakın, işte o zaman sizi seven kişiyi göreceksiniz.