Var ya, hoca gerçekten müthiş adam! Hem saygı duyuyorsunuz hem hayranlık. Onun yerinde başka biri olsa, ego patlaması yaşardı. O ise sıfır ego. Anladığım kadarı ile Parolası şu: “Ya hepimize ya hiçbirimize!”
Malzemeciden doktoruna kadar herkese eşit davranılmasını isteyen bir Teknik Direktör. Oyuncularda da öyle. Ne tecrübesine ne gençliklerine bakıyor, tamamen performanslarına ve karakterlerine... Hak edene formayı veriyor.
Gördüğüm kadarı ile takımın kimyası onun için çok önemli. Bir olmak, bütünleşmek. Gerçekten takım olmak gibi. Avcı da ekibi ile bunu başardı. Ama bu uyumu yakalamak, bu kimyayı oluşturmak hiç de onun için kolay olmadı zannedersem. Trabzonspor’u adım adım inşa ediyor. Futbolcuların hiçbir alacağı içeride kalmadı. Avcı geldikten sonra primler hafta geçmeden futbolcuların hesaplarına yatırılıyor. Abdullah Avcı’nın varlık sebebi bu kimyayı yaratmak. Avcı ile çıkışını sürdürüyor. Sezon başındaki Eddie Newton tercihi Trabzonspor yönetiminin önemli bir tercih hatasıydı. Ünal Karaman, Hüseyin Çimşir’den sonra kazanılan Türkiye Kupası İngiliz hocaya Fırtına’nın teknik patronluğunu açmıştı. Ancak Newton’u ne İngiltere ne de TFF futbol liginde bir deneyimi yoktu. Sezon başındaki transfer boşa çıktı. Bu oyuncular Newton’un kararlarıyla mı yoksa başkan ve menajerlerin istekleriyle mı alınmıştı bunu kimse bilmiyor.
Geçen sezon İngiliz çalıştırıcı yönetiminde Ziraat Türkiye Kupası'nı kazanan, son maçta galip gelerek Süper Lig'de ikinci sıradaki yerini koruyan bordo-mavililer, bu sezon ise 7 maçta 5 puan toplayarak ligin alt sıralarında yer almıştı Süper Lig'de Kasımpaşa karşısında alınan 4-3'lük mağlubiyetin ardından Trabzonspor'un yollarını ayırdığı teknik direktör Eddie Newton, bu sezon bordo-mavili takımda bekleneni veremedi. İngiliz çalıştırıcı yönetiminde bordo-mavililer, 1'i Ziraat Türkiye Kupası finali olmak üzere 9 karşılaşmaya çıkmıştı. Karadeniz ekibi, söz konusu müsabakalarda 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 4 mağlubiyet yaşamıştı. Teknik direktör Hüseyin Çimşir'in takımdan ayrılmasının ardından geçen sezon Süper Lig'in son haftası öncesinde göreve getirilen Newton yönetiminde Trabzonspor, Hes Kablo Kayserispor'u deplasmanda 2-1 mağlup ederek tehlikeye giren ikinci sıradaki yerini korumuştu. Bu duruma Newton’un önünü açmıştı. Yönetim içinde bazı üyeler Newton’a karşı geldiyse de son sözü Başkan Ahmet Ağaoğlu söylemişti.
Lig ve Ziraat Türkiye Kupası'nda alınan başarılı sonuçların ardından anlaşmaya varılan Newton yönetiminde Trabzonspor, bu sezon ise beklenen sonuçları alamayarak görevine son verilmişti. Newton’dan sonra gecen sezon başında da Trabzonspor’a adı geçen deneyimli teknik direktör Abdullah Avcı Fırtına’nın başına getirildi. Süper Lig'in 22. haftasında deplasmanda Beşiktaş'ı 2-1 mağlup ederek zirve yolunda önemli bir üç puana imza atan Trabzonspor'da yaşanan değişimin baş mimarı Abdullah Avcı oldu. 2020-21 sezonuna kötü başlangıç yapan ve ilk 8 haftada sadece 6 puanı hanesine yazdırabilen Trabzonspor, teknik direktör Abdullah Avcı'nın göreve gelmesinin ardından yükselişe geçti. Avcı yönetiminde ilk maçına 22 Kasım 2020'de çıkan bordo-mavililer, 31 Ocak'taki Beşiktaş karşılaşmasıyla birlikte geçen 71 günlük sürede puanını 36'ya yükseltip zirve ile farkı 9'a düşürdü ve haftayı 5'inci sırada bitirdi.
REKORLARI ALT ÜST EDİYOR
Abdullah Avcı, Başakşehir ve Beşiktaş'ta geçirdiği dönemlerin ardından ilk kez İstanbul dışına çıkarak, Trabzonspor'un başına sıkıntılı bir dönemde geldi. 13 Süper Lig maçında 9 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet elde etti. Attığı 17 gole karşılık ise 9 gol gördü ve 30 puan elde etti. Avcı, bordo -mavili takım ile en iyi başlangıç istatistiklerini yakaladı.
RACİ USTA’DAN DOĞRU ANALİZ
Eski futbolcularından Raci Özkara, “Trabzonspor Abdullah Avcı ile iyi bir çıkış yakaladı. Bu çıkışta hocamızın öncelikle defansı düzenleme teşhisi çok doğru idi. Çünkü son iki sezonda kaybedilen şampiyonlukların en önemli sebebi defans hataları ve defans-forvet arasının çok uzun olmasıydı. Ceza sahamızda rakibi karşılıyor, hatlar arası fazla olduğu için hücum ve defansta gerektiği gibi yardımlaşamayan, çoğu maçta kalesinde gol yiyen bir görüntü veriyorduk. Yeni hocamızla defansı ceza sahası önünde kurup, daha iyi yardımlaşan, topa sahip olan, defansta ve hücumda çoğalabilen bir oyun kimliği kazanmamız başarılı sonuçları getirip umutlarımızı yeşertmiştir. Başarılar hatalarımızı görmemizi engellememelidir. Defansta ceza sahamız içerisinde rakibi kaçırıp gollük vuruş yapabilecek çok pozisyon veriyoruz” dedi.
Özkara, “Ayrıca rakipten fazla olmamıza rağmen, kalecimize yakın pozisyon alıp rakibi boş bırakıyoruz. Futbolun temel bir kuralı vardır, ceza sahası içerisinde rakip nefesini ensesinde hissedecek kadar yakın markaja alınmalıdır, kalemize yakın kümelenmek iyi defans yapmak değildir, bu şekilde kalecinin görüşünü de engelleyebilirsin. Kalecimiz Uğurcan her zaman bizi kurtaramaz. Bu hataları azaltırsak başarılarımız artarak devam edecektir. Bu arada şunu da önemle belirtmek istiyorum, Hüseyin' i kazanmalıyız. Hataları olabilir, teknik kadromuz onu motive edip gelişmesine katkı verirse başarılı olacağına inanıyorum. Hüseyin’i değerlendirirken onu sizce olmayan yetenekleriyle değil, onda var olan ve ülkemizdeki çoğu stoperde olmayan yetenekleriyle değerlendirin” değerlendirmesinde bulundu.
UĞURCAN VE ABDÜŞLER’E BRAVO
Trabzonspor kaptanı Uğurcan Çakır ve A. Kadir Parmak ile A. Kadir Ömür, önemli ve örnek bir davranış sergilediler. 3 futbolcu, geçen sezon sonunda Alanyaspor’u 2-0 mağlup ederek kazandıkları Türkiye Kupası’ndan oyuncu başına dağıtılan 200’er bin liradan az ve hiç prim alamayan kulüp çalışanlarına yardımda bulundular. Kaptan Uğurcan ile iki Abdüş, prim kazanan diğer futbolcu arkadaşlarından da topladıkları yardımları bir havuzda toplayarak prim alamayan kulüp çalışanlarına dağıttı. Uğurcan, Parmak ve Ömür’ün bu davranış kulüp çalışanları arasında takdirle karşılandı. Biz de diyoruz ki bravo, tebrikler sizlere. İşte bu bir dayanışma örneğidir.
ÖZTÜRK’ÜN KASKET ÖNERİSİ KARŞILIK BULDU
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Gençlik Hizmetleri Spor Dairesi’nde görev yapan gazeteci arkadaşımız Muhammet Öztürk’ün Başakşehir ile oynanan Süper Kupa maçından sonra Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın giydiği kasketin TS Club Mağazalarında satılması önerisi karşılık buldu. Trabzonspor amblemli kasketler TS Club Mağazalarında satışa başladı. Trabzonsporluların kasketlere büyük rağbet göstereceğime inanıyorum. Hem kulüp kazanacak hem de Avcı’nın efsane Teknik Direktörümüz Ahmet Suat Özyazıcı’dan ilham alarak ortaya koyduğu bu akım köklerimize verilen değeri ortaya çıkaracak. İyi bir iletişimci olduğu da ortaya çıkan Avcı’nın yarattığı sinerjinin spor kamuoyunda bir hayli konuşulacağı aşikâr.
Zira Trabzonspor’a gönül veren taraftarlarımızın kasketli fotoğraflarını sosyal medyadan yoğun olarak yayınlamaya başlaması akımın etkilerinin ne kadar dinamik olduğunu gösteriyor. Özellikle Beşiktaş’ı İstanbul’da 2-1 yendiğimiz maçtan sonra futbolcuların tümünün kasket giyerek galibiyet pozu vermeleri yangını daha artırdı. Böyle bir akımın başlamasına ön ayak olan Abdullah Avcı’ya, kasketlerin TS Club’larda satılması önerisini ortaya atan sıkı bir Trabzonspor taraftarı meslektaşım Muhammet Öztürk’e ve kasketlerin mağazalarda satılmasını sağlayan Trabzonspor yönetimine teşekkür ediyorum.
DUVAR OSMANLI TOPU GİBİ PATLADI
Trabzon’un her mahallesinde nereye gidersen git anıları dinlemekten geçemezsin. Yenimahalle’de oturan şehit Asteğmenimiz rahmetli Coşkun Davulcu’nun abisi Kemalettin Davulcu başından geçeni anlattı. Kemalettin, “1995-96 yıllarında Trabzonspor, Fenerbahçe ile şampiyonluk yarışına girmişti. Bordo-Mavili takımın her galibiyetinden sonra mahallede şenlikler yapardık. Hafta sonu Trabzonspor rakibi karşısında yine galipti bu esnada kafamı da biraz çakır keyifti. Bende çifte kırma vardı. Trabzonspor’un her galibiyetten sonra mahallede şenlik yapardık. Tüfekle havaya ateş ederdik. Son iki fişek kaldı. Yenimahalle durağından aşağıya eve giderken mahallede kendisine Ecevit diye hitap ettiğimiz Savaş abi yanıma yanaştı. Bana herkes mahallede Çeçen derdi. Savaş abi Çeçen at bakalım deyince ben birini attım ikinci fişek için tetiğe basıyorum patlamıyor. Meğersem ben aynı tetiğe basıp duruyorum. Tetiği kontrol ederken gazeteci Ali kemal abilerin evlerinin kenarlarındaki duvara dönmüştük. Allah’tan o anda tüfek patladı duvar yeni sıvalanmıştı. O duvar sanki Osmanlı topu gibi patladı.