Baba Vanga'nın takipçileri, kahinin 2026 yılını insanlık tarihi için karanlık bir dönemeç olarak tanımladığını öne sürüyor. Mevcut jeopolitik tabloda Rusya, Ukrayna, Orta Doğu ve Tayvan eksenindeki gerilimler, "Süper güçlerin doğrudan çatışması" kehanetiyle örtüşüyor. Vanga’ya göre bu süreç, anlık bir yıkımdan ziyade, insanlığın değerlerini sorgulayacağı uzun ve yıpratıcı bir mücadelenin başlangıcı olacak. Doğu ile Batı arasındaki bu büyük hesaplaşmanın, dünya düzenini kökten değiştireceği ve modern medeniyetin seyrini yeni bir yöne evrilteceği tahmin ediliyor.
Kasım 2026’da İlk Temas: Uzaylılar Dünyaya mı Geliyor?
2026 yılı için yapılan en çarpıcı yorumlardan biri de dünya dışı yaşamla ilgili. Kahinin vizyonlarını analiz eden uzmanlar, 2026 yılının Kasım ayında devasa bir uzay aracının Dünya atmosferine gireceğini iddia ediyor. Bu durumun, sadece bilimsel bir gelişme değil, aynı zamanda insanlığın evrendeki yeri ve inanç sistemleri üzerine devasa bir sarsıntı yaratacağı düşünülüyor. "Kitlesel temas" olarak adlandırılan bu öngörü, sosyal medyada en çok konuşulan başlıklar arasında yer alırken, bilim dünyasının bu tür iddialara mesafeli duruşu sürüyor.
Teknoloji ve Etik Sınav: Yapay Zeka ve Organ Üretimi
Baba Vanga’nın vizyonları sadece felaketlerle sınırlı kalmıyor; bilimsel devrimlere de ışık tutuyor. 2026 yılı, teknolojinin etik sınırları zorladığı bir yıl olarak nitelendiriliyor. Yapay zeka ve biyoteknolojideki sıçramaların insan ilişkilerini dönüştüreceği öngörülürken, kahinin daha ileri tarihler için verdiği "yapay organ üretimi" müjdesi de dikkat çekiyor. 2046 yılına kadar organ nakli bekleyen hastalar için devrim niteliğinde gelişmeler yaşanacağı ve kanser teşhisinde çığır açılacağı, Vanga’nın karanlık tabloları arasındaki umut verici detaylar olarak öne çıkıyor.