BAHÇELİ’NİN DERDİ NE?

Abone Ol
Zaman  zaman beni şaşırtsa da  bu son aylarda yaptığı Ak Parti yanlısı kıyaklar nedeniyle Devlet Bey'i anlayamıyorum.
Hani 2002 yılında yaptığı gibi kendini feda eden "canlı bomba" misali partisini baraj altına atarak Ak partinin doğmasını hızlandıran Bahçeli, Ak Partiye o gün bu gün buna benzer nice unutulmaz destekler vermiş ve bunu da güya "vatan, millet"  söylemi içinde  tabanına sunmuştur.
Şimdi görüyorum da bu sevdası o kadar alenileşti ki, artık "Emrin olur!" noktasına vardı.
Evet son söylemi yine buna benzer  aforizmalar içermekte,
Ak Partiye adeta "kanımla canımla yanındayım" denmektedir.
Evet bu feryatlar anlatıyor ki, "yanındayım ama bu koltukta kalmam konusunda da senin de bir şeyler yapman lazımdır" dercesine bir çırpınışlar sergiliyor.
Zira o diyor ki, "Ben sadece genel başkan kalayım,
Benim yönetimimdeki partim baraj altında  kalsın.
Ve böylece sen daha çok oy,
Daha fazla vekil al ve bin yıl başımızda kal." Diyor.

Ey Gidi Herif!

Ermenistan vatandaşı Türkiye'de yaptığı önemli(!) çalışmalar neticesinde 15 daire kazandı.
Sarp sınır kapısının açılamasıyla hurra ülkemize akın eden yabancı uyrukla kadınlar ülkelerine  servet götürdüler.
Bunlardan biri de M.A. isimli Ermeni kökenli savcı bir kadın.
Ayrıca Ülkesinde savcı olan bir bayanın ülkemizdeki meşguliyeti ile  onun  ülkesinin  ne hallerde olduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan bizim Fadime'nin o sitemli ve biraz da öfke dolu sesini duyar gibiyim.
Ey kör olasıca  herif!
Elin aşüftelerine 15 daire parası verdun.
Ben sana kaç uşak verdum.
Tarlani kazdım,
Uşaklaruni baktum beyittim.
Gençliğumi evinda yitirdum ,
Ama bana bi işluk  bile almadın.
Alacağın olsun!
***
Sen Ne Yaptın Davutoğlu

OZAN HARUN-i

Sen ne yaptın Davutoğlu.
Gel dedi de gitmedin mi?
Çağırdı ses vermedin mi?
Sen ne yaptın Davutoğlu?
 
Rakiplere sövmedin mi?
İlleri Rum-i gezmedin mi?
Böyle olur sezmedin mi?
Sen ne yaptın Davutoğlu?
 
Sözlerine söz mü kattın?
Akşamları erken mi yattın?
Vatanı düşmana mı sattın?
Sen ne yaptın Davutoğlu?
 
Önünden mi yürüdün?
Arkasından mı koştun?
Gıyabında mı konuştun?
Sen ne yaptın Davutoğlu?
 
Yirmi  ayda soldun eridin
Aramızda fark yok der idin
Vardı fakat göremedin.
Sen ne yaptın Davutoğlu?
 
Harun-i der dostluk yalan
İlkeli olmak asıl olan
Tecrübedir sana kalan
Sen ne yaptın Davutoğlu?

KTÜ Ve Siyaset

Üniversitelere rektör atanacaktır.
Bunun için adaylar yarışırlar.
Diyelim ki birinci aday 390 oy aldı.
Diyelim ki ikinci aday 113 oy aldı.
Diyelim ki üçüncü aday 16 oy aldı.
Bu durumda o üniversitenin rektörü kim olur?
*
Kim olur belli değildir aslında.
Üç adaydan her biri de olabilir.
Hatta en az oy alan adayın atanması daha olasıdır.
Olasıdır çünkü, gücün kudreti açık seçik anlaşılsın.
En az oy alan seçilir ki, çünkü
"Bulunduğun yere seni ben getirdim" durumu hasıl olusun.
*
Şimdi KTÜ rektörünü seçmeye hazırlanmaktadır.
Seçim çalışmaları başladı.
O gün gittik Profesör Orhan Aydın'ı dinledik.
Oldukça ölçülü konuşuyor.
Biliyor ki seçilmekle,
Alacağı oylarla iş bitmiyor.
*
Oysa Orhan Aydın Başarılı olmuş bir Akademisyendir.
Genç,  ancak Üniversiteyi çekip çevirecek ve yönetebilecek kadar da tecrübesi  ve  heyecanı var.
Lakin yine de muktedir güce el muhtaç vaziyetindedir..
*
Çünkü bu ülkede her şey siyasettir.
Çünkü en akıllı, en adil, siyasilerdir(!)
Çünkü en asil ve en vizyon sahibi olan  hep siyasilerdir(!)
O nedenle onlar ve özellikle o ne diyorsa o...

Meclis Meydan Muharebesi

Son yıllarda  parlamentoda böyle bir sıcaklık görmedim.
Millet adeta yanıyor gibi.
Denize dalıyor, bir balık alıyor gibi...
Masaların üzerinden insan denizine  uçuyorlardı.
Malkoçoğlu gibi,
Cem Sultan gibi,
Battal Gazi gibi bir bir uçuyorlardı...
Tabi denize dalar gibi çivileme vaziyetinde kendini kalabalığa atanlar,
umduğunu bulamayıp yumruk manyağına dönerek kıyıya çıkmaya çalışanlar...
Evet, vatan için(!)
Millet için(!)
Hakkaniyet ve adalet için(!)
Birbirlerini eşek sudan gelene kadar döven başka kaç  ülke parlamentosu var kii?
*
Vurun aslanlar!
Vurun Yiğitler.
Vurun  tosuncuk.

Canlı Bomba Beyinsiz Olur

Eceli gelen terörist canlı bomba olurmuş.
Evet bir kaç gün önce bir geri zekalı canlı bomba masum insanları, bebeleri kadın ve çocukları  öldüreyim derken, sadece kendi buldu belasını.
Buna üzülmedim desem, yalan olmaz.
Zahmeti bol olsun!
***

Çok Mu Konforlu Bu Cezaevleri ?

Bir cani daha cezaevinden izinli çıktı ve boşanmak isteyen 23 yaşındaki eşini tüfekle vurarak öldürdü.
Yahu "bu nasıl vicdan?" Diye sormayacağım.
Bu "ne zalim adam?" demeyeceğiz.
Ama bu nasıl cezaevidir ki,giren çıkmak istemiyor?
Çıkan derhal bir can daha almak,
Sözde kader mahkumu olmak  içim adeta can atıyor.
Meraklardayım...
*
Oralarda bu adamlar çok mu keyifliler?

Oralarda ekmek elden su gölden misali düğün  bayram mı yaşamaktalar?
Evet, son katil de izinli geldi ve 23 yaşında gencecik eşini vurarak öldürdü ve koşarak tekrar o sözde cezaevi denilen yuvasına döndü.
Dedim ya meraklardayım.
Çok mu keyifli bu ceza(!) evleri?
***
Liderler Sözü Kesilince Ne Yapıyorlar?

Değerlendirmeye Amerikan Devlet başkanı Obama'dan başlayalım.
Obama sözünü kesen vatandaşa, eğlenceli ve nükteli cevaplar verir.
"Haklısın" der.
"Sana katılıyorum" der.
"Aynen" der.
Yusuf Turgut gibi, "Kesinlikle" der.
Olayı yumuşatır ve güler...
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sözünü kestirmez.
Sözünü kesmeye cesaret edene ortamı dar eder.
Ona esaslı bir ayar çeker,
Buyurgan bir ifadeyle" Otur yerine!
Nezaketsizlik etme"
Ya da "Al ananı git" der.
Kemal Kılıçdaroğlu;
Öyle sanıldığı gibi hoş görülü davranır sanılmasın,
O da Erdoğan'dan geri kalmaz bir üslupla söz keseni derhal dışarıya havale eder.
Devlet Bahçeli ise;
Büyük bir sözünü kesen partiliyi davaya ihanetle suçlayarak partiden ihraç eder.
Selahattin Demirtaş ise,bir  siyasi parti lideri saymadığım için değerlendirmeye almadım.