BAKANSIZ GÜNLER KAYIP GÜNLERDİR
AK Parti iktidarı bir ara dönem hariç Trabzon’u bakansız bırakmadı.
Peki 1 Kasım’dan sonra ne oldu?
Trabzon kabinede icracı bakanlıklarla temsil edildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ve Trabzon milletvekili olmasa da Berat Albayrak bakan olarak görev aldılar.
Bakan Soylu’nun Trabzon’a vermiş olduğu sözler var.
Siyaset uzun soluklu olduğu için Soylu, AK Parti deneyiminde kendini kanıtlamak istiyor.
İlk sınavını genel seçimde Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde bile alamadığı oy oranı ile % 66 ile başarıyla verdi.
Trabzon’da AK Parti 5 vekil çıkardı.
Süleyman Soylu’yu, Trabzon adına gayretli görüyoruz.
Akçaabat’ta 2. devlet üniversitesinin kurulması için YÖK’ün onayı aldı.
6 aylık süreç içinde Trabzon’da biri turizm ve diğeri enerji olmak üzere 2 önemli zirve gerçekleştirilmesine ön ayak oldu.
Devamı da mutlaka gelecektir. Bu tür zirveler şehre hava katar.
Nihat Özdemir bile artık liglerde Trabzonspor’un hakkının yenildiğini söyleyebiliyor.
Bunlar siyasetteki kazancın sonucu.
Yoksa kimse kimseye sahip çıkmaz.
Konumuza dönelim.
Ara dönemde Trabzon, Ankara’da bürokrasi ve bakanlık kadrolarında temsilde çok yara almıştı bu yaralar da yavaş yavaş sarılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, etrafında Trabzonlulara çok güveniyor.
Şeref Malkoç ve Oktay Saral’ın Beştepe’ye danışman olarak alınması da Trabzon adına büyük kazanç.
İsimler güçlü, Trabzon bu kadar söz sahibiyken şehrin bekleyen sorunlarının önünün açılması için inisiyatif alınması gerektiği kanaatindeyiz.
AK Parti yeni bir döneme giriyor.
Yeni bir başbakan ve yeni bir ekip.
Rahmetli valimiz Recep Kızılcık ile bir sohbetimizde ‘Trabzon 2012 yılında ilk kez yerel yönetimlere destek tutarında Ordu’nun gerisinde kaldı, durumu Bakan Bayraktar’a ilettiğimizde gün geçmeden 3 milyon lira gönderildi’ diyerek Trabzon’un Başkent’te temsil gücünü örneklendiren bu olayı anlatmıştı.
Trabzon muhalefeti ve iktidarı ile birlik olup şehrin önünün açılması için çalışmalı.
Siyaset kurumu kadar STK’lara da görev düşüyor elbette.
İktidarın o ilde muhalif seslere de her zaman söz hakkı tanıması genel kamuoyunun beklentilerinin karşılanması açısından çok önemlidir.
İktidar kurumu ne kadar samimi olması gerekirken ise muhalefette bu anlamda o kadar yapıcı olmalı.
Demokrasilerin muhalefetsiz olması düşünülemez.
Kör dövüşünün hiç kimseye faydası yok, aksine saflar netleşip ayrışmalar tırmanırsa bundan Trabzon şehri olarak bir şey kazanamayız.
Trabzon’un kaybedecek zamanı yok.
Biz özelde Trabzon için nasıl birlik beraberlik ve yapıcı tutumlarla sonuç alabileceğimizi ifade ediyorsak ülke içinde aynı hissiyatı taşıyoruz.
Sığ tartışmalara boğulur, ideolojik yaklaşımları gerçeklerin önünde tutarsak bundan nemalanan hep başkaları olacaktır.
Derdimiz, Trabzon’dur ve Trabzon’u daha çok yatırım alarak işsizliği çözmüş, kaliteyi, yaşanabilirliliği daha üst seviyeye çıkarmış insanlarının mutlu olduğu, tuttuğu takımının başarılı olduğu bir şehir görünümü elde etmesidir.