Bunun adı ne “provokasyon”dur ne de “münferit bir olaydır”
Bunun adı açık ve net şekilde hainliktir.
Türk bayrağı; bir sembolden ibaret değildir.
O bayrak, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar toprağa düşen her canın alnındaki kandır.
O bayrak, bu coğrafyada bin yıldır “biz buradayız” diyen iradenin mühürlenmiş halidir. Dolayısıyla ona yapılan saldırı, doğrudan devlete, millete ve ortak geleceğimize yapılmıştır.
Nusaybin gibi sınır hattında, hassasiyetin zirvede olması gereken bir bölgede böyle bir cüretin gösterilmesi tesadüf değildir.
Bu, Türkiye’nin kararlılığını test etmeye kalkan kirli aklın ürünüdür.
Sınırın ötesinden kumanda edilen, içeride taşeronluk yapan odakların klasik yöntemidir.
Önce sembole saldır, sonra sessizlikten güç devşir.
Burada asıl tehlike, saldırının kendisi kadar, buna karşı verilecek tepkidir.
“Büyütmeyelim”, “gerilim artmasın”, “olay büyütülüyor” gibi ezber cümleler, bu tür ihanetlerin en büyük cesaret kaynağıdır.
Bayrağa saldırı küçültülemez.
Normalleştirilemez.
Görmezden gelinemez.
Devletin refleksi nettir, net olmak zorundadır.
Bu saldırıyı gerçekleştirenler kadar, zeminini hazırlayanlar, göz yumanlar ve susarak meşrulaştırmaya çalışanlar da aynı sorumluluğun altındadır.
Hukuk elbette işleyecektir;
Ancak hukuk kadar güçlü bir devlet duruşu da şarttır.
Çünkü bayrak söz konusuysa, gri alan olmaz.
Unutulmamalıdır ki;
Bayrağa saldırı, milletin sabrını sınamaktır.
Ve bu millet, söz konusu vatan olduğunda sabrını değil, iradesini gösterir.
Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur.
Nusaybin’de yaşanan bu alçaklık, bir kez daha göstermiştir ki Türkiye’nin düşmanları hâlâ aynı hayali kuruyor.
Sembolü yıkarsak, irade çöker.
Yanılıyorlar.
Bu milletin bayrağına uzanan her el, sonunda kendi karanlığında kaybolmuştur.
Türk bayrağı oradadır, buradadır ve ilelebet kalacaktır.
Onu indirmeye çalışanlar ise, tarihin çöplüğünde yerini almaya mahkûmdur.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, TOKİ kura töreninde Mardin’in Nusaybin ilçesinde Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen hain saldırıyı sert sözlerle kınadı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bayrağa uzanan elin doğrudan devlete ve millete uzandığını vurgulayarak, “Türk bayrağına saldıranlardan hukuk önünde en ağır şekilde hesap sorulacaktır. Kimsenin bu ülkenin birlik ve beraberliğini hedef almasına izin vermeyiz. Kürt kardeşimizdir, terörist ise teröristtir” ifadelerini kullandı.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise bayrağa yönelik saldırıya tokat gibi sözlerle tepki gösterdi.
Başkan Genç, “Bizim iki kutsalımız vardır; biri ezanımız, diğeri al bayrağımızdır. Bu değerlere uzanan her el, bu milletin tamamını karşısında bulur” dedi.
Başkan Genç, “Bağımsızlığımızın sembolü al bayrağımızın altında İstiklal Marşımızı okuduk, tüylerimiz diken diken oldu. Bu yüce duyguların hemen ardından Nusaybin’de yaşanan hain saldırıyı Trabzon’umuzdan şiddetle ve nefretle lanetliyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Evet Al bayrağımıza uzanan el, devlete kaldırılan eldir.
Ve o el kırılır.