“Bayram geldi… ama gönüller barıştı mı?”

“Sevgi, hoşgörü ve vicdan olmadan bayram sadece takvimde bir gün… İçimizde bayramı yaşayabiliyor muyuz?”

Abone Ol

İşte mübarek bir Ramazan ayı daha geçti. İyileriyle, kötüleriyle; artıları ve eksileriyle, yapabildiklerimiz ve yapamadıklarımızla bir oruç ayını daha geride bıraktık. Allah’a kulluk görevlerimizi yerine getirebilmenin iç huzuruyla, ibadetlerimizi eda ederek Ramazan’ı tamamladık.

Bugün kutladığımız Ramazan Bayramı ile birlikte İnşallah Rabbim; dünyamızı sıkıntılardan, savaşlardan arındırsın, bizlere sağlıkla daha nice Ramazan aylarına ulaşmayı nasip etsin. Umuyorum ki bu Ramazan ayında ve öncesinde yaşananlar, hepimizi hayatı yeniden gözden geçirmeye ve derinlemesine düşünmeye sevk etmiştir.

Bu duygularla; Ramazan’ın ve bayramın manevi atmosferinde bir kez daha düşünmenizi, bulunduğunuz coğrafyada çevre ülkelerde yaşanan sıkıntılar ve hayat karmaşası içinde, bu güzel günlerin ve barışın kıymetini bilmenizi diliyorum.

Bunun için;

Hayatınızdaki zorunlu olmayan sayıları bir kenara bırakın. Yaş, kilo, boy…

Sadece neşeli insanlarla vakit geçirin. Sürekli negatiflik yayan, yüzü asık insanlardan uzak durun.

Hayat boyu öğrenmeye devam edin. El işleri, bilgisayar, bahçecilik… Beyniniz asla atıl kalmasın. Çünkü atıl kalan zihin, kötülüğe daha açık hale gelir.

Küçük şeylerden mutlu olmayı öğrenin.

Sık sık, uzun uzun ve içtenlikle gülün. Bu, hem kalbinize hem ruhunuza iyi gelecektir.

Hayatta elbette gözyaşları da olacaktır. Üzülün, yas tutun; ama ardından yeniden hayata tutunun.

Çevrenizi sevdiklerinizle doldurun. Aileniz, dostlarınız, hatta bir hayvan, bir bitki, bir müzik…

Ne olursa olsun, eviniz sizin sığınağınız olsun. Kıymetini bilin.

Ruhsal ve bedensel sağlığınıza özen gösterin. İyiyse koruyun, değilse düzeltmek için adım atın. Gerekirse yardım istemekten çekinmeyin.

Vicdan azabından uzak bir hayat sürmeye çalışın.

İmkânlarınız ölçüsünde gezin, görün, keşfedin. Ama kendinizi suçluluk ve pişmanlık duygusuna mahkûm etmeyin.

Unutmayın; yaşam, aldığınız nefeslerin sayısıyla değil, o nefeslere sığdırdığınız güzel anılarla ölçülür.

Bir an sonra, yanımızdaki insana sevgimizi ifade edememe ihtimalini ve daha nice ihtimalleri aklımızdan çıkarmayalım.

Bu bayramda sevdiklerimize sevgimizi dile getirelim, onlara birlikte hayata sımsıkı sarılalım. Eşe, dosta, komşuya, esnafa saygımızı ve nezaketimizi gösterelim.

İnsan olmanın anlamını kavrayıp bunu davranışlarımızla ortaya koyabildiğimiz, liyakati sağlayabildiğimiz, değerlerimizi hatırlayıp yaşatabildiğimiz, paylaşabildiğimiz ve zorluklar karşısında el ele durabildiğimiz her gün; aslında bir bayramdır.

Ramazan Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyor, bayramı şeker tadında geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramın; bizlere, şehrimize, ülkemize, milletimize, tüm İslam âlemine ve tüm dünyaya barış, huzur, sağlık, bolluk ve bereket getirmesini diliyorum.

Rabbim, ülkece daha nice güzel, hayırlı bayramlara ulaşmayı nasip etsin. İki milyarlık İslam aleminin uyanmasına vesile olsun.