Bayramın yaklaşmasıyla birlikte online bağış yapmak isteyen vatandaşlar, çeşitli dolandırıcılık yöntemleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle sahte dernek ve vakıf siteleri üzerinden yürütülen tuzaklar dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hukukçu Ezgi Ayşe Aras, bu tür eylemlerin basit bir dolandırıcılık olmadığını, çoğu zaman nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirildiğini ve 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulandığını söyledi.
Güvenilir kurumların isimleri taklit ediliyor
Aras, dolandırıcıların toplumda güven oluşturan vakıf ve dernek isimlerini taklit ettiğini belirterek, “Failler, dini hassasiyetleri kullanarak vatandaşların güvenini kötüye kullanıyor. Bu nedenle bağış yaparken resmi site mutlaka kontrol edilmeli, IBAN bilgileri doğrulanmalı. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında ise zaman kaybetmeden bankayla iletişime geçilip suç duyurusunda bulunulmalı” dedi.
Farklı kişilere ait hesaplar kullanılıyor
Dolandırıcıların kimliklerini gizlemek amacıyla genellikle üçüncü kişilere ait IBAN’ları kullandığını söyleyen Aras, dijital izler sayesinde faillerin tespit edilebildiğine dikkat çekti. Aras, “Finansal hareketler, IP kayıtları ve diğer dijital veriler birlikte değerlendirildiğinde suçlulara ulaşmak mümkün. Ayrıca hesabını başkasına kullandıran kişiler de ‘suça yardım etme’ kapsamında sorumlulukla karşı karşıya kalabilir” ifadelerini kullandı.
Güven kaybı yardımları azaltıyor
Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, bu tür dolandırıcılık olaylarının toplumda güven duygusunu zedelediğini belirten Aras, vatandaşların şüphe nedeniyle bağış yapmaktan çekindiğini ve bunun da ihtiyaç sahiplerine ulaşan yardımların azalmasına yol açtığını söyledi.