BEDELLİ ASKERLİK VE SİVİL ASKERLİK

Abone Ol


Çünkü iki tarafta bir bedel ödüyor ve sonuç olarak uygulama da aynı olmalı. 

Biz yurtdışında yaşayanlar, hep yaşadığımız ülke ile karşılaştırma yaparız.

Ben, 2009 yılında Burdur’da 21 gün dövizle askerlik yaptım.

21 günlük bir eğitimin sonucunda bir Çavuş üzerine çökmüş, 3 mermi atacaksın ve askerlik bitti! 

Yemin töreni de süslemesi.

21 gün sonunda verilen birşey olmadığını gördük. Ne devlete ne de oraya gidene bir katkısı yok. Her iki taraft da zararda. Sadece şehrin esnafı bayram ediyor ve askeriyeye malzeme verenler de memnunlar.

Finlandiya'da Türkiye'deki gibi dovizle veya bedelli askerlik uygulaması yok. Eğer olsaydı; Finliler, o askerlik yaşı geçmiş insanları, Burdur'da 21 gün tutmaz, masraf etmez, onların işgücü kaybını da hesaplar, onların paralarını alıp, herhangi bir salonda, haftasonuna denk gelecek şekilde bir veya iki günlük askerlikle ilgili seminer verip, seminer sonunda toplu yemin yaptırıp, toptan terhis ederlerdi.

Böylece;

- Mahser günü gibi uzun kuyrukta saatlerce teslim olup, içeri alınmayı beklemeyi,
- Suyun bol olduğu göller bölgesi Burdur'da, ikinci katlara suyun basmaması nedeniyle traşınızın yarım kalmasını, 
-Paslı ranzaları,
-Havasız koğuşları,
-Konserve teneklerinden çöp kutularını,
-General gelecek diye temiz gözükmesi için kilitlenen tuvaletleri, 
-Koğuştan uzak mesafede tasla alınan ve suyu banyo yaparken aniden soğuyan ilkel  banyoları,
-Saydıkca sayılmayan eksik çıkan saatlerce ayakta tutulan yaşlıları, 
-Girişte ellerinden tansiyon ve diğer ilaçları alınarak revire çıkacağı 4-5 güne kadar hayatını kaybeden eğitim zayıatlarını,
-Ağacın gölgesine kurulmuş Temel  fıkrası gibi güneş panellerini, 
-Havalandırması olmayan ve içeri insan dolunca oksijen yetersizliğinden Yüzbaşı dahil  herkesin uyuklamaya başlamasına neden olan binaları, 
-"Camiiyi boş geçmeyelim" gibi vakfa yardım çağrılarını ki, "Devlet dilenmez, devlet gazisine de sakat kalanına da ömür boyu en güzel şekilde bakmak zorundadır. Bunu da, sivil yönetim yapar. Askeriye de terhis olanla uğraşmaz!", 
-Dışarıdan getirtilen satıcılarca alınan siparişlerle oraya gelenlerin alış-verişe teşvikini görmezler,

ve kafalarındaki o güçlü ordu imajı da zedelenmezdi.

Finlandiya'da da, askerlik yapmak zorunlu. Sivil hizmette de askerlik görevi yapılabiliyor. 

Bizde de; 21 gün orada tutulacağına, bu insanlar sivil hizmetlerde değerlendirilebilirlerdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nda değelerdir 21 gün. Ağaç diksinler, orman temzilesinler, tarım arazilerine kanal açsınlar.

Başka yerlerde değelendir mesleklerine göre de. 

Sonuçta, bir faydaları olsun memlekete.

Finlandiya'da askerlik yapmayı tamamiyle reddedenlere ise hapis cezası uygulanıyor.

Türkçe'deki yeni tabir ile 'Vicdani-redciler'e Finlandiya'da maksimum 180 veya 181 gün ceza veriliyor ki her yıl 75-80 kişi askerlik yapmayı reddediyorlar.

Finlandiya'da, askerlik yapmayı reddedenlerin ayaklarına elektronik kelepçe takılarak ev hapsi uygulamasıyla cezalarını çekmeleri sağlanıyor. Böylece, elektronik kelepçe ile ev hapsinde; tamamiyle askerlik yapmayı reddedenin cezasını çekmesi için devlet, cezaevinde 30 000 Avro masraf yerine 10 000 Avro masraf yapmış oluyor. 

Devler, kâr ve zararını düşünüyor.

Şimdi 21 günde bedellilere devletin yapacağı masraflar ve bedellilerin işgücü kaybı düşünülmeli 

Yukarıda da belirttim ve benim gibi oraya gidenler de gözlemlemişlerdir ki; 21 günlük kısa sürede,  verilen birşey yok.

Keşke bizler Burdur’da dovizle 21 gün askerlik yaparken, hergün birer taş yontmamız söylenseydi  ve yonttuğumuz taşları da kışlanın yolları ile çevre düzenlemesine kullansaydık. Böylece, memlekete çok daha faydalı olurduk. Devremdeki 6 bin kişi 21 günde 126 bin taş demek. Şu anda milyonun üzerindeki gidecek kişiyi düşününüz. Sadece günde birer taş yontsalar, memlekete fayaları ne olur?

Benim ikinci günümde botlarımı çaldılar ve son 20 günde terlikle askerliği bitirdim. En sonunda teslim ederken, botlarımı çalanın, çaldığının yerine bıraktıklarını teslim ettim de, borçlu çıkmadım!

Çalan da haklı. Benim botlar yazlık, garibinkiler kışlıkmış. Yaz günü kışlık boıtla nasıl askerlik yapsın?

Çavuş “Bu hırsızlıkl değil, askerlikte 'yer değiştirme'” dedi ve birinin botlarının kilidini kırıp, bana vermeye çalıştı. Kabul etmedim ve terlikle devam ettim.

Çok büyük işgücü kaybı var. Bu işgücü israfını görmemezlikten gelmeyelim. Niçin orada tutulduk?  Bu sorgulanmalı. 

Çavuş senin üzerine çökmüş, 3 mermi atacaksın! Elin silaha değiyor, o kadar!

Askerlik mi bu? Bunlarla hangi savaşta başarılı olursun?

Finlandiya'da askerlik yapmaya çağrılılanların yaklaşık %10'u ilk etapta, silah altına alınanların toplamda yaklaşık %20'si ise kilo veya pisikolojik gibi nedenlerden dolayı birkaç hafta içinde terhis edilip, evlerine gönderiliyorlar. 

Devlet, işine yaramayanı orduda tutmuyor, masraf da yapmıyor.

Ben, Burdur'da dövizle askerlik yaparken, 1 metre 70 santim boyunda 130 kiloluk arkadaşım vardı ki dünyada onu askerde tutacak ordu zor bulunur.  Bana alt ranza çıktı, ama alttaki yerimi ona verdim. 

Kolu çıkıp-yerine giren, saralı olan, yüksek tansiyon ve şeker hastası ile pisikolijisi bozuk olanlar da orada 21 gün tutuldular ki aralarında 52 yaşında olanlar bile vardı. 

İlâveten “Uyuşturucu kullanıyor musun?” diye hareketlerinden şüphelenip sorduğum, “Gelirken bıraktım abi!” diye cevap verdi. 

Yurtdışından getirdiği kanser olduğu raporuna inanılmayan, sonunda ispatlayıp bizden once terhis oldu! Avrupa’da sahte rapor almak zor!  Ona kendine inandırana kadar askerlik yaptırdılar. 

Finlandiya’da 30 yaşından büyükler askere alınmıyor. 

Türkiye’de hiç askere gitmemiş 30 yaşın üzerindekilerin tamamı her zaman bedelli askerlik uygulamasıyla askerlik hizmetini yapmalılar, terhis edilmeliler. Bunu da sivil hizmetle de gerçekleştirme seçeneği onlara verilmeli. Yaşlı insanların silah altında tutulmasının bir faydası yok ki eğitim için toplu seminer ile yemin işlemi ise yaptırılabilir.

Belli yaştan sonra, askerlik eğitimini bünye kaldırmıyor. 

Finlandiya, 30 yaş sınırı koymuş.  Birçok ülkede 30 yaşını geçenler askere alınmıyor, hemen terhis ediliyorlar. O yaşa kadar da askerliği erteleme imkanını ise pek vermiyorlar.

5 milyon 500 bin nufüsa sahip Finlandiya, 25 bin asker sayısını bir savaş durumda 500 bine çıkartacak organizasyona da sahip.  Yedek askerliği iyi organize ediyorlar.

Finlandiya’da öğrenciler askere gidip, askerlik bitiminde kaldıkları yerden öğrenimlerine devam ediyorlar.

Yukarıda da belirttiğim gibi sivil askerlik uygulamasıyla, çeşitli hizmetlerde çalıştırılanlar da var.

Finlandiya’da askere gidenler, haftasonu arazide olmadıklarında, izinliler. İsterlerse evlerine  gidebiliyorlar. Ailelerinin veya belirtikleri kişinin izin için yanlarına gitme zorunluluğu da yok. Zaten çoğu bekâr ve tek başına yaşıyorlar. Askerlik süresince, devlet evinin kirasını da, ödüyor.

Ben, 2009'da Burdur'da askerlik yaparken, haftasonu  askerlerin dışarıda otelde kalabilmeleri için yakın akrabaları gelmek zorundaydı.  Burdur’da otelin parasını ödeyip, 4 saat kadar kaldım. Banyomu yapıp, ayaklarımı uzatıp yattım ve akşamleyin tekrar koğuşa döndüm. Trabzon’dan oraya yakınlarım nasıl geleceklerdi de onlarla beraber otelde kalacaktım?!

Bedelli askerlik yapmayı, askerlikten kaçmak olarak görmeyelim. O yaşı geçenler, özellikle de 30'unu geçenler; artık askerlik için işgöremez durumdalar. Avrupa terhis ediyor. Biz ise parasını alıp, gerekirse sivil hizmetlerde de kullanarak kısa sürede terhis edelim.

5 milyon 500 kişi sırada bekliyorsa ki bu çok büyük bir rakam. Arzdan fazla olan rakam bu. Fazlalık da.

Zaten bunları askere ihtiyaç ölcüşünde almaya çalışsan, altından kalkman zor.

Devlet Bahçeli'nin de önerdiği gibi “Bedeli ödenmişse terhis et”. Zaten dovizle askerlik yapana bu hakkı vermişsin. Veya bunları sivil olarak seminerlere tabi tut, yemin ettirip, bırak.

Sivil hizmetlerde 21 gün veya bir ay kullanma önerim ise; ekonomiye büyük katkı sağlar. İşgücü kaybı da olmaz.

Sivil hizmetlerde kullanılacaklar ya bir defa da ya da 15 günlük peryodlarla iki kez bu askerliğe bedel hizmeti yapabilirler ki çalışanlar da yıllık izinlerinde bunu yapsınlar.

Dinimiz, “Zorlaştırmayın, kolaylaştırın” diyor.

Kalın sağlıcakla