Bıçak Sırtında Bir İrade!

Gaziantep FK deplasmanında sahaya çıkan Trabzonspor için mesele üç puandan fazlasıydı. Bu maç, bir teknik adamın zihniyle bir takımın hafızası arasındaki mesafeyi ölçen bir turnusol kâğıdıydı. Ve o teknik adam, bu kulübün içinden çıkmış bir isim Fatih Tekke.

Abone Ol

Futbol bazen taktik tahtasında çizilen okların ötesindedir. Bu maçta Trabzonspor topa sahip yüzdesi azdı, ön önemlisi iktidar başka bir yerdeydi. Gaziantep ev sahibi olması hasabiyle diri kaldı, sabırla hucum etti, psikolojik üstünlüğü oyunun görünmeyen katmanında kurdu. Çünkü futbol sadece fiziksel değil; kolektif bilinçle oynanır. Ev sahibi ekip saldırarak hükmetti. Trabzonspor ise final paslarını,anlık teması yine kötü yaptı,kendi sikletinde oyun kurgulamayarak tereddüt etti.

Fatih Tekke’nin oyun planı kontrollüydü. Burak Yılmaz ıle Gaziantep ayağı yere basan bir takım .Trabzonspor içinse savunma dengesi önce geldi,ama risk minimize edilemedi.Pina çok kötüydü. Modern futbolun akılcı refleksi oyuncuların yetenekleriyle sınırlı olduğunu gördük. Ama Trabzonspor sosyolojisi akıldan önce cesareti ister. Bu takım, temkinli doğruları değil, gözü kara meydan okumaları alkışlar.Aklımızda ki çatışma işte burada başlıyor. Rasyonel plan ile romantik beklenti arasında sıkışan bir takım.Taraftar bu oyunla canı sıkılıyor.Hop oturup hop kalkıyor.Her an gol yiyeceğiz diye gözlerini kapatıyor.

Psikolojik olarak Trabzonspor, hata yapmaktan korkan bir öğrenci gibiydi. Paslar garantiye, tercihler güvenli bölgeye, şutlar tereddüte teslimdi. Oysa özgüven bulaşıcıdır; cesaret bir liderin bakışından yayılır. Fatih Tekke saha kenarında sakin ve düşünceliydi. Ama bu takımın bazen sakinliğe değil, içindeki ateşi hatırlatacak bir sarsıntıya ihtiyacı var.Akılla ,özgüven bu takımın genlerinde var.

Felsefi açıdan bakarsak mesele şu. Kim olmak istiyoruz? Kontrollü bir orta sıra takımı mı, yoksa risk alarak büyüyen bir karakter mi? Gaziantep maçında Trabzonspor kazandı belki; ama olumlu sinyaller vermedi. Çünkü sıçramak için dizlerini bükmek yetmez, korkuyu da yenmek gerekir.

Fatih Tekke bu camianın evladı. Bu yüzden eleştiri de beklenti de büyük. Çünkü o, bu şehrin hücum hafızasını en iyi bilenlerden biri. Şimdi soru şu; Kendi futbolculuk cesaretini teknik adam aklıyla birleştirebilecek mi?

Trabzonspor ya kontrollü bir sessizliğe razı olacak, ya da kendi kimliğini yeniden hatırlayacak.

Ve unutulmasın Bu büyük camia sabrı bilir, ama korkuyu affetmez.