BİR SEVDADIR AKÇAABAT!

Abone Ol

Kendisini iyi tanımayanlar soğuk bulur.
Halbuki içi tuğla örülmüş kömür sobası gibidir.
Ancak sıcaklığı bir kişiye değil, ortama verir.
Ortalıkta görünmeyi sevmez.
Makamın gücünü kullanmaz, meyvelerini yemez.
Yakın ilişkilerin kendisine külfet getireceğini  bilir,
Kendisine iltifatlar edilsin istemez.
*
Evet Şefik Türkmen Mühendistir.
Uzun yıllar İller Bankasında çalıştı.
20 yıl önce devraldığı Akçaabat Belediye Başkanlığı görevini  tam dört dönem seçilerek  rekora dönüştürdü.
Çünkü o Akçaabat'ı kendi özü bildi ve kimselere peşkeş çektirmedi.
*
Evet Şefik Türkmen biz basın mensuplarını Orta Mahallede,
Etrafı muhteşem tanzim edilmiş, manzarasına doyum olmayan Timurçi konağında misafir etti.
Gerçekten de güzel şeyler yaptı.
Restore ettirdiği kilise.
Orta Mahalledeki 5 Akçaabat evini satın alıp aslına uygun olarak yenileyerek işletmeye sunması,
Burada geçmişi yaşamak,
Yad etmek huzurlu gün ve saatler yaşamak için oldukça keyif verici olduğunu  gördük.
Diğer taraftan Akçaabat Belediyesi olarak, Büyük Şehir Belediyesine  bağlı olmakla hizmetleri azalmamış, tam aksine  çok daha fazlalaşmıştır.
Personel sayısı 2.5 kat artmış buna rağmen hala da yeterli görülmemektedir.
*
Belki de Başkanın başarısındaki en büyük sır, İmar planına sadakatidir.
Sahil düzenlemesi,
Yeşil alanlar içerisinde  çay bahçeleri,
Yürüyüş yolları halkın bol oksijen tüketmesine vesile olan alanlardır.
Önemli projelerinden birisi de,  toplam 73 mahalle halkını çamura bastırmaması projesine uygun olarak  yoların stabilize edilmesi çalışmalarıdır.
*
Mesela Akçakale'deki  kaleyi restore ettirip turizme açma projesi gelecek adına sevindiricidir.
Ama bu arada başkanın ilkesel olarak "En önemli projem insana hizmettir, bunun için imar planları eksiksiz uygulamaktır.
Zira yollarımız dar ise, yeşil alanlarımız yok ise, burada başarı aramamak lazımdır. "  Beyanına uygun olarak toplam 40 bin fidan dikerken 75 bin fidan dağıtmış olması en değerli hizmetlerindendir.
*
Diğer taraftan ;
Yaylacık mevkiindeki  120 dönümlük yeni dolgu alanlarına,
Voleybol,
Basketbol,
Tenis,
Amfitiyatro  ve ayrıca bu alandan Ahanda'ya kadar yürüme yolu yapılacak olması, Akçaabat'a sınıf atlatacaktır.
*
 Şefik Türkmen'in amacı,
2. Üniversitesiyle,
Gelişmiş turizmiyle,
Ticaret merkezi olmasıyla
Sağlık kenti haline getirilmesiyle,
Akçaabat'la birlikte Trabzon'u Türkiye'de öne çıkartmak çabasındadır.
*
Bakıyorum da Akçaabat'ta kültür sanat adına yok yok.
Şiir var.
Şairler var.
Resim sanatı sanatçıları
Müzisyenleri, Süreyya Davulcuoğlu Sümer Ezgü'leri var...
Tiyatroları,Erol Günaydınları var...
 *
Peki Akçaabat ne istiyor.
Başkanın anlattıklarına göre Akçaabat,
Organize sanayinin bitilmesini,
Güney Çevre yolunu,
Devlet hastanesini yatak kapasitesinin genişletilenini,
Doğalgazın bir an önce gelmesini,
Elektrik şebekelerinin  yer altına alınmasını,
Yeni adliye binasını istiyor...
*
Biz ilkesel olarak başarıyı alkışlarız.
O itibarla tüm ekibinizle birlikte teşekkürler Başkan!

Bindik Bir Alamete Gidiyoz Kıyamete!

Hocaya sormuşlar küçük kıyamet, büyük kıyamet nedir?
Hoca Küçük kıyamet karın ölür,
Büyük kıyamet sen ölürsün.
*
Şimdi  bakın aslında kıyametle ilgili işaretler nelermiş.
İlim ortadan kalkacak, cehalet yerleşecek.
Sarhoşluk veren içki yaygınlaşacak.
Yüksek binalar artacak.
Cinayetler ve fitne çoğalacak.
Kadınlar öne çıkacak.
Kadınlar erkeklere, erkekler kadınlara benzeyecek.
Erkek erkekle, kadın kadınla yetinecek.
Zina aleniyet kazanacak.
Kötülükler çoğalacak.
Açıklık ve hayasızlık yaygınlaşacak.
İnsanlar hayatlarından bıkacak ve ölümü arzulayacak.
Allah diyecek kimse kalmayacak.
Geceyle gündüz eşitlenecek.
Camiler süslenirken ibadet edilmeyecek.
Cihat ve irşat faaliyetleri terk edilecek.
Sadece din dışı ilimler öğrenilecek.
Kuranın önemi unutulacak.
Kadın nüfusu erkelerden 50 kat daha fazla olacak.
Namaz kılınmayacak.
Emanete riayet edilmeyecek.
Anne ve babasına isyan eden evlatlar eşlerinin emrine girecek.
Toplumlar geçmişlerine lanet okuyacak.
Seviyesiz ve şahsiyetsiz kişiler yönetici olacak.
Yöneticiler insanlara zülüm edecek.
Liderliğe elverişli kimseler azalacak.
Şerrinden korkulan insanlara itibar edilecek.
Fasıklar toplumun efendisi olacak.
Ahmak ve alçak insanlar en mutlu insanlar olacaklar.
*
Evet işte size kıyamet alametlerini yukarıda yazdık.
Ama  Allah'tan halen bunlardan hiç biri gerçekleşmedi; değil mi(!)

Ahmet!

Bir kaç gün önce şaka ve nüktelerle sana Trabzonsporlu olman konusunda   fena takıldım.
Buralarda Trabzonspor'un borusu öter,
Gel etme eyleme tut şu Trabzonspor'u gibi görüşler dikta ettim.
Hatta boynuna Trabzonspor kaşkolünü dahi takarak birlikte fotoğraf çektirdik ve Facebook'ta yayınladım.
Sen bizim bu esprimize uyumlu olsan da açıkça görmüştük ki, gönlündeki Fenerbahçe'den uzaklaşmaya niyetli değildin.
Hatta adeta din değiştirmişsin gibi ince ince terlemiştin bile.
Ahmet, ahın mı tuttu bizi?
'Gel!' dediğimiz,
'Sev' dediğimiz.
'Anadolu Fırtınası' dediğimiz bu büyük takım asansör olmuş bir takımdan önceki gün tam 7 gol yemiş, Bir gol dahi atamamış.
Ama hiç bir katkı veremeyen Hami'yi nihayet sırtından atmıştır.
***
Evet,  bu takımın halleri nedir böyle?
Görülen o ki, bu takımın geleceğini yemiş yutmuşlar.
Ruhunu çalmışlar...
İçini boşaltmışlar...
Sen gene tut Fenerini Ahmet!
***
Bakın bu takıma önemli katkılar veren Trabzon'un evladı Mustafa Akçay ne diyor:
Trabzonspor'da 'alma ağaçları' var.
Elma değil, 'alma ağaçları var'.
Onlar ala ala  döndüler köşeleri.
Biz sarhoş olduk devirdik şişeleri Ahmet!
***
Boş ver beni,
Boş ver  kendine hayrı olmayan fırtınayı.
Boş ver Trabzonspor'u  Ahmet!
Biz bu dertten ölüyoruz...
Bari sen çok yaşa Ahmet!

Ayşe Sula'dan Sitemli Bir Açıklama

Önceki gün Millet Vekilimiz Ayşe Sula Köseoğlu'ndan okkalı bir sitem aldım.
Köşemde TGC seçimleriyle ilgili yazımda vekilimize bir göndermede bulunarak,  " Ayrıca Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu'nun salona gelerek Ali Öztürk muhabbetini dillendirmesi taraflılığının bir yansıması değil miydi? " şeklindeki  ifadem belli ki kendisini üzmüş. 
Bana konuyla ilgili verdiği cevabı köşemden sizlerle paylaşıyorum.
"Kıymetli üstadım!
Bugünkü yazınızda Ali Öztürk ile Gazeteciler Cemiyeti seçimleriyle ilgili olarak taraftarlık anlamına gelecek bir cümle asla kurmadım.
Seçimden önce Sayın Ali Öztürk ile bu konuda tek kelime konuşmuş değilim.
Sayın Ali Öztürk'ün ismine konuşmamda yer verişim.
Yayın dünyasında benim de çalışmama onun vesile olmasından ibarettir.
Eğer konuşmam baz alınarak bir adaya destek verdiğim düşünülecekse, bu da listesinde kadın adaylara yer veren adaydır.
Zira kadınlardan yana daima toplumsal dengeler anlamında taraf olduğumu her platformda dile getiren birisi olarak, bu konuda konuşma öncesi ve sonrası tebriklerimi ve yergilerimi adaylara iletmekten imtina etmedim.
Samimiyetle taraf gözetmeksizin herkesi kucaklayan bir anlayışla ve camiaya yakınlık hassasiyetiyle katılmış olduğum Cemiyet Seçimlerinizi başka bir mecraya çekmiş olmanız, özellikle bunu şahsınızın yapmış olması beni üzmüştür.
Adil olan ve her şeyi bilen Allah'tır.. Selam ve saygılar..."
*
Algılar menfi olunca, alınganlıklar meşru oluyor.
Ancak vekilimiz Trabzon'un Ayşe'si yaptığı bu zarif açıklamasıyla konu iyice anlaşılmıştır.
Hassasiyetine teşekkür ediyorum.