-Sana bir şey sorabilir miyim?
-Tabi ki sor…!
-"9 ile 0'ı (sıfırı) çarparsak sonuç ne olur?"
Kadın hiç düşünmeden cevap vermiş
-"Eeee sıfır."
Adam bu kez çok daha büyük bir sayı söylemiş:
-"Peki 998672345 milyarlarla ifade edilen devasa bir sayı ile 0'ı çarparsak ne yapar”
Kadın yine aynı cevabı vermiş
-"O da sıfır."
Bunun üzerine adam gülümsemiş ve hayatın en önemli derslerinden birini tek cümleyle anlatmış.
"Bir taraftaki çaba ne kadar büyük olursa olsun, diğer taraf sıfır ise sonuç hep sıfır olacaktır."
Aslında bu sadece matematiğin değil, hayatın da en temel kurallarından biridir.
İnsan bazen sevgiyi tek başına ayakta tutabileceğini zanneder.
Daha çok severse, daha çok fedakârlık yaparsa, daha çok sabrederse her şeyin düzeleceğine inanır.
Oysa hayat bize defalarca göstermiştir ki bazı yükler tek kişinin omzunda taşınamaz.
Bir bahçeyi düşünün.
Siz her gün suluyorsunuz.
Toprağı işliyorsunuz.
Gübre veriyorsunuz.
Ama tohum yok.
Ne kadar emek verirseniz verin ortada yeşerecek bir şey bulunmuyorsa sonuç değişmez.
İnsan ilişkileri de böyledir.
Bir taraf sürekli arıyorsa, diğer taraf hiç aramıyorsa,
Bir taraf sürekli affediyorsa, diğer taraf sürekli kırıyorsa,
Bir taraf geleceği kurmaya çalışırken diğer taraf umursamıyorsa,
Ortaya çıkan şey ilişki değil, tek kişilik mücadeledir.
Bu durum sadece aşk için geçerli değildir.
Dostluklarda da böyledir.
İş hayatında da böyledir.
Siyasette de böyledir.
Toplum hayatında da böyledir.
Bir öğretmen bütün samimiyetiyle öğrencisine ulaşmaya çalışırken öğrenci hiçbir gayret göstermiyorsa başarı zorlaşır.
Sonuç sıfırdır.
Bir devlet hukuk için mücadele ederken vatandaş kuralları hiçe sayıyorsa düzen kurulamaz.
Sonuç sıfırdır
Bir çalışan kuruma sadakat gösterirken kurum emeğe değer vermiyorsa verim oluşmaz.
Sonuç sıfırdır.
Demek ki hayatın her alanında sonuç, tarafların ortaya koyduğu ortak iradenin ürünüdür.
Bugün insanların en büyük yanılgılarından biri, her şeyi tek başına değiştirebileceğine inanmasıdır.
Oysa bazı kapılar içeriden açılır.
Bazı gönüller zorla kazanılmaz.
Bazı insanlar ne kadar değer verirseniz verin, verilen değerin kıymetini bilemiyorsa sonuç sıfırdır.
İşte insanın en çok yorulduğu yer de burasıdır.
Çünkü emek harcamak yormaz ama karşılıksız kalmak yorar.
Sevmek yormaz, onu görmezden gelinmek yorar.
Fedakârlık yapmak yormaz, sürekli fedakârlık beklenmesi yorar.
Bir süre sonra insan şunu fark eder,
Sorun verdiği emeğin azlığı değildir, sorun, emeğin düştüğü zemindir.
Verimli toprağa düşen bir tohum koca bir ormana dönüşebilir.
Ama kayaya düşen binlerce tohumdan hiçbir şey çıkmaz.
Sonuç sıfırdır.
Bu yüzden bazen hayatın en büyük cesareti daha fazla mücadele etmek değil, sonucu değiştirmeyen mücadeleyi bırakabilmektir.
Çünkü insanın ömrü sınırlıdır.
Sevgisi sınırlıdır.
Zamanı sınırlıdır.
Bunları hak etmeyen yerlere harcamak, hayatın en büyük israfıdır.
Kıssadan hisse şudur,
Bir ilişkide, bir dostlukta, bir işte veya herhangi bir mücadelede sadece kendi emeğinize değil, karşı tarafın katkısına da bakın.
Çünkü matematiğin değişmeyen bir kuralı vardır.
Bir sayı ne kadar büyük olursa olsun, sıfırla çarpıldığında sonuç hep sıfırdır.
Hayatta da böyledir.
Karşılık bulmayan emek büyüdükçe sonuç büyümez, sadece hayal kırıklığı büyür.