BU BÜROKRAT KİM?

Bir önceki yazımda on yıl öncesine göre çok zengin olan hemşeri bürokratı yazmıştım.Adını vermemekle birlikte,çok zengin olduğunu,çocuklarının ABD’de olduğunu belirtmiştim.. Bu bürokrat, gerçekten çok zengin olmuş, yazlıklar, kışlıklar, lüks arabalar,

Abone Ol
Bir önceki yazımda on yıl öncesine göre çok zengin olan hemşeri bürokratı yazmıştım.Adını vermemekle birlikte,çok zengin olduğunu,çocuklarının ABD’de olduğunu belirtmiştim.. Bu bürokrat, gerçekten çok zengin olmuş, yazlıklar, kışlıklar, lüks arabalar, gayrimenkuller ve yüklü banka hesapları var..

Çok sayıdaki dostlarım aradı, bu bürokratın kim olduğunu sordular. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, yakın dostumdur. Güzel özellikleri olan bir hemşerimdir. Kendisiyle ilgili güzel düşüncelerimi daha öncesinde yazmıştım.

Sevgili Atalay aradı ve” Bu hemşeri bürokratın kim olduğunu bilmek istiyorum. Ona göre tavrımızı belirleyelim. Gerekirse patrona(Başbakana) anlatırım” dedi.

Bilenler biliyor, tahmin edenler ediyor. Şimdilik adını vermeyeceğim. Güçlü ve önemli bir koltukta oturuyor. Bugünkü şartlarda ve konjektörde baskı yapabilir, rahatsız edebilir. TAKA’ya değil ama, yalaka bazı medya aracılığıyla zarar verebilir.

30 yıl önceki notlarımı gerektiğinde günümüzde yazıyorum. Ömrüm yeterse, parmaklarım çalıştığı sürece bu kişiyi, zamanı geldiğinde şartlar değiştiğinde yazacağım. Hem de belgeleriyle.Lütfen şimdilik bununla yetinin..

Niye Diyarbakır’da?

Türkiye’yi tehdit eden, terör örgütlerine destek veren, bütün varlığını Türkiye’ye borçlu olan Kuzey Irak Kürdistan’ın lideri Barzani ile, Başbakan neden Diyarbakır’da buluştu?

PKK’nın “Büyük Kürdistan’ın gelecekteki Başkenti”  diye sunduğu Diyarbakır’dan söz ediyoruz.

Hatırlayın; bu Barzani yakın geçmişte Türkiye’ye  Tepemi attırma bende Diyarbakır’a karışırım ha..!diyerek meydan okumadı mı?

Ve o meydan okumadan sonra o peşmerge ile sarmaş dolaş olunuyor, devlet adamı, lideri muamelesi yapılıyor.

Diyarbakır’da olmas ı, ABD ve emperyalistlerin dayatması sonucu Kürtçülere şirinlik adınadır.

Vali dediğin böyle olur.

1980’den sonra özellikle Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’de görev yapan valileri yakından tanıdım, birlikte çalıştık.

Önemli illerin valileriyle de temaslarım oldu.

Son dönem valileri saymasam, Enver Hızlan gibi, Yılmaz Ergün gibi devletin valilerini unutmamız mümkün değildir.

Vali görev yaptığı ilde devleti temsil eder, Türkiye Cumhuriyeti bayrağını taşır. Adana valisi Hüseyin Avni Çoş’un vukuatları bitmek bilmiyor.

Adana’da 10 Kasım törenlerinde, kendisini protesto eden vatandaşa, emrindeki polislere “Alın o gavatı” diye bağırmış.( Gavat, kendi karısını pazarlayan pezevenk” anlamına geliyor.

Vatandaşı “Gavat” yapan vali, bununla da yetinmeyip 10 kişiyi gözaltına aldırdı,9 kişiye para cezası kestirmiş.

Ne diyelim, vali dediğin böyle olur.

Fakat,böyle vali Türkiye ilk kez görüyor..