Bu şehrin itibarı böyle mi korunur?

Yazmayayım diyorum…

Abone Ol

Gerçekten yazmayayım diyorum.
Ama insan, memleketi bu kadar açık şekilde ezilirken susarsa, haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytan misali sessiz kalamayız.

Kalemi bırakıp aynaya da bakamayız.

Birkaç gündür Rize AK Parti İl Başkanı Yılmaz Katmer, Rize’den Trabzon’a doğru adeta siyasi bombardıman yapıyor.
PTT Müdürlüğü’nün Trabzon’a bağlanmasına isyan ediyor, feveran ediyor, bastırıyor, diretiyor…

PTT Trabzon Bölge Baş Müdürlüğü’ne Rizeli bürokrat atanmalıdır diye yaygara çıkarıyor.
Ve sonuç alıyor.

Ne oluyor peki?
PTT Trabzon Bölge Müdürlüğü’ne Rizeli bir bürokrat atanıyor.

İsminin, cisminin önemi yok.
Sorun şahıs değil, zihniyet.
Sorun “ben isterim, olur” anlayışıdır.
Sorun, bunu yaparken Trabzon cephesinden tek bir gıkın çıkmamasıdır.

AK Parti Trabzon İl Başkanı Sayın Sezgin Mumcu’ya bu konu soruluyor.
Verdiği cevaba bakın.

“Olsun gelsin, biz nereli olduğuna bakmayız, liyakata bakarız.”

İnanın bu cevabı üzülerek, hatta kahrolarak dinledim.

Bu kadar mı teslimiyet olur?
Bu kadar mı kendi şehrinin hakkı savunulmaz?
Bu kadar mı boş vermişlik olur?

Rize İl Başkanı kendi bürokratını savunuyor, hemşehrisinin arkasında duruyor, bastırıyor, sonuç alıyor.
Trabzon İl Başkanı ise “olur” diyor.

Olmaz Sayın Başkan olmaz

Vallahi olmaz, billahi olmak.
Bu şehirde siyaset yapıyorsanız, bu şehrin hakkını savunmak zorundasınız.
Liyakat, başkasının baskısına boyun eğmenin kılıfı değildir.

Teslimiyetin adı liyakat olmaz.

Ve bu tablo yetmezmiş gibi, Valiler Kararnamesi geliyor peşinden.
Trabzon bir kez daha eziliyor.

Türkiye’nin en başarılı valilerinden biri, Diyarbakır’da görev yaptığı dönemde devlete sunduğu raporlarla bugün konuştuğumuz barış ortamının temellerine katkı sağlayan Trabzonlu Vali Hüseyin Aksoy merkeze çekiliyor.

Yetmiyor…

Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu Trabzonlu.
O da merkeze kızağa çekiliyor.

Trabzon Valisi Aziz Yıldırım.
Aslen Trabzonlu.
O da kızakta.

Soruyorum şimdi,
Hayırdır beyler?

Trabzon’dan intikam mı alıyorsunuz?
Süleyman Soylu’nun memleketi olduğu için mi bu şehir hedefte?
Sayın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Trabzon’un size ne günahı var?

Bir şehir düşünün,
Yatırımlarda üvey evlat muamelesi görüyor.
Bürokraside budanıyor.
Valileri merkeze çekiliyor.
Bölge müdürlükleri elinden alınıyor.

Ve bütün bunlar olurken, iktidar partisinin temsilcilerinden tek bir güçlü itiraz yükselmiyor.

Muhalefet mi?
Onlar zaten yok.

Trabzon eziliyor, herkes seyrediyor.

Bu şehrin itibarı böyle mi korunuyor
Ama unutulmasın,
Sarı öküz gitti mi, sıra mutlaka gelir.

Bugün Trabzon susarsa, yarın konuşacak şehir de kalmaz.
Bu şehir sahipsiz değildir.
Olmamalıdır.

Birileri artık çıkıp konuşmalı.
Bu sessizlik normal değil.
Bu suskunluk hayra alamet değil.

Belki bu şehrin en akıllısı ben değilim ama şunu çok iyi biliyorum.
Mayın eşeği olmaya da gerek yok.

Evet Trabzon susuyor, bu şehir eziliyor

Bu şehir bu kadar sahipsiz mi?

Nedir Trabzon’a reva görülen bu tutum?

Evet, teslimiyetin adı asla liyakat olmaz, olamaz.

Sahi Trabzon’un günahı ne, ne istiyorsunuz bu şehirden?

Trabzon ezilirken, siyaset sessiz kalıyorsa veya ses çıkarmıyorsa sarı öküz misali herkes sırasını beklesin.

Bu mudur şehri sahiplenmek?

Trabzon’a yapılan ne kadar adaletli?

Unutmayın Trabzon susarsa, Trabzon kaybeder.