Bu vekiller ne yiyecek?

Evet yazımın başlığına bakınca daha iyi anlıyorsunuz.

Abone Ol

Bu vekiller ne yiyecek?

Hakikaten zor soru.

Geçtiğimiz günlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Milletvekili Mestan Özcan çıkıp “Aldığımız maaş yetmiyor” dedi.

Aylık 500 bin lira maaşla geçinemiyoruz dedi.

Eee adam haklı, doğru diyor

İnsan bir an durup düşünüyor,

Nasıl yetsin ki garibime?

Düşünsenize, Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında bir kâse çorba 23 lira olmuş.

Etli yemek 100 lira.

Et döner 290 lira.

Tavuk 150 lira.

Salata ve cacık 15'er lira

Zeytinyağlı enginar 82 lira

Karışık pizza 200 lira

Patates kızartması 50 lira

Kaşarlı tost 80 lira

Pide 200 lira

Bir milletvekilinin aldığı 500 bin lira maaşla bu fiyatlarla nasıl geçinecek.

Hiç düşündünüz mü?

Gerçekten zor

Şimdi bazı art niyetli vatandaşlar diyecek ki;
“Bir dakika, bir dakika asgari ücret 28 bin lira. En düşük emekli aylığı ortada. 20 bin lira. Bu ülkede açlık sınırı 32 bin lira, yoksulluk sınırı 102 bin lira olmuş” biz ne yiyeceğiz.

Bir kâse çorbayı 150 liradan içiyoruz

Bir tabak haşlama 250 lira

Ay sonunu getiremiyoruz.

Hiç kusura bakmayın

Bu da dert mi?

Siz hiç vekilleri düşündünüz mü?

Ayda sadece bir maaş alıyorlar.

Koca 30 günde bir (!)

Yetmezmiş gibi danışman gideri var, temsil gideri var, yol gideri var, gelen giden…

Bunca yükün altındayken bir de Meclis’te 23 liralık çorbayla sınanıyorlar.

Kolay mı?

Lütfen yani!

Bir de öbür tarafa bakalım.

17 milyon emekli var bu ülkede.

Kimisi 20 bin lira civarında bir maaşla dimdik ayakta duruyor

Kazık gibi.

Elektrik faturası, doğalgaz faturası, kira

Vız gelir tırs gider.

Markete gidiyor; poşet dolmuyor ama fiş uzuyor.

Et zaten vitrinden bakılan bir hatıra gibi.

Peynir tartıyla değil, gramla konuşuluyor.

Asgari ücretli deseniz 28 bin lira gibi bir maaş alıyor.

Bu para ile hem kirayı hem faturayı hem çocuğun okul masrafını hem mutfağı fırıldak gibi çalışıyor.

Maalesef böyle işte.

Ayın 10’unda maaş buhar oluyor. 20’sinde kredi kartı devreye giriyor. 30’unda dua başlıyor.

Ama esas mesele şu;
Onlar Meclis lokantasında yemek yiyemiyor.

Onların çorbası 23 lira değil.
Onların derdi 23 liraya çorba bulabilmektir.

Bir ülkede milletvekili maaşı “yetmiyor” diye konuşuluyorsa, o ülkede asgari ücretlinin ve emeklinin hali artık istatistik değil, dramdır.

Açlık sınırı 32 bin lira deniyor.
Asgari ücret 28 bin lira.
Yoksulluk sınırı 102 bin lira deniyor.
Emekli maaşı ortada.

Ama biz neyi tartışıyoruz?
Meclis’te et döner 290 lira olmuş.

Gerçekten soruyorum;
Bu memlekette asıl pahalı olan et döner mi, yoksa vicdan mı?

Milletvekilleri ne yiyecek diye üzülmeyin.

Onlar bir şekilde doyuyor.
Asıl mesele, bu ülkede milyonların karnı değil, umudu aç.

Ve maalesef umudun fiyatı,

Meclis lokantasındaki tarifeye yazmıyor.