BU MADALYADA GÖZYAŞI, EMEK VAR
Tokyo Olimpiyatları’nda 69 kiloda altın madalya kazanarak adını altın harflerle tarihe yazdıran Trabzonspor’un milli boksörü Busenaz Sürmeneli ve antrenörü Cahit Süme dün Türkiye Spor Yazarları Derneği Trabzon Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Şampiyonluk sürecini ve yaşadıklarını anlatan Busenaz Sürmeneli, Olimpiyat madalyasının çocukluk hayali olduğunu söyledi. Şampiyon boksörümüz Busenaz Sürmeneli, “Çok zorlandım, çok acılar çektim antrenmanlarda. Siz sadece madalyayı görüyorsunuz ama ben bakınca fedakarlık ve emek görüyorum. Bu madalyayı ekibimle birlikte kazandım. Bu madalya tek başına kazanılmadı, onlara teşekkür ediyorum. Trabzon’da çok büyük bir coşkuyla karşılandım. Trabzon ve Trabzonspor’un ilk altın madalyası. Şehir turu atarken insanların bana gururla bakması mutluluk verici. Kimi gördüysem hepsi ağlamış. Keşke hep böyle mutluluktan ağlasak. Bizim ülkemiz çok güzel bir ülke. Hangi kulüpten olursanız olun, herhangi bir spor yapabilirsiniz, başarılar aldıkça veya yangınlar seller oldukça kenetleniyor. İyi ki Türk’üm ve bu bayrağı taşıdım. Ne mutlu bana” dedi.
“BİR HAYALE 13 SENEMİ VERDİM”
Küçükken çok iyi sporcu olmak istediğini kaydeden Busenaz, şöyle devam etti: “Adımdan söz ettirebilecek bir sporcu olmak istiyordum, çünkü sporu çok seviyordum. Her sporu denedim ama karakterimle uyuşan, gerçek Buse’yi sergilettiğim dal boks oldu. Cahit hocamla 13 sene önce bir yola baş koyduk. Ailemden çok Cahit hocamlayım. Ona da teşekkür ediyorum, çünkü birlikte başardık. Sadece ben üstlensem nankörlük etmiş olurum. Çok fedakarlıklar ettik. İşimi saygı duyarak yapıyorum. Randevuma göre sporumu değil, sporuma göre randevumu ayarlıyorum. Evimde çok duramadım, aileme vakit ayıramadım, arkadaşlarımla gezip dolaşamadım. Benim yaşımdaki gençler hep dışarıdalar, geziyorlar ama ben bir amaç, hayal uğruna 13 senemi verdim. Bunu kazandım, mutluyum, gururluyum. Bu moral bana hepsini unutturdu. Bir daha olsa yine aynı şeyleri yaşamak isterdim.”
KİTABIMDA PES ETMEK YOK
Antrenmanlarda çeşitli zorluklar yaşadığını anlatan Busenaz, şu ifadeleri kullandı: “16 Mart’ta elimden bir operasyon geçirdim. Kimse bilmiyor, herkes bu madalyayı görüyor. Doktor; ‘elini vurmadan her şeyi yapabilirsin’ dedi. Elimi vurmadan antrenman yaptım. Tek elle torbayı dövdüm, ağırlık yaptım, elimi arkaya bağlayıp öyle dövüştüm. Önemli olan işine saygı duymak ve ne olursa olsun pes etmemek. Covid olduk, tesisi kapattılar. Ertesi gün o şekilde antrenman yaptık. Herkes gülerken antrenman yapmalara bakıyor ama antrenmanlarda çok ağladım. Cahit hocam ‘sen ağladığında hep gerçekten şampiyon oluyorsun’ diyordu. Antrenmanda 5-6 kez üst değişiyordum. Gerçekten çok emek var. Çok çalıştık. Benim kitabımda pes etmek yok. Hep devam ettim. İnşallah gelecek hayali kuran bütün çocuklara umut ışığı olurum. Bu madalya herkese umut ışığı olsun ve pes etmemeyi öğrensinler.”
“GERİYE DÜŞÜNCE KAYBEDECEK NEYİM VAR DEDİM"
Final maçında yaşadıklarını ve hislerini de sözlerine ekleyen olimpiyat şampiyonu Busenaz, “Hayatta hiçbir şeye iyi başlayamıyorum. Stres, kaygı, beklentiler nedeniyle bazen olmayabiliyor. Ama alışınca, iyi başlayamasam bile sonunu iyi bitiriyorum. Şu ana kadar hiçbir finali kaybetmedim, sonuna kadar savaştım. İlk raund yenilebilirim, hatta saydırılabilirim de. Dünya şampiyonasında yarı finalde öyle olmuştu. Daha sonra; ‘Kaybedecek neyim var ki? Çık ve sevdiğin işi yap, sonuna kadar savaş. Antrenmanlarda o kadar zorlanıyorsun, ailenden uzaksın. Ya burada 9 dakika dövüşeceksin, ya da kaybedip bütün her şeyi çöpe atacaksın' dedim. Ben pes etmedim, çıktım ve dövüştüm. Sevdiğim işi yaptım. Bizim kondisyonumuz rakiplere göre çok iyiydi. Onlar beni dövüştürmemeye çıktı. Antrenmanlar dahil benim hiç saçım açılmadı. Final maçında açıldı. Çünkü rakip dinleniyor. Bizim taktiğimiz rakipleri bizim nabız seviyesine yükseltip, onları yormak, onu ele almak. Ama rakip sarılıyor, tutuyor, çekiyor. Amaçları bizi oynatmamaktı ama amaçlarına ulaşamadılar” şeklinde konuştu.
ÇOK FEDAKARLIK YAPTIM
Bu günlere gelebilmek için çok fazla fedakarlık yaptığını ifade eden Busenaz Sürmeneli; “Arkadaşlarım mesela 7’de buluşalım diyorlar, ben olmaz diyorum. Antrenmanım var diyorum. Sevdiğim işi saygı duyarak yapıyorum. Sporuma göre randevularımı ayarlıyorum. Benim yaşımdaki gençler hep dışarıdalar, eğlenebiliyorlar. Ancak ben bir amaç uğruna 13 senemi verdim. Bir daha gelsem aynı şeyleri yaşamak isterdim” şeklinde konuştu.
3-4 OLİMPİYAT MADALYASI DAHA
Busenaz Sürmeneli’nin antrenörü Cahit Süme ise çok mutlu olduklarını belirterek, “Çok büyük bir sevinç yaşıyoruz ve gururluyuz. Busenaz daha önce 5 kez Avrupa’da 3 kez dünyada şampiyonluk kazandı. Ben de sporculuk geçmişimde madalyalar kazanan bir sporcuydum ama onun kadar büyük başarılar yaşayamadım. Ama daha büyük başarılar yaşayacak, olimpiyat altın madalyası kazanacak sporcular yetiştireceğim dedim. Allah bunu bize nasip etti. Olimpiyat duygusu bambaşka. Türkiye olarak ilk kez fazla sayıda madalya kazandık. Bu nedenle gururlu ve sevinçliyiz. Bunu herkesle birlikte yaşadık. Ülkemiz şehrimiz kulübümüz bunları hak ediyor. Biz durmayacağız. Neden 3-4 defa olimpiyat madalyası kazanmayalım. İlk önce dinlenmemiz gerekiyor. Çok yoğun bir süreç geçirdik. İnşallah tatil dönemi geçirdikten sonra kaldığımız yerden devam edeceğiz” dedi.
PROFESYONEL DÜŞÜNCEMİZ VAR
Süme şartların oluşması halinde olimpiyat hedefiyle çalışacaklarını aksi takdirde profesyonelliği düşündüklerini belirterek, “Mental olarak çok yoruldum. Alt yapıdan çok sporcu alıp gideceğimi düşünmüyorum. 3-4 sporcum var onlarla devam edeceğim gidebildiği yere kadar. 3-4 sporcuyla devam edip her şeyini onlara vermek daha etkili. Busenaz ile birlikte belki şartlar uygun olursa yeniden olimpiyatlara hazırlanabiliriz. Ama olmazsa ikimiz de profesyonel olarak devam etmeyi düşünüyoruz. Gönlümüzde yatan ülkemiz adına yarışmak” İfadelerini kullandı.
YAŞAM BİÇİMİ BOKS
Busenaz’ın boksa başlama hikayesinden bahseden Cahit Süme, “Busenaz 10 yaşında boksa başladı. Ben 13 yıl önce Mudanya’da evinin önünde bisiklet sürerken izledim. Sonra futbol oynarken gördüm. Ailesiyle konuştum ve o şekilde başladık. Farklı farklı branşlarda başarılı olabilmeniz çok zor. Zor bir karakter, idare edilebilmesi zor bir yapı. Boks onun için biçilmiş kaftan gibi. Yaşam biçimi boks. Çocukken başka sporlar yapmış olabilir ama şu an doğru yerde” diye konuştu.
ÖNCE MANEVİYAT SONRA MADDİYAT
Busenaz’ın madalyayı kendisine takması nedeniyle sosyal medyada gelen eleştirilerle ilgili konuşan Süme, “Busenaz’ın 50’ye yakın madalyası var. Hepsi de onun evinde benim evimde yok. Bireysel bir spor bu. Busenaz madalyayı benim takmamı istedi. Belli bir kesim hıncını başka yerden alamayınca buradan bize burmaya çalıştı. Başlatan kişiyi de tanımıyorum ismini de hatırlamıyorum çok da önemsiz. Biz neyi başardık kimler için başardık önemli olan bu. İnsan maddiyatı kazandığı zaman maneviyatı kazanamaz. Maneviyatı ile birlikte giderse Allah nasip eder. Mesela, ülkemiz, bayrağımız İstiklal marşımız. Mesela Cumhurbaşkanımıza madalyayı hediye ediyor, “neden ediyorsun” diyorlar. Olamaz mı? Sultanbeyli mitinginde 2013’te Cumhurbaşkanımız bizi çağırdı. O zaman küçüktü Busenaz. Busenaz orada olimpiyat madalyası sözü verdi” dedi.
EFSANELEŞMESİNİ İSTİYORUZ
Son olarak amaçlarının Busenaz’ı efsanelerin arasına eklemek olduğunu kaydeden Cahit Süme şu ifadeleri kullandı; “Ben şahsım olarak her sporcuma olimpiyat hedefi koyarım. Daha 13 yaşında Busenaz’a bu hedefi koymuştum. Olimpiyat ruhunu her sporcumuza aşılıyoruz. Yine bazı sporcularımız var. 2024’te olabilecek kapasiteleri var. Çalışmalarımızı daha da arttıracağız. Bundan sonraki asıl hedefimiz 2024 olimpiyatları. Efsaneleşmesini istiyoruz. Busenaz’ın da Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu gibi 3-4 defa olimpiyat madalyası kazansın isterim.”