Buyrun Bayram Namazına

Yazıma Aston Villa fatihi Orhan Kaynak’a Allah'tan rahmet dileyerek başlamak istiyorum. Mekanı cennet olsun. Fatih hocaya, teknik ekibe ve tüm oyunculara; hastaneden, cenaze namazına kadar Küçük Orhan’ı yalnız bırakmadıkları, Trabzonspor’a yakışır şekilde uğurladıkları için teşekkür ediyorum.

Abone Ol

Bu erken ölüm tüm camiayı derinden üzdü.

Cuma gecesi futbola konsantre olmakta zorlandığımız saatlerde Fenerbahçe’nin Lig sonuncusu Karabük’e yenildiği haberi geldi. Büyük bir mutluluk yaşadık mı derseniz yaşadık diyemem. İki gün önce yaşadığımız acı, Fenerbahçe’nin puan kaybı derken duygular birbirine karıştı.

Bizlerin dahi duygularını kontrol etmekte zorlandığı bir günde 20’li yaşlardaki oyuncuları bu maça motive etmek bana göre müsabaka önünün en zor işiydi. Üstelik rakip üst üste 3 galibiyetle, formunun zirvesinde bir takımdı ve Trabzon’a galibiyet parolasıyla gelmişti.

İlk 15 dakika Trabzonspor’un müthiş baskısına sahne oldu. İlk çeyrek dolmadan Trabzonspor 6 korner ile rakip kaleyi zorladı. Rizespor’un Trabzonspor’u iyi çalıştığı, hava toplarında Onuachu’yu iyi marke ettiğini söylemeliyiz

İlk yarı için söylenecek söz; Geriden oyun kuran, topla ilişkisi iyi stoper Batagov’un yokluğunda, bir de önde 3 ön libero ile maça çıkınca çok fazla net pozisyona giremedik.

İlk yarı için söylenecek çok şey yok, başladığı gibi bitti.

İkinci yarıya Zubkov hamlesi ile başladı Fatih Tekke. Zubkov hamlesi hemen meyvesini verdi ve Onuachu golü buldu (1-0).

Golden sonra tempo düştü. Buna rağmen topun kontrolünün Trabzonspor’da olduğunu söylemek gerekir. Falcorelli’nin kaval kemiğine tabanla yapılan müdahalenin kırmızı kart olduğunu VAR’ın hangi kriterle hakemi davet etmediğini bilmek isterdim.

Dakikalar ilerledikçe oyunun kontrolü Rizespor’a geçti. Trabzonspor kendi birinci bölgesinde kabül ettiği oyunda kalesinde pozisyonlarda verdi.

Fatih hocanın ilmek ilmek işlediği, büyüttüğü oyun bu hafta da meyvesini verdi ve haftayı da 3 puanla kapatmayı başardık.

Teşekkürler çocuklar büyük galibiyet!