FKB’de, Siyaset kurumunda, Borsalarda, Üreticilerde, kimde hata var diye sorulsa ilk sıraya fındığı yönetenler, ikinci sıraya ise üreticiler konulur.
Çünkü, FKB’yi yönetenler birbirini yedi, ardından da Lütfi Bayraktar gibi bir fındık komiserini getirdi 2007 yılında işin başına oturttular, halen orada. Fiskobirliğin İstanbul’dan Borçka’ya kadar olan mal varlıklarını tek, tek sattı.
FKB piyasa da olmayınca, Toprak Mahsulleri Ofisi fındığı ne kadar bildi ise o kadar alım yapabildi!
200 TL’den açılan piyasa TMO’nin düşük randımanı almaması ve piyasayı doyuracak, fındığı satması sebebiyle160 TL’ye kadar geriledi.
Üreticinin ‘Sıcak para hemen cebime girsin’ diye acele etmesi, 340 TL olduğunda ‘400 olur mu’ diye kuru fındığın satmamasının da bunda çok önemli etkisi var.
Trabzon Ticaret Borsasının dün basına özel bir daveti vardı. Yeni Meclis Başkanı Yılmaz Karadeniz de Genç meslektaşlarımızla tanıştı.
Büyükşehir Belediyesinin sahildeki Mendirek Cafe restoranına giderken Pazarkapı sahilindeki ekolojik köprüyü kullandık.
Bir kez daha gördük ki, hangi konu olursa olsun önyargılı olmamak lazım.
Ekolojik köprü gerçekten ekolojik. Çiçekler ile bezenmiş, içinden bisiklet yolu bile geçiyor.
Bir kullanın, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Bakanlığı döneminde, Abdulkadir beyin Trabzon’a kazandırdığı önemli eserlerden biri olduğuna karar vereceksiniz.
Trabzon Ticaret Borsası son yıllarda önemli değerlerini kaybetti. Şükrü Köleoğlu, Sebahattin Arslantürk ve Nevzat Özer bu kentin değerleri idi. Mekanları cennet olsun.
Borsa’nın güzel bir basın toplantısı oldu.
Eyyüp Ergan önemli açıklamalar yaptı.
Ve de tüm fındık üreticilerini uyardı:
“Trabzon ve bölgesindeki fındık ağaçları yaşlandı. Mutlaka sökülmeli ve yenilenmeli. Bunu yapmazsak üretim daha da düşecek ve Trabzon fındık memleketi olmaktan çıkacak. Kritik bir eşikteyiz”
Türkiye bir dönem Dünya Fındık piyasasının yüzde 85’ini elinde tutuyordu. Şimdi yüzde 65’leler kadar geriledi.
Yeniden ayağa kakmak için mutlaka kalite.
Toplantıda kokarca konusu da gündeme geldi.
Kokarca ile mücadelede ilk ilaçlamanın yapılması gereken günlerden geçiyoruz. İkinci ilaçlama Temmuz başı olarak ifade ediliyor.
Aynı zaman da da Kokarca ile beslenen Samuray arılarının fındık bahçelerine salınması var.
Eğer, köklü bir mücadele olursa Trabzon fındığı geçen yılki çürük ve yağlı sorununu bir nebze olsun çözer.
Olmazsa, fındık yine dalgalı seyir izler.
Manşet haberde de verdik.
Çay konusunda da sir fabrika olur mu?
Çayı iyi bilen Trabzon milletvekilimiz Yılmaz Büyükaydın, Çağlayan vadisine böyle bir hizmeti getirmek için çok çalıştı.
ÇAYKUR yetkililerin de ikna etti.
Ancak, yer tahsisi konusunda istediği destüeği henüz bulmuş değil.
Fabrika olur mu? Olursa çalışır mı?
Şöyle olur, fabrika sadece Değirmendere, Çağlayan ve Maçka vadisindeki çayı değil, bazı fabikalardaki işleme fazlası çağları da bünyesine alabilir.
Süreci takip edeceğiz.