Ancak gelinen noktada gereksiz kayıplara rağmen şu an itibariyle 20 maçta 12 galibiyet, 8 beraberlik ve 2 yenilgi ile 42 puan toplayan Bordo-Mavililer, lider Galatasaray’ın 7 puan gerisinden 3. sıraya yerleşip 2. basamaktaki Fenerbahçe’nin de ensesine yapıştı.
Bence tartışılmaz gerçektir ki; ortada sonuçsal olarak büyük bir başarı vardır.
Ve elbette bunun da en büyük pay sahibi kimseyi memnun edemese de teknik direktör Fatih Tekke’dir.
Lakin önemli bir çoğunluk Trabzonspor’dan hiç memnun değildir.
Tepkisini de sosyal medyada başta başkan Ertuğrul Doğan ile teknik direktör Fatih Tekke’ye göstererek,
Ya da Papara Park’ın tribünlerini boş bırakarak ortaya koyuyor.
Niye?..
Deniyor ki ;Takıma gerekli transferler yapılmadı..
Bu yüzden Trabzonspor coşkulu bir futbol oynayıp tribünleri ayağa kaldıramıyor.
En sondaki takımlar karşısında bile zor anlar yaşıyor.
Abdullah Avcı’dan miras kalan geri pas illeti sonunda bitti gibi ama, bu kez onun yerini yan pas aldı.
Al sağdan ver sola,
Kimisini de kaptır kalende dönsün gola..
Ayrıca Trabzonspor çok yavaş oynuyor.
Dikine ataklarla rakibe yüklenemiyor.
Kalesine hapsedip baskı altına alamıyor.
Sayısal olarak çoğunlukta olsa bile, rakip oyuncular Trabzonspor ceza sahasında boş kalıp golleri atıyor.
En büyük gol umudumuz Onuachu ama , O da etkili silahı olan kafa vuruşlarını pek gösteremiyor.
Zira, 2 metreden uzun adama bu özelliğine uygun yan toplar atılamıyor.
Galibiyetlerin önemli kısmı berabere bitse sevineceğimiz maçlarda sahada pek görülmese de Muçi’nin attığı inanılmaz gollerle geldi.
Trabzonspor orta sahasında ne dalgakıran görevi yapacak kaliteli bir önlibero var,
Ne de oyunu ve arkadaşlarını yönetip yönlendirecek bir beyin.
Büyük paralar ve beklentilerle alınan Benjamin Bouchouari takıma bile giremiyor.
Soldan çizgiye inip oyunu rakip kaleye taşıyacak diye kadroya katılan 12 milyon 140 bin Euro maliyetli solaçık Olaigbe ise öne doğru gidemedi bile...
Bazı maçlarda öne çıksa da Zubkov dahi çoğunlukla sol ayağından sağına almak istediği topları ezerek bulaştırıyor, pozisyonları öldürüyor.
Ayrıca Sikan’ın gönderilmesi sanki vatandaşları Zubkov ile Batagov’u da etkilemiş gibi..
Peki şimdi diyeceksiniz ki ‘Sen bunlara katılıyor musun?’
Ne ,hepsine ‘Kabulüm’ derim, ne de ‘ Hiçbirine katılmıyorum’
Ama şunu söylerim:
Bence Türk futbolunun gelmiş, geçmiş en yetenekli 3-5 futbolcusundan biri olmasına karşın gerek Trabzonspor’da gerekse de milli takımlar düzeyinde çok haksızlıklara uğramış, başarılı olmasını çok istediğim Fatih Tekke Hocamızın bazı söyledikleri bence hiç uygun düşmüyor.
Ne demek yani; Beğenmeyip gönderdiğimiz bir Arif bile kadrodaki altyapı oyuncularından en az 5 gömlek üstündü!..
Gerçek düşünceniz bu olabilir lakin her düşünülen de söylenmez ki.
Zira böyle dedin mi , kadrondaki altyapıdan gelen tüm oyuncuların üzerine çarpıyı atıyorsun.
Öyle ya; Arif’ten bile 5 gömlek düşük bir futbolcuya değil Trabzonspor’da forma vermek, Lünaparkta dahi penaltı attırmazlar!..
Aynı oyuncu 2. penaltıyı atmamalı
Antalyaspor maçında kazanılan 2. penaltıda da topun başına yine Onuachu geçince ‘ Eyvah eyvah’ dedim ..
Çünkü yaşayarak şahidim ki, eğer çok usta penaltıcı değilse, bir oyuncunun iki penaltıyı da kullanması sakıncalı.
Zira tereddüde düşüyor.
‘Aynı yere mi vursam, yoksa diğer köşeyi mi atsam ?’diye ikilemde kalıp topu dosdoğru kalecinin kucağına gönderiyor.
Lakin bizim Onuachu gibi atanı da hiç görmedim.
Eğer ortaya vuruyorsan kalecinin ayaklarını da hesaba katarak topu yerden keseceksin.
Zaten ilk penaltıyı da ayakla kurtarıyordu.
Neyse,
Umarım ders olmuştur.
Olaigbe niye gitsin?
Umut Nayır karşılığı stoper Baniya ile birlikte solaçık Olaigbe’nin de Konyaspor’a verildiği açıklanmıştı.
3 taksitle 5 milyon Euro bonservis ücretiyle kadroya katılan Olaigbe ile 1 .3 milyon Euro’dan başlayıp 1.6 milyon Euro ile sona eren toplam 7 milyon 150 bin Euro karşılığı 5 yıllık sözleşme yapılmıştı.
Ekonomik sıkıntıdaki Konyaspor’un bunu vermesi,
Oyuncunun da paradan feragat etmesi mümkün olmadığına göre diye düşündüğümden bu transfere şaşırmıştım.
Nitekim yazılanlara göre Olaigbe yıllık 1. 4 milyon Euro’dan 5 yıllık sözleşme isteyince Konyaspor geri adım atmış..
Şimdi şunu diyelim;
Oulai’yi bulup aldırana haklı olarak methiyeler diziyoruz da ,
Olaigbe gibi fiyasko transferleri yaptıranlara bişe yok mu?
10 bine düşürün garantiye alalım!
Başkanlık sisteminde pek iş düşmeyen milletvekillerinin bazıları, kendilerini Reis’e beğendirmek için değişik varyasyonlara giriyorlar ama ,çoğunda baltayı taşa vurup aksine büyük tepki görüyorlar.
Bunlardan biri de AKP’ye geçerken verdiği topuk selamıyla gündem olmuştu.
En düşük emekli maaşının 20 bin TL olmasını yetersiz bulanlara sitem eden bu sayın vekil; ’Emekli maaşı 20 bin TL deyip tepiniyorlar.
Kardeşim sen İsviçre'de yaşamıyorsun.
Etrafında Yunanistan, Ermenistan, Suriye var’ demiş..
İyi , güzel de; O zaman sen niye İsviçre’de yaşıyormuş gibi maaş alıyorsun? deyip ardından şunu da soralım;
Ne yani; En düşük emekli maaşı 30 bin lira olsa Yunanistan bizi işgal etmeye mi kalkacak?
Ya da Ermenistan saldırıya mı geçecek?
O zaman 10 bine düşürün, hepten güvende olalım!..
Bu melek tanıdık!
Roma'da tarihi bir kilisenin restorasyonu yapılırken içindeki melek figürlerinden birinin İtalya Başbakan Giorgia Meloni'ye benzetilmesi gündem olmuş.
Roma Piskoposluğundan yapılan açıklamada bunun şaşkınlıkla karşılandığı belirtilirken, başbakan Meloni ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ‘Ben kesinlikle bir meleğe benzemiyorum." demiş..
Geçmiş zaman olur ki...
Rıfat Dedeoğlu ile Krino Kafato Maraş Caddesinde