Baban ölür önce
Ağlarsın,
Sonra sessiz hıçkırıklarını kara gece duyar sadece,
Ve sadece yastığın saklar gözyaşlarını.
Zaman geçer aradan
Aylar, hatta yıllar geçer,
Özlersin,
Sızlar yüreğinin sol köşesi
Anlatmak istersin özlemini tüm dünyaya haykırarak
Tüm dünya seninle özlesin istersin,
Ama anlatamazsın hiç kimseye
Belki de o özlemi ifade edecek kelime yoktur lügatte,
Düğüm olur,
Sonra yutkunursun geçsin diye ama geçmez o düğüm,
Ve sonra özlemin akar, akar gözlerinden.
Yılda bir kere de olsa bu sütuna kendi duygularımı aktarmak istedim.
Aslında içimdeki hislerin dışa yansıması olarak görün.
Babamın doğum günü bugün.
1 Şubat
Aramızdan ayrılışının da 3. yıldönümünü iki ay geçti.
İçimden onunla konuşmak geldi.
Ona bir mektup yazmak istedim
Öyle geldi içimden.
Ölmeden önceki son yaş gününde aldığım yaş pastayla doğum gününü kutladığımızda ağlamaya başladı.
Hayırdır baba niye ağlıyorsun sordum
82 yıldır ilk kez doğum günümde pasta kesiliyor dedi.
Bir ilkti onun için ve çok mutlu olmuştu.
Benim de burnumun direği sızlamıştı şimdi olduğu gibi, gözlerim dolmuştu ama belli etmek istemedim. Ben yaşlarımı içime akıttım.
Ölümünün ardından bizsiz geçirdiği 3. doğum günü bugün sevgili babamın.
İyi ki doğdun babam, iyi ki doğdun arkamızdaki dağ.
Doğum gününde sana yaş pasta getiremiyorum ama sana bir mektup yazmak istedim.
Cennete mektup yazmak gibi
Sevgili babacığım;
Üç yıl oldu belki çok zaman olmadı ama gittiğinden beri seni hiç rahatsız etmedim. Biliyorum ki bize öğrettiğin dürüstlüğün, hakkın-hukukun, insan sevgisinin, yardım severliğin karşılığında cennettesin.
Annem ve ablamla birlikte,
Ara sıra hep birlikte dedemlere gidersiniz, amcama, halalarıma, dayımlara uğrarsınız.
Ondan rahatsız etmek istemedim.
Sen bize hep dürüst olmayı, insanlara saygılı olmayı, yardım sever olmayı, elimizden geldiğince destek olmayı, kul hakkı yememeyi öğrettin.
Öyle de olduk baba,
Çocuklarımıza da aynı duyguları vermeyi ve nasihatler etmeyi aktarıyoruz sevgili babam.
Ama kimse mutlu değil bu dünyada
Dünya mı bozuldu, yoksa insanlık mı öldü bilmiyorum ama mutlu insan sayısı azalıyor her geçe gün.
Dünyayı kasıp kavuran bir virüs çıktı ortaya
Çin’den evlerimize kadar geldi. 2 milyon 250 binin üzerinde insanın ölümüne neden oldu.
Yakınlarımızdan da çok kaybettiğimiz oldu.
Senin arkadaşın adaşın, Mustafa Ağırman’ı aldı aramızdan. Hüseyin Sezer vardı ya onun oğlu Osman abiyi uğurladık üç gün önce, Salih Ağırman ile birlikte çok büyüğümüzü uğurladık yanınıza.
Aşısı bulunmuş ama hala dünyayı tehdit ediyor.
Dünya her geçen gün kötüye gidiyor sevgili babacığım,
Savaşlar bitmiyor, insanlığa yapılan zulümler sürüyor,
Bizler de ara sıra düşüp kalkıyoruz ama şükürler olsun ayaktayız.
Sevgili babacığım,
Senden sonra yengemi, dayımı ve eşini uğurladık yanınıza, karşılamışsınız onları. Annem kardeşine kavuştuğuna sevinmiştir ama bizi ağlatarak geldiler.
Güzel anam, canımın içi, yüreğimin parçası, kokusuna doyamadığım kainatım babam sana iyi bakıyordur değil mi?
Ablaların ablası, 40 yaşında beyazlara sarılıp toprağa karışan güzel ablam, canımın yongası orada da rahat yok sana.
Tıpkı dünyada olduğu gibi Anneme ve babama yine sen bakıyorsun.
Hem de iyi bakıyorsun biliyorum.
Gül kokulu yüreğimin parçaları acınız hiç dinmiyor, özleminiz hiç bitmiyor,
Babalar soğuk görünür ama sıcaklığı ölüp gittikten sonra da hissedilir derler, öylesin baba.
Ne sizi unutacak kadar zaman geçecek, ne geçecek zaman sizi unutmaya yetmeyecek, yanımızda olmasanız da sizi unuttuğumuzu sanmayın, alışmayı öğrettiniz ama unutmayı asla güzel annem, babam, ablam
Sevgili babacığım aslında anlatacak o kadar çok şey var ki, dünya işleriyle sizi yormak istemedim.
Mektubuna son verirken sizleri hasretle ve özlemle kucaklıyorum.
Babaların babası doğum gününde pasta getiremiyorum ama ruhuna okuduğumuz Fatihalar bu yaş gününün pastası olsun.
Doğum günün hediyen dualarımız olsun.
Mekânın cennet olsun,
Doğum günün kutlu olsun koca yürekli adam