Bahçeli’nin, krizin ilk anından itibaren CHP’nin köklü bir cumhuriyet kurumu olduğunu vurgulaması, ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’e "uzlaşı ve feragat" formülleri sunması, hatta en son 9 Eylül gibi nokta atışı bir kurultay tarihi önermesi sıradışı bir siyasi refleksi mi? yoksa sürecin nereye evrileceğini bizzat şekillendirmek ya da en azından sınırlarını çizmek mi ?
Bahçeli, "devletin ve sistemin istikrarı" adına bir sağduyu çağrısı yapıyor gibi görünse de. Bence bu durum, CHP'nin iç işlerine ve kurumsal iradesine açık bir dış müdahale veya yönlendirme çabasıdır. Bir siyasi partinin kurultay takvimini ya da genel başkanlık dengelerini rakip ittifakın liderinin formüle etmesi, CHP tabanında ve yönetiminde doğal olarak bir "siyasi vesayet" veya "içişlerine karışma" algısı oluşturmaz mı?.
Devlet Bahçeli’nin sunduğu reçeteler sürecin hem hukuki hem de takvimsel olarak kontrol altında tutulmasını istediğini açıkça ortaya koyuyor.
. Bahçeli, hukuki bir usul tartışmasının (mutlak butlan) üzerine basarak CHP'yi; "yolsuzluk", "usulsüzlük", "tutuklamalar" ve "ahlaki meseleler" gibi kavramlarla aynı paranteze alıyor. Bir siyasi partinin kurultay krizini, doğrudan o partinin ahlaki olarak çürüdüğü tezi üzerinden okumak asla tarafsız veya iyi niyetli bir yaklaşım olamaz.
Bahçeli "Arınma ve Temizlenme" Söylemiyle Siyasi Alanı Dizayn Etme radikal öneri, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydı yapılması gerektiği yönündeki "direktif". Bir muhalefet partisinin üye yapısına, kimlerin üye kalıp kalmayacağına iktidar ortağının karar vermeye veya yön vermeye çalışması siyasi mühendisliğin en somut örneğidir. Bahçeli, "yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler temizlenmiş olacaktır" diyerek, CHP tabanını ve delege yapısını kendi siyasi kriterlerine göre tasfiye etmeye davet ediyor.
Buradaki temel çelişki tam olarak şurada düğümleniyor: Bir yandan "CHP köklü bir partidir, kaosa sürüklenmesin, devletin bekası için ana muhalefet ayakta kalmalı" imajı çiziliyor. Diğer yandan, köklü partinin içi tamamen "şeffaf olmayan, yolsuzluğa bulaşmış ve arınması gereken" bir yapı olarak kodlanıyor. , eğer amaç sadece hukuki krizin aşılması ve ülkenin ana muhalefetsiz kalmaması olsaydı, dil çok daha yapıcı, birleştirici ve sadece usule odaklanan bir tonda kalırdı. Ancak bu net ifadeler gösteriyor ki; Cumhur İttifakı, CHP’nin yaşadığı bu ağır hukuki krizi, rakibini siyasi ve ahlaki olarak tamamen yıpratmak, kendi tabanı gözünde meşruiyetini sorgulatmak ve mümkünse partinin iç yapısını kendi istediği doğrultuda zayıflatmak için bir manivela olarak kullanıyor. Yani ortada bir iyi niyet arayışından ziyade, rakibin en zayıf anında vurulan ve onu içeriden bölmeye, üye yapısına kadar müdahale etmeye odaklanmış çok sert bir siyasi strateji var.
Bahçeli’nin bu süreci neden zamana yaymak istiyor ? kurduğu "zaman tuzağını" Normal şartlarda hukuki bir boşluğa düşen ve acil çözülmesi gereken bir krizde, iyi niyetli bir yaklaşım "yangını hemen söndürmeyi" yani en hızlı şekilde kurultaya gidip meşru bir yönetim seçilmesini gerektirir. Bahçeli’nin tam tersini vazettiğini görüyoruz.
Kurultay Öncesi "İl ve İlçe Kongreleri" Şartı: Krizi Kökten Yaymak Bahçeli doğrudan büyük kongreye gidilmesini değil, "İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir" formülünü sunuyor. Siyaseten bunun anlamı şudur: CHP’yi sadece tepede bir genel başkanlık tartışmasıyla değil, en küçük ilçesinden en büyük iline kadar aylarca sürecek çok sert, kavgalı ve sancılı bir iç hesaplaşma sürecine sokmak. Kongre süreçleri her partide enerjiyi içeriye çevirir; Bahçeli bu hamleyle o yarayı tüm yerel teşkilatlara yaymayı hedefliyor.
Bahçeli tarafından yapılan 9 eylül tarihi. An itibari ile hukuken kimin yönettiği belirsiz CHP yi Kamuoyunda her gün kavgalarla tartışılan bir parti konumuna düşecek. İktidar bloğu açısından bu 3-4 ay, muhalefetin tamamen kendi içine gömülmesi, politikasız kalması ve toplumsal güveni kaybetmesi için bulunmaz bir nimet. "Partinin kuruluş tarihi" gibi kulağa hoş gelen sembolik bir gerekçenin arkasına saklanan şey, aslında CHP'yi aylarca felç etme planıdır.
Bahçeli ‘nin Çift Başlılık Tuzağı "Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu'dur" ifadesi ise bu zaman yayma stratejisinin asıl fitilidir. Mevcut Özgür Özel yönetimini tamamen baypas edip, görevi eski genel başkana paslayarak CHP içinde aylarca sürecek çift başlı bir meşruiyet savaşı başlatmak. Kılıçdaroğlu kongreleri toplayacak, Özel tarafı buna direnecek ve bu yıpratma savaşı 9 Eylül'e kadar her gün derinleşerek devam edecek. CHP derhal bir olağanüstü kurultay toplayıp bitirerek sonuca gitmeli ki kriz