Chrıst Oulaı’yi Anlamak!

Tam Adı : Christ Ravynel Inao Oulai Doğum Tarihi : 6 Nisan 2006 (19 yaşında) Doğum Yeri : Fildişi Sahili Boyu : 1,73 m. Mevki : Orta saha

Abone Ol

Yukarıda kişisel özelliklerini belirttiğimiz bu kısa girişten sonra, gelelim Oulai’yi anlatmaya… Oulai, futbolda zor mevkilerden biri olan orta sahanın ortasında görev yapan Trabzonsporlu futbolcudur. Bu mevkide görev yapan bir futbolcunun maç performansını ve psikolojisini yorumlayıp eleştirirken bu alanda oynamanın futbol sporundaki zorluk derecesini, söz konusu mevkinin futbol takımının omurgasının ana noktası olduğunu, zor bir mevki olduğunu dikkate alarak yorum ve eleştiriler yapılmalıdır. Ayrıca bu konumda oynayan bir futbolcuyu eleştirmek için futbol sporu hakkında bilgi sahibi olmak, teşbihte hata olmaz, futbol sahasının kirecinden nasibini almak gerekmektedir.

Hele bu oyuncunun, yani Oulai’nin oynadığı takım Trabzonspor olunca mevkinin önemi ve sorumluluğu daha da ağırlaşıyor. Çünkü bir takımın orta sahasının maç içinde kaldırması gereken yük çok fazladır. Canlı omurgasını düşünelim; omurgadaki bir ağrı tüm vücudu çalışamaz hale getirir. Bu durum belki herhangi bir Süper Lig takımında kolay olabilir, gereğince önemsenmeyebilir. Trabzonspor ligde her yıl şampiyonluğa oynayan ve lige çıktığı ilk yıllardan beri şampiyonluğu hedefleyen bir takım… Bu takımın orta sahasının ligdeki her takımın orta sahasından daha güçlü, daha farklı olması ve üzerine düşen bu ağır yükü kaldırabilmesi, bu sorumluluğu taşıyabilmesi gerekmektedir. Tabii ki bunun da maddi manevi bir bedeli olacaktır. Olmalıdır…

İşte bu düşüncelerle Trabzonspor’un orta sahasının ortasında görev yapacak henüz 19 yaşında, çok genç yaşta bu ağır yükü kaldıracak, bu sorumluluğu taşıyacak bir futbolcu satın alınıyor: Christ Oulai… Yaşı küçük, çok genç; fakat yükü ağır ve sorumluluğu çok fazla… 19 yaşındaki oğlunuzu aklınıza getirin. O yaşlardaki herkesin motivasyona ihtiyacı vardır. Empati yapalım lütfen. Bu yaşta bu zor mevkinin sorumluluğunu ve ağırlığını yüklenmek her babayiğit futbolcunun harcı değildir…

Bunları yazarken Oulai’nin bu görevi yapamadığını söylemek istemiyorum. Bilakis bu görevi genel olarak yapıyor. Fakat oynadığı mevki ağır ve zor olduğu için enerjisini aşırı harcayıp, kendini aşırı yıpratarak görevini yapmaya çalışıyor. Bu arada yaptığı ardışık pas hatalarını gençliğine bağlamanın mantıksızlığını söylemek isterim. Keza önceki yazılarımda da söz etmiştim. Hiç kimse yapılan pas hatalarını gençliğe endekslemesin. Arda Güler de çok genç ama maç başı pas ortalaması %90.66… Bir futbolcu çok pas hatası yapıyorsa maçta aldığı yükün ve sorumluluğunun dikkate alınması gerekmektedir. Hemen tefe koymanın bir anlamı olmaz. Teknik kadro başta olmak üzere Trabzonspor taraftarının da öncelikle Oulaiye ve tabii ki tüm futbolculara psikolojik açıdan destek olması onların hata yapma ve kart görme olasılıklarını azaltacaktır. Bunlar bizim futbolcularımız iyi günde kötü günde her bakımdan onlara destek olmalıyız.

Oulai, kendine verilen görevi yaparken oynadığı mevkinin sorumluluğundan kaynaklı saldırgan ve sert oynamak mecburiyetinde kalıyor. Bu oyun tarzı yüzünden aldığı sarı kart sayılarına çok dikkat etmekte yarar var. Tüm futbolcular her hafta oynanacak müsabakalarda eksiksiz görev almak, kart cezalısı olmak istemezler. Bu yüzdendir ki, haftanın her günü antrenman yaparak maça hazır olmak isterler.

Oulai, antropometrik yani vücut fiziksel özellikleriyle bir Onuachu, Batagov ve Folcarelli gibi değil… Boyu kısa, çabukluğu var ama hızı ve hızındaki sürekliliği çabukluğuna eşit düzeyde değil… Maç kondisyonu maksimum düzeyde değil; yakından izleyin, bazı durumlarda nasıl nefes aldığını göreceksiniz. Futbolcu yorulmaz diye bir kanun yok fakat antrenman yapmanın da bir amacı olmalıdır.

Oulai'ye yüklenen görev icabı aldığı yük ve sorumluluk, bir noktadan sonra onu psikolojik olarak bunaltıp hırçınlaşmasına ve kart görmesine sebep oluyor. Teknik direktör ve yardımcı antrenörler, bu futbolcunun daha çok yükün altına girmemesini sağlayacak taktiksel ve psikolojik hamleleri ve yardımcı oyuncuları devreye sokabilmelidir. Oulai’nin daha çok sorumluluk alabilmesi için öncelikle maç içi kondisyon düzeyinin kontrolünü sağlayacak duruma getirilmesi için mesai harcamaları ve psikolojik destek sağlamaları gerekmektedir.

Bir sporcunun maç içi kondisyon düzeyi maksimum düzeylere ulaşırsa daha sağlıklı kararlar verir, psikolojisi daha sağlıklı olur. İşte o zaman saldırganlık ve sertlik ortadan kalkar; yerini mantıklı ve akılcı davranışlar almaya başlar. İşte o zaman sürekli kart gören futbolcu kart görmemeye başlar. Yani demem o ki; fiziksel ve psikolojik eksiklikler, yerini kart görmemek gibi mantıklı davranışlara bırakır.

Trabzonspor’un önümüzdeki beş maçlık müsabaka serisini çok iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Oulai'nin fizik, kondisyon ve psikolojisi verimli bir noktaya ulaştırılırsa Galatasaray maçı belki de onun en iyi performans maçı olabilecektir. Fakat orta sahayı sadece Oulai ile düşünmek, sadece ona bel bağlamak hatalı bir düşünce olur.

“Omurga bir bütündür, parçalanamaz.” Orta sahayı üçlü olarak değerlendirmeliyiz. Oulai'nin yanında, iyileşirse Folcarelli ve Mustafa Eskihellaç’ın hırsı, saldırganlığı, sürati ve enerjisiyle, ayrıca Benjamin Bouchouari de son haftalardaki umut veren görüntüsüyle Trabzonspor’un orta sahasının bu yükün altından kalkabileceğine inanmak istiyorum. O zaman güzel müsabakalar, iyi puanlar ve başarılar bizleri bekliyor olacaktır. Akıl ve mantığı hiçbir zaman göz ardı etmeyeceksin. “Asla umutsuz olmayacaksın.” Vesselam.

Öğr. Gör. Ed. Yılmaz ÇAKMAK