Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, huzurun, güvenliğin olmasının hem demokrasi açısından hem de kalkınma açısından çok çok önemli olduğunu belirterek, "Huzurun, güvenliğin olmadığı yerlerde insanlar temel hak ve hürriyetlerini yaşayamazlar. Demokrasi diyorsak hepimizin şiddeti, terörü bir kenara koymamız lazım" dedi. Yılmaz, "Ekonomik politikalarımızı yerelde olsun, merkezde olsun şekillendirirken ilk sorduğumuz soru şu; tartıştığımız konunun ilgili tarafları kim. İlgili taraflarla bir araya gelip bu meseleleri konuşmalıyız diyoruz. Onlarla bir araya gelip politikalarımızı şekillendirip belirliyoruz. Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 23 yılda farklı bir zihniyetle hareket ettik" dedi.
"GEÇMİŞTE TERÖR NEDENİYLE, GÜVENLİK ENDİŞESİ NEDENİYLE YETERİNCE BU BÖLGEMİZDE GELİŞMEDİ"
Yılmaz, ilk defa altıncı bölge teşvikleri getirildiğine değinerek, "Niye bu bölgemize yaptık, çünkü genç nüfus var. O genç nüfusun istihdamı için çok güçlü teşviklerle destek olduk. Doğu ve güneydoğuda konfeksiyon geliştiyse bu desteklerle oldu. Özel sektörü destekledik. Sadece kamu yatırımlarıyla bir ilin, bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Gerekli ama yeterli değil. Özel yatırımların da yapılması gerekiyor. Geçmişte terör nedeniyle, güvenlik endişesi nedeniyle yeterince bu bölgemiz gelişmedi. Buranın insanı uygun koşullar olmadığı için gidip batıya, başka bölgelere yatırım yaptılar. Bugün Türkiye'nin birçok bölgesinde iş adamları çok da başarılı bir şekilde yatırımlarını, ticaretlerini yapıyorlar" şeklinde konuştu.
"SİLAHLARIN GÖLGESİNDE DEMOKRATİK SİYASET OLAMAZ"
Bugün ulaşılan huzur ve güven ortamının kıymetinin çok iyi bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörün olmaması, huzurun olması, güvenliğin olması hem demokrasi açısından, hem de kalkınma açısından çok çok önemli. Huzurun, güvenliğin olmadığı yerlerde insanlar temel hak ve hürriyetlerini yaşayamazlar. Demokrasi diyorsak hepimizin şiddetti, terörü bir kenara koymamız lazım. Sivil, demokratik siyaseti savunmamız lazım. Silahların gölgesinde demokratik siyaset olamaz. Çok açık ve net. Kim halkı ikna edebiliyorsa o ortamda kararlar alınıp ilerlenir. Bizim zihniyetimiz budur. Terörsüz bir Türkiye hem demokrasi açısından, hem de kalkınma bakımından çok çok önemli. Huzur, güven ortamı pekiştiği zaman özel sektör yatırımları da artıyor. Başka yerden size sermayede gelmeye başlıyor. Bölge çok daha hızlı bir şekilde kalkıyor, önemli."