DENGELERİ BOZULDU!

Abone Ol

Milyonlarca Euro’yu, Dolar’ı saçıp iki takım kuracak kadar transfer yapmalarına, daha maçlar oynanmadan peşin açık ara şampiyon ilan edilmelerine karşın işleri umdukları gibi gitmeyen..

Sahasında şu ana kadar 7 kez mağlup olarak  tarihi  rekor kıran Fenerbahçe, önce 3-5 takımın katıldığı mahalle maçlarında aldığı  kupaların ‘Türkiye Şampiyonluğu’ olarak tescil edilmesi için TFF’ye başvurdu.

 Ardından, ‘Fark yaparız’ diye çıktıkları maçta lig sonuncusu Gençlerbirliği’ne mağlup oldular yine TFF’ye müracaat ettiler..

Niye?

Futbolun içindeki FETÖ’cüler Fenerbahçe’yi  başarısız kılarak  taraftarını  sokaklara döküp ülkede huzursuzluk çıkarmak  için düğmeye basmış..

Elbette  hala  varsa  bu hainler her yerden temizlenmeli de, her yenilgiden sonra o kadar bahane ürettiniz ki, inandırıcılığınız kalmadı..

Ne yani, bu maçta kendi kalesine gol atan Serdar’ın yerinde makyajla buna benzettikleri birini mi oynatmışlar?

Kaldı ki geçmişte bunlarla yakın ilişkide olup 17-25 Aralıktan sonra tövbekar olduğunu beyan edenleri en kritik görevlere getiren sizsiniz..

Sonradan foyaları ortaya çıktığı için yargılanıp tutuklananların kararlarıyla güya Pir-ü pak! olan sizsiniz..

Ayrıca bunlar her kimse, Fenerbahçe’nin Trabzon’da oynadığı  maça niye hiç  karışmamışlar?

Trabzonspor’un olmayan faulle mutlak gollük atağının kesilmesine, bariz penaltısının verilmemesine seyirci kalıp FB’nin daha o maçta ligden kopmasını, hocasının kovulmasını niye önlemişler?

Ne tesadüf ki, bütün bunları  tam de UEFA’nın şikeden ceza alan kulüpleri açıklamasından hemen sonra  anlamışlar..

Dünya gündemine sunulan bu açıklama taraftarını on yıldır  ‘Kumpas’ diye  avutanların  aslında başkasının kupasını müzesinde  saklamakta  olduğunun, bunun adının da kumpastan başka bir şey olduğunun bir kez daha en yetkili makamlarca teyit edilmesi midir?

Yoksa bu mudur dengelerini bozan!

Kaldı ki bu ülkede hakem hatalarından en çok kazançlı çıkan takım bellidir.

En çok mağdur olan ve en az 5 şampiyonluğu göz göre göre elinden alınan da..

Bıraktık 2010-11 sezonunu, daha geçen yıl  yaşananlar hafızalarda tazedir..

‘Ülkenin huzurunun bozulmaması  için FB’nin şampiyon olması şarttır’ diye  bir kural da yoktur..

Topu taca atarak, çamura yatarak gerçekleri değiştiremezsiniz.

Huzur arıyorsanız,  önce  kendiniz  milletin huzurunu kaçırmayacaksınız..

Hem Adalet tek kale maç yapmaz!

Limiti simit parası kadar aşan  alt liglerdeki takımların puanları çatır çatır silinirken, ‘Dünya yıldızı’ dediğiniz oyuncunun haftalık binlerce Sterlini bırakıp sizde bedava oynamaya geldiğine milletin inanmasını beklemeyeceksiniz..

Rakibin hiç teması olmayan  oyuncunuzun  Dum-Dum kurşunu yemiş gibi beş takla atarak kazandığı penaltıya ses çıkarmazken, ‘Ayağı yarım santim öndeydi, çizgi yanlış çizilmiş’ savunmasıyla yenilgiye kılıf aramayacaksınız?

Biz o çizgilerin Trabzonspor maçlarında nasıl çizildiğini iyi biliriz!

**

Kaldı ki: ‘Bir taşla şampiyon olduk’

‘Siz şampiyonlukların sahada kazanıldığını mı sanıyorsunuz..

Şampiyonluk sevinci yaşayan oyuncusuna ‘Fazla sevinmeyin nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz?’ diyen.

Ayrıca şampiyonluktan sonra artık her kimseler, ‘Görünmez kahramanlara teşekkür eden başkanlar sizde.

O kadar değerli hizmetler! yaptıkları halde birden bire futbol piyasasından kaybolmak zorunda kalanlar sizde..

Öteki takımların şampiyonluklar engellenince çıkmayan bu kaos, siz olamayınca niye çıkıyormuş?

Yok yine polis arabası mı yakar sizinkiler?.

Gidin işinize ya..

Ülkenin başka sıkıntısı yok da, tek derdi sizin şampiyon olup olmamanız mı?

**

Bitirirken, ‘FB haksızlığı hak olarak gören bir kulüptür’ diyen merhum Özkan Abi’nin (Sümer) bir olayda ‘Huzursuzluğu ben mi çıkarıyorum ?’ diyen kişiye  verdiği cevap geldi aklıma;

 ‘ Evladım, sen huzursuzluğun tarifisin’

****

SORUMLULAR DİKKATLİ OLMALI

Art arda alınan galibiyetlerin peşinden yaşanan kötü sonuçlarla  Trabzonspor’un sadece taraftarının değil, belli ki yöneticilerinin de keyfi epeyce kaçtı. Son Erzurumspor beraberliği üzerine  Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun ucu teknik direktör Abdullah Avcı’ya dokunan sözleri bence hiç uygun olmadı. Düşünceniz doğru olabilir ancak her doğru her yerde söylenmez.  Çağırırsınız hocayı odanıza,ya da yönetim kurulu toplantısına  varsa bir şikayetiniz ki çok normaldir olabilir, dile getirirsiniz. En azından ikiden ikiye söylenecek şeyleri öyle  kameraların önünde, mikrofonların karşısında dile getirirseniz insanların şevkini kırarsınız..

 Şimdi Hoca’da bir açıklama yapıp bu sözlerinize’ Bana doğru dürüst oyuncu mu verdiniz? O puanları almasaydık  bu takım şimdi küme mücadelesi yapıyordu dese olur mu?

Olmaz..

Söyledikleri doğru da olsa , olmaz..

Bu yüzden sorumlular dikkatli olmalı..

Kaş yapayım derken göz çıkarmamalı..

Üstelik ortada Hocalık bir şey yoktur.

Çünkü elindeki malzeme bellidir..

DURDURUN BU KATLİAMI

Şehir içinde piknik yapacak, denize girecek sahili kalmayan..

Bu yüzden gençlerinin yüzde doksanı yüzme bilmeyen Trabzon’un elde kalan ender yerlerindendir Söğütlü’de Sebatspor Tesisleri’nin önündeki kıyı..

Lakin bu son  sahile de dozerle girmeyi başardılar!

Neymiş?

Yürüyüş ve bisiklet yolu yapılacakmış.

Yahu kala kala bir orası mı kalmıştı, yol yapacak başka yer mi bulamadınız mı?

Milyonlarca yılda oluşan ve çok ender bulunan siyah kumuyla milletin çoluk çocuk nefes alacağı,

piknik yapın denize gireceği, çay demleyip kaygana yiyerek stres  atacağı, radyosundan Trabzonspor’un maçlarını dinleyeceği  bir yerden başka yol yapacak yer kalmadı mı?

Hem vatandaşlık hem de Trabzonluluk görevimizi yapalım, iş işten geçmeden ilgilileri, yetkilileri uyaralım.

Yapmayın, etmeyin Trabzon’un neredeyse elde kalan tek sahiline de kıymayın!

Yedi sülalenizle vebal altında kalmayın..

Sonra kafanızı duvarlara vurmayın.

Tabiatın bize armağan ettiği  bir yeri tabiata karşı gelerek yok etmeyin..

Son pişmanlık fayda etmez..

Zaten derelerde su ,tepelerde ağaç kalmadı..

Bırakın da deniz kıyısında biraz kum olsun..

**********

İLK TRANSFER FORMA OLMALI!

Trabzonspor sezon sonunda ’ Kimi almalı ,nereye takviye yapmalı’ arayışları sürerken bize de soruyorlar;  Abi sen ne diyorsun?’

Benim cevabım kısa ve net:

‘Ben olsam ilk önce Bordo-Mavi bir forma alırım’

Çünkü Bordo-Mavi formaya hasret kaldık, hasret.

Sahada Trabzonspor’u değil de sanki başka takımı izliyoruz.

Hem nedir bu lacivert inadı?

Bu takımın forma renkleri değişti de bizim mi haberimiz olmadı?

Alın işte biri Trabzon’un göbeğinde, Meydan Parkında bir Trabzonspor amblemi, diğeri şirin ilçemiz Yomra’da..

Hangisi güzel, hangisi bizim rengimiz..

Sağ olasın Mustafa Başkan..