DEPREM GERÇEĞİ VE AFAD
Olası bir İstanbul depremi ne yazık ki çok daha can yakacak milyonlarca insan evsiz-yurtsuz kalacak
Bu gerçeği göz-ardı etmeden tedbirleri ve önlemleri en üst seviyeye çıkarmak zorundayız
Hala bir çok eksiğimiz var.
Yıkılması gereken binalar gözümüzün içine bakıyor.
İstanbul’da 48 bin bina ciddi risk altında.
Bilim insanlarının uyarıları havaya gidiyor..
Elazığ, Malatya ve İzmir’den sonra adres belli.
Hepimizin üzerine düşen sorumluluğu var.
Sonradan ah-vah çekmenin hiçbir faydası yok.
Deprem öldürmüyor ama ihmal öldürüyor unutmayalım.
Deprem sonrası kurtarma çalışmalarında büyük bir fedakarlık gösteren başta AFAD olmak üzere Kızılay, Jandarma, AKUT, benimde üyesi olduğum ANDA,İHH,UMKE ve tüm gönüllü bütün kurum ve kuruluşlarla birlikte vatandaşlarımızı yürekten kutluyorum
İnsan üstü bir çaba gösterdiler.
91.saatte kurtarılan 4 yaşındaki Ayla bebek tüm dünyanın yaşama tutunma umudu olsun
Devletin ilgili bütün kurumları da İzmir için seferberlik ilan etmiş durumda.
İzmir büyükşehir ve yakın civar illerin belediye ekipleri canla-başla mücadele ediyor
AFAD felaket anlarında son dönemlerde gösterdiği başarılı çalışmalarla takdir topluyor.
Kriz yönetme ve organizasyon ufkunun sahada başarıyla uygulanmasını İzmir’de bir kez daha gördük.
İç İşleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu’nun yönetim kademesinden ekipman ve malzemelerine kadar yakından ilgilendiği Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) üstendiği önemli misyonu hakkıyla yerine getiriyor
Böylesine önemli kurumlarda mutlak suretle liyakatlı-yetenekli ve önemlisi vicdanlı/merhametli insanlara ihtiyaç var.
Kendisi ile barışık olmayan yaşamı sevmeyenlerin yapacağı görevler değildir bunlar.
Çünkü deprem altında kalan her canlı sizden destek ve yardım beklemektedir.
Gerekirse tırnaklarınızla kazıyacak enkaz altındakilerini çıkaracaksınız
İşin özü zaten burada başlıyor.
İşinizi-aşınızı ve ekmeğinizi sevecek ve saygı duyacaksınız.
Nerden geldiğinizi de asla unutmayacaksınız
Sadece AFAD mı?
Hayır elbette..
Her yerde böyle olmalı
Düşünsenize çocukları sevmeyen onlardan nefret eden biri ilkokul öğretmeni oluyor.
Hangi üniversiteyi bitirirsen bitirsin isterse üstün zeka olsun eğer kalbi karanlıksa o öğretmen çocuklara hiç-bir şey veremez.
Toplum olarak zaten en büyük kaybımız bu değil mi?
Devletin ve özel sektörün en önemli görev sahalarında ne yazık ki işin ehli olmayan tesadüfen koltuk sahibi olan binlerce insan var
Çoğunda ne ahlak var ne maneviyat ne de insani bir duruş..
Kişisel çıkarlarından başka gözleri hiç-bir şey görmüyor.
Kibir köleliktir.
Vefasızlık ise şeytanlaşmaktır.
Kalbi kararanlar peygamberlerden bile şifa bulamamıştır.
Kararan kalpler ve vicdanlar için ölüm bile kurtuluş sayılmaz
Allah vatan-bayrak-ezan aşkıyla görev yapan insanlıktan yana olanların her daim yardımcısı olsun.
Her geçen gün daha yozlaşan şu sıkıntılı günlerde güzel insanlara inanılmaz ihtiyacımız var
Arkadaşlıkların pazarda bittiği;
Dostlukların anlık satıldığı;
Menfaat için insanların yapamayacağı şeyin kalmadığı günlerdeyiz..
Hayat zorlaşıyor..
Bir tarafta hastalıklar diğer tarafta sel-deprem ve afetler.
Gelin sevgisi-saygıyı paylaşmayı ve dayanışmayı ;
Gelin merhameti ve güzelliği;
Gelin yeniden İNSANLIĞI ayağı kaldıralım..
Allah hepimizin yardımcısı olsun.