Recep Yazıcıoğlu da kendisine;
“Çok iyi olur. Ben de sıkıldım. Tebdili kıyafetle şöyle uzak bir köye beraber gidelim” der.
Hemşehrisi, çocukluk arkadaşı Adnan Kahveci özel arabasıyla gelmiştir.
İkisi de tanınmamak için köylü vatandaşlar gibi giyinirler.
Adnan Kahveci’nin kendi arabasıyla uzak bir köye doğru yola çıkıp, köyün biraz uzağına arabayı park edip yürüyerek köye giderler.
Yolda köyün yakınındaki bir bahçede çalışan bir ihtiyarı görürler.
“Selamunaleyküm amca, kolay gelsin. Biz Allah’ı misafirleriyiz. Karnımız da tok ama bu gece bu köyde kalmak istiyoruz. Misafir kabul eder misin” derler.
İhtiyar amca da “O ne demek evladım. Başımızın üstünde yeriniz var. Haydi hemen eve gidelim” deyip misafirlerini evine götürür.
Yaşlı hanımına;
“Hanım bak sana 2 tane tanrı misafiri getirdim. Malın gittiğine bakma yüzün ağrıdığına bak” der.
Yaşlı amca ve teyze misafirlerinin rahat etmeleri için ellerinden geleni yaparlar.
Misafirler sabah erkenden kalkıp giderler.
Yaşlı amca bakanı ve valiyi tanımıştır ama o da belli etmemiştir.
Hanımına dönerek “Hanım bu gece bizim fakirhaneye devletin bakanı ve valisi misafir oldu, şereflendirdi” der.
Yaşlı teyze de kocasına;
“Yok herif benimle dalga mı geçiyorsun. Üstlerine başlarına bakmadın mı? Şu kılıklı adamlardan bakan veya vali olur mu hiç” der ve inanmaz.
Aradan bir zaman sonra bu sefer Vali Recep Yazıcıoğlu aynı köye makam arabasıyla gelmiştir. Misafir oldukları yaşlı amcayı ve teyzeyi sorar.
Yaşlı amca ve teyze gelir ve sohbet ederken yaşlı adam söze girer
“Sayın valim şimdi kendini teyzene tanıt. Siz fakirhanemize şeref verdiğinizde teyzenize bunlar devletin bakanı ve valisidir dediğimde yok baksana üstlerine başlarına bunlardan bakan mı olur vali mi olur deyip inanmakta inatlaşmıştı benimle” der.
Teyze çok üzülür
Mahcup olur
Vali Recep Yazıcıoğlu yaşlı teyzeye sarılıp “Teyzem üzülme sen haklısın ama o akşam ben ne valiydim ne de arkadaşım bakandı. İkimizde şehirlerin havasından bunalmış ve kırlarda sade bir vatandaş olarak kafa dinlendirmeye gelmiştik” der.
Turgut Özal’ın Anavatan Partisi iktidarının en güçlü bakanlarından biri olan Adnan Kahveci her hafta sonu yaptığı ziyaretlerini kendi aracıyla ve kimseye haber vermeden yapardı.
O dönemler Trabzon Çömlekçi’de yerleşik bulunan Rus Pazarı’nda kaç kere görülmüştür.
Recep Yazıcıoğlu’nun özellikle Tokat ve Erzincan valiliği döneminde çat kapı, köylü şehrin efendisidir diyerek köylünün ayağına koşmuştur.
Her iki devlet adamı da bu memlekette iz bırakmıştır.
Hayatta hemşehri ve arkadaş olarak benzer özellikler gösteren yıllar geçse de unutulmayan ve yaşama 10 yıl arayla trafik kazasıyla veda eden merhum Adnan Kahveci ve Recep Yazıcıoğlu’nu bu vesile ile bir kez daha rahmetle ve minnetle yad ediyoruz.