Bu sadece bir tanışma toplantısı değildi.
Aynı zamanda yeni bir dönemin satır aralarıydı.
Vali Şahin’in sözlerinde bir bürokrat soğukluğu yoktu.
Daha çok sorumluluk bilinciyle yoğrulmuş bir samimiyet vardı.
“Şehzadeler şehri Trabzon’da görev yapmak insana büyük bir sorumluluk yüklüyor.”
Bu cümle, aslında her şeyi özetliyordu.
Kaymakamlıklardan Kilis Valiliğine, oradan Trabzon Valiliğine uzanan bir devlet yolculuğu…
Ve bu yolculuğun son durağında Karadeniz’in kadim başkenti.
Trabzon öyle sıradan bir şehir değildir.
Her köşesinde tarih konuşur.
Her sokağında bir medeniyet izi vardır.
Burada valilik yapmak masa başı bir görev değil, sahada yürüyen bir sorumluluktur.
Vali Şahin de bunu açıkça ortaya koydu.
“Sahada olacağım. Vatandaşın içinde olacağım. Devletin temsili önceliğimizdir. Kurumların şehirle ve basınla koordinasyonunu önemsiyorum.”
Bu sözler, Trabzon’un uzun süredir hasret kaldığı bir yönetim anlayışının işaretidir.
Ortak akıl,
İstişare,
Paydaşlarla sürekli iletişimde olmak.
Son yıllarda pek alışık olmadığımız kavramlar bunlar.
Trabzon’u “Güçlü, kimlikli, dinamik ve çekim merkezi bir şehir” olarak tanımlayan Vali Şahin, kentin çevre illere pozitif katkı sunduğunu, AVM’lerde Orta Karadeniz’in bütün plakalarını görmenin mümkün olduğunu söylerken elindeki verileri okuyarak hareket edeceğinin de altını çizdi.
Bu önemli.
Çünkü Trabzon artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan yöneticilere ihtiyaç duyuyor.
Her ne kadar “Trabzonsporluyum” dese de gönlünde Galatasaray yattığını bildiğimiz Vali Şahin’in şu sözleri ise şehrin ruhunu yakaladığını gösteriyor.
“Bu şehirde en yeni Trabzonsporlu benim.”
Trabzon’da yöneticilik biraz da Bordo-Maviye saygıdan geçer.
Genç, hareketli, istişareci, paylaşımcı,
“Ben dedim oldu” anlayışından uzak bir yönetim unlayışı var.
Paydaşları sürece dahil eden bir vali.
Merhum Alaattin Yüksel ve İsmet Gürbüz Civelek gibi Trabzon’da iz bırakan valilerin profilini hatırlatan bir duruşu var.
Kayserili olması da cabası…
Hesabı kitabı bilen, ayakları yere basan bir yönetim profili çiziyor.
Fıkralardaki Trabzonlu–Kayserili atışmaları bu kez Trabzon’un lehine çalışacak gibi görünüyor.
Uzun zamandır valiler konusunda pek yüzü gülmeyen Trabzon’un, Tahir Şahin ile yeni bir ivme yakalayacağına inanıyorum.
İlk intiba önemlidir.
Vali Şahin gelir gelmez ilk olarak Şehit Eren Bülbül’ün kabrini ziyaret etmesi göreve başlaması ayrı bir anlam katarken, şehit ailelerinin evlerine misafir olması hatta her hafta çak kapı bir ailenin evinin kapısını çalması yüreklere su serpiştir.
Takdir ettim.
Eğer sahadaki duruşu toplantıdaki sözleriyle örtüşürse.
Trabzon bir vali daha kazanmaz.
Trabzon, iz bırakan bir vali kazanır.