Azaklıoğlu Vakfı’nda düzenlenen konferansta konuşan USMED Başkanı Said Ercan, dijitalleşen dünyanın aile yapısı ve gençler üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Ercan, "Dijital dünya bir denizdir; boğulmamak için yüzmeyi öğrenmeliyiz" dedi. Azaklıoğlu Vakfı, dijital çağın getirdiği dönüşümleri ve bu sürecin toplumun temel taşı olan aile kurumu üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı. Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Başkanı Said Ercan’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansta, akıllı telefonların hayatımızdaki yeri ve gençlerin dijital kimlik arayışları çarpıcı başlıklarla ele alındı.
"AKILLI TELEFONLAR EVİN YENİ ÜYESİ OLDU"
Geleneksel aile yapısının dijital platformlar ve sosyal medya algoritmalarıyla büyük bir değişim geçirdiğine dikkat çeken Said Ercan, ekran süresinin artmasının aile içi iletişimi kopardığını vurguladı. Akıllı telefonların artık "evin bir ferdi" gibi görüldüğünü belirten Ercan, dijital kuşatmanın aile bağlarını zayıflattığına işaret etti.
GENÇLER "ALGORİTMA KISKACINDA"
Gençlerin dijital dünyada sadece birer kullanıcı değil, aynı zamanda yeni bir "dijital kimlik" inşa ettiklerini ifade eden Ercan, konuşmasında şu kritik risklere değindi: “Onaylanma İhtiyacı: Beğeni ve takipçi sayılarının, gençlerin özgüveni üzerindeki tehlikeli belirleyiciliği. Algoritma Kıskacı: Yapay zekanın, gençlerin ilgi alanlarını ve dünya görüşlerini tek tipleştirmesi. Siber Güvenlik: Dijital ortamda gençleri bekleyen psikolojik baskılar ve güvenlik riskleri.”
ÇÖZÜM: YASAKLAMA DEĞİL, OKURYAZARLIK
Dijitalleşmeden kaçmanın günümüz dünyasında mümkün olmadığını savunan Said Ercan, sürecin "bilinçli bir farkındalıkla" yönetilmesi gerektiğini belirtti. Ailelere "yasaklama" yerine "anlama" çağrısında bulunan Ercan, çözüm yolunu şu sözlerle özetledi: "Dijital dünya bir denizdir; bu denizde boğulmamak için yüzmeyi öğrenmek ve çocuklara bu denizin akıntılarını öğretmek zorundayız. Dijital medya okuryazarlığı artık lüks değil, hayati bir zorunluluktur."