“DİNDARLIK BUYSA BİZ YOKUZ”

CHP İstanbul Milletvekili eski Müftü; İhsan Özkes, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in gençler,’ dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyeceklerinden endişe ediyorum; şeklindeki sözlerine sert cevap verdi. İhsan hocayı yakından tanıyorum. Dini bütün,

Abone Ol
İhsan Özkes, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in gençler,’ dindarlık buysa biz burada yokuz’ diyeceklerinden endişe ediyorum; şeklindeki sözlerine sert cevap verdi. İhsan hocayı yakından tanıyorum. Dini bütün, dini siyasete alet etmeyen gerçek müslümandır. İstanbul’da aynı bölgeden milletvekili adayı idik. Üç ay birlikte çalıştık. Tespitleri yerinde ve isabetlidir. Diyanet İşleri Başkanı, bu gerçekleri görmemezden gelmesin. “Camide içki içtiler, fuhuş yaptılar” iftirasını atanlara kim çanak tuttu? “Ben din adamıyım, yalan konuşamam” diyerek bunu yalanlayan imamın tayinini çıkaran kimdir? “Suni misin, Alevi misin? “diyerek anket yaptırarak, halkı ayrıştırmada, ötekileştirmede iktidardan yana tavır alan kimdir? Diyanet İşleri Başkanı, gençlerin dinden soğumasından, kafalarının karışmasından sorumludur. Başkana  bir soru..Görevi süresince Diyanet İşleri Vakfı’na ne kadar bağış yapıldı, bu bağışı kimler yaptı? Yaşar Nuri Öztürk’ün Allah ile aldatmak adlı kitabinin özetinde; Kuran, ‘ Allah ile aldatmayın! İhtarında bulunmasına rağmen Türk halkı, dinine olan derin saygısı yüzünden Allah ile aldatılıyor” yer alıyor. Allah, Kuran, Peygamber, Ehlibeyt için çalıştığını, hizmet ettiğini belirten, yüce dinimizi çıkar amaçlı kullanan, dindar görünümlü din tacirlerine, rüşvet paralarıyla Umre ve Hac’a gidenlere, Gazete ve TV’lerde program kapmak için türbana girenlere, abdessız namaz kılanlara, yağcılık olsun diye “Hayırlı Cumalar,” telefonda “selamün aleyküm” edebiyatını yapanlara duyurulur. Sahte Müslümanlarla, İslam diye diye İslam’a ihanet edenlerle, Allah ile aldatanlarla, Yüce dinimize zarar verenlerle, yolumuz aynı değil.. Bu İmamları Kim Yarattı? Yanında çalışmaktan onur duyduğum, Yılmaz Karakoyunlu yazdı, bende tekrar edeyim. Siyasette ima bir sanattır. Beceri ister. Ama imayı, manaya çevirmek çok daha itibarlı bir sanattır.Meziyet gerektirir, isabet gerektirir,basiret gerektirir.Ustalık ister.. Söylediklerinizin sağlam bir zeminde oturması gerektirir. Bu yetmez; söylediklerinizin ( eski deyimle)” Müdellel “ olması aranır. Yanı iddianızı kanıtlamanız zorunludur. Kanıtlayamasanız, sözleriniz “ afakî” dir, İtibar edilmez. Hatta “ iftira”ya kadar uzanır. Son günlerde ortalıklarda dolaşan bir “ Yargıtay imamı” tanımlaması var. Kimdir bu imam? Toplum merak içinde Eski adalet bakanı Mehmet Ali Şahin iddia etti. “ İmamın adını biliyorum, ama adı bende saklı” dedi. Şimdi herkesin zihninde bu iddianın ispatı bekleyişi var. İspatsız ifade, itibara gölge düşürür. TRT’YE SPİKER OLACAĞIM! Bir hemşerimiz bana ”TRT’ye Spiker olarak işe gireceğim” dedi. Önce inanmadım, morali bozulmasın diye ”gelişmelerden haberdar et” dedim. Açık ve net söylüyorum, bütün gelişmeleri izledim. Sınavı ; TRT Kurumu yapmadı.. Ankara -Beştepe’de bulunan cemaate ait bir yurtta, önce “Meryem adlı abla” ya gitti. Soruları o abla sordu. Tabiki Türkçe, matematik, kültür soruları değil. Daha sonra, yine cemaate ait ses tellerini inceleyen bir sağlık merkezine gönderildi. Üçüncü aşama ise, Cemaatin; TRT’ deki sorumlusu, görevden alınan Haber Dairesi başkanına gönderildi.İşlem tamamlandı. Devlet kurumunda cemaat sınavı.. Başka bir örnek daha.. Trabzon’da görev yaparken tanımıştım. Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nde  (…Başkanı olarak ) emekli oldu. Oğlunun İçişleri Bakanlığı’nda işi vardı. Nüfuzunu kullandı, devreye hatırı sayılı dostlarını devreye soktu nafile. Bir yıl uğraştı. Bir dostu” gel seni bir yere götüreyim” dedi ve Ulus’taki Çıkıkçılar yokuşundaki bir mağazaya gittiler. Sıradan bir esnaf, bu yüksek yargıcı görünce” ben sizi tanıyorum, sorununuzu biliyorum” dedi Bu esnaf; İçişleri Bakanlığı’ndaki muhatabini aradı ve” şuraya gidin evrakınız hazır” dedi. Ve işi oldu.. (Yakın dostum, Danıştay eski Üyesi Kenan Atasoy, bu olaya tanıktır.) KPSS  Bahane, İşe Girme Şahane.. Sevgili okurlar, Başbakan Erdoğan, tüm bakanlıklara talimat versin. Tarafsız müfettişleri görevlendirsinler. Devlet Personel Başkanlığı’ndaki gerçek listelere baksınlar. Özellikle 2008 yılından sonra işe alınanlara  baktırsın..KPSS  sınavlarının perde arkasındaki entrikaları görsün.Kimin kaç puanla,pardon KPSS’ sız işe alındığını görsün. Bütün kurumlarda neler yapıldığına şahit olsun.Şimdilik sadece iddia.. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna kadar, AKP iktidarında, cemaate mensup olmayan hiç kimse işe alınmadı, terfi ettirilmedi, hâkim, Savcı ve polisler özenle seçildi. KPSS  Puanları bahane, işe girme şahane oldu. Daha önce yazdım, bu kadrolaşmalara Başbakan Erdoğan dâhil karışmadı. Başbakanlık başta olmak üzere, tüm kurumlarda bir havuz oluşturuldu. Havuzda olmayanlara geçit verilmedi. 17 Aralık ‘a kadar, bir yere getirileceklere” cemaat” amblemine bakılıyordu. Şimdide atanacaklara ‘Aman cemaatten olmasın’ özelliklerine bakılıyor. Dahası cemaatten olanlar görevlerinden alınıyorlar. Bir üst düzey yargı mensubu bize” istediklerini alsınlar, yine cemaatten birini getirmek zorunda kalacaklar. Bu emniyet içinde geçerlidir. Çünkü yüzde 80 aynı korodandır” Hâkimlerin, Savcıların ve polis şeflerinin, her şeye rağmen meydan okumaları boşuna değildir. Meclis’te sohbet ettiğim AKP’li bazı milletvekillerine bazı isimleri önerdim. Cevapları ”Aman cemaatten olmasın” oldu.. “Kimin cemaatten olduğunu nasıl biliyorsunuz” dedim. “Geldikleri havuzdan yüzerek gidecekler” cevabini aldık.