Ekonomi

Diş Tedavisi Lüks mü Oluyor? TÜİK'ten Çarpıcı Analiz...

TÜİK 2025 Sağlık Modülü verilerine göre sağlık harcamaları hanelerin yarısından fazlası için yük haline geldi. Diş sağlığında ise gelir uçurumu derinleşiyor.

Abone Ol

TÜİK tarafından paylaşılan 2025 yılı Sağlık Modülü verileri, Türkiye’deki hanelerin ekonomik tablo içerisinde sağlık giderlerini karşılamakta ne denli zorlandığını çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Muayene, tedavi ve ilaç harcamaları toplumun büyük bir kesimi için "yük" olarak tanımlanırken, özellikle diş sağlığı hizmetlerine erişimde gelir grupları arasındaki makasın açılması dikkat çekiyor. Yoksulluk riski altındaki bireylerin fiziksel iş yükünün ağırlığı ve toplum genelindeki hareketsizlik, önümüzdeki dönemin sağlık politikaları için kritik sinyaller veriyor.

Sağlık Harcamaları Hanelerin Yarısından Fazlasına Yük

TÜİK verilerine göre, doktor muayene ve tedavi giderleri hanelerin %56,3’ü için mali bir zorluk teşkil ediyor. Bu grubun %6,1’i harcamaları “çok büyük bir yük” olarak tanımlarken, %50,2’si “biraz yük” getirdiğini beyan ediyor. Benzer bir tablo ilaç harcamalarında da görülüyor; hanelerin %50,9’u ilaç masraflarının bütçelerini etkilediğini belirtiyor. Sağlık hizmetlerine erişim her ne kadar temel bir hak olsa da, artan maliyetlerin vatandaşın günlük geçim mücadelesi üzerinde baskı kurmaya devam ettiği net bir şekilde görülüyor.

Diş Sağlığında Gelir Grupları Arasındaki Uçurum

Raporun en dikkat çekici kısımlarından biri, diş sağlığı hizmetlerine erişimdeki adaletsizlik oldu. En düşük %20’lik gelir grubunda yer alan vatandaşların %45,4’ü son bir yılda diş muayenesi veya tedavisi yaptırmadığını açıklarken, en yüksek gelir grubunda bu oran %25,5’e geriliyor. Diş tedavisinin hanelerin önemli bir kısmı için lüks haline gelmeye başladığı görülürken, düşük gelirli hanelerin %62,9’u doktor ve tedavi masraflarının altında ezildiğini ifade ediyor. Bu durum, sağlıkta fırsat eşitliğinin ekonomik şartlara doğrudan bağlı olduğunu kanıtlıyor.

Fiziksel Aktivite Azalıyor, İş Yükü Artıyor

Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri bireylerin %63,3’ü boş zamanlarında hiçbir fiziksel aktivite yapmıyor. Düzenli spor yapanların oranı ise %13’ün altında kalarak sağlık risklerini tetikliyor. Çalışma hayatına bakıldığında ise yoksulluk riski taşıyanların daha çok ayakta veya ağır fiziksel güç gerektiren işlerde çalıştığı görülüyor. Yoksulluk riski altında olmayanların %31,7’si oturarak çalışırken, risk altındakilerde bu oran %17,2’ye düşüyor. Bu veri, düşük gelirli kesimin hem ağır işlerde çalıştığını hem de yıpranan sağlığını geri kazanmak için yeterli bütçeye sahip olmadığını gösteriyor.