Ressam Selman Uzun, 25 yıllık sanat yolculuğunun en yoğun ve en derinlikli dönemlerinden birini yansıttığı 9. kişisel sergisi “Doğa ve Çırpınış” ile İstanbul Bebek’teki Galeri Kambur’da sanatseverlerin karşısına çıktı. Özgün üslubu ve güçlü anlatımıyla bilinen Uzun, özel ölçülerde hazırlanan 27 eserlik seçkisinde doğa-insan ilişkisini hem duygusal hem de düşünsel katmanlarda yeniden ele alıyor. Sanatçının yıllara yayılan gözlemlerinin, içsel sorgulamalarının ve toplumsal hafızayla kesişen felsefi yaklaşımının buluştuğu sergi, izleyiciyi kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa davet ediyor.
Doğa ve Çırpınış Sergisinin Teması Ne Anlatıyor?
Selman Uzun’un “Doğa ve Çırpınış” sergisi, insanın doğayla kurduğu kadim bağı modern hayatın yarattığı kopukluk üzerinden yeniden yorumluyor. Sanatçı, doğanın sessiz çırpınışını insanın içsel kırılganlığıyla birleştirerek izleyiciyi hem çevresel hem de duygusal bir yüzleşmeye çağırıyor. Kuşlar, tutsaklık ve özgürlük arasındaki gerilimi sembolize ederken; kurumuş ağaçlar zamanın yorucu bir tanığı olarak karşımıza çıkıyor. Bu temalar, uzun kuyruklu anahtar kelimelerle doğal şekilde örtüşen güçlü bir anlatı inşa ediyor.
Semboller, Yansımalar ve Duygusal Yoğunluk
Sergide kullanılan her bir sembol, sanatçının uzun yıllardır sürdürdüğü içsel sorgulamanın bir parçası olarak öne çıkıyor. Dikenli teller, doğa ve insan arasına örülen görünmez engelleri temsil ederken; hurda araçlar toplumsal hafızada yer tutan bir bellek metaforuna dönüşüyor. Sis, sahnelerin üzerine çöken belirsizliği güçlendiriyor ve izleyicide derin bir duygu etkisi yaratıyor. Sanatçı, her eserinin “bir nefes, bir vicdan, bir özür” olduğunu ifade ederek, doğanın kaybolan sesine insanın içsel yankısını ekliyor. Bu yönüyle sergi, tematik olarak oldukça güçlü ve düşünsel açıdan katmanlı bir yapı sunuyor.
Sergide İzleyiciyi Bekleyen Deneyim
“Doğa ve Çırpınış” yalnızca çevresel bir farkındalık çağrısı değil; aynı zamanda insan ruhunun derin noktalarına doğru açılan bir kapı niteliği taşıyor. Kuruyan bir dalda insanın kırılganlığını, bir kuşun kanadında kaybolan özgürlük duygusunu, sisli bir sahnenin ardında beliren belirsizliği görünür kılan Uzun, tuvali yaşayan bir hafıza alanına dönüştürüyor. Bu seçki, İstanbul’daki sanat etkinlikleri arasında dikkat çeken özgün bir durak niteliğine sahip. Sanatseverler, 12 Aralık tarihine kadar Galeri Kambur’da bu yoğun atmosferi deneyimleyebilir.




