Bizde bu söz yöneticiler için söylenmiştir, “denizi doldur, suyu boşalt, bağlamayı iyi yap…”
Geçen hafta sonu yapılan Trabzonspor Divan Kurulu toplantısında gördük ki, devlet kafaya koymuş havaalanını doldurup büyütecek, önündeki engel de sahil boyu sosyal tesisler…
Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz tesisleri var, KTÜ sosyal tesisleri var, açık yüzme havuzu var, Ortahisar Belediyesi bünyesinde idi ama bir oldubitti ile Büyükşehir’e devredilen kapalı yüzme havuzu ve tenis kortları var. Onlarca teknenin bağlı olduğu yat limanı var. Sıralı sosyal ve dinlenme alanları var. Hepsini temizleyecekler, doldur boşalt bağ yap…
KTÜ suspus! Mimarlar Odası suspus!
Kent STK’ları suspus!
Herkes kabullenmiş, kentin elde kalmış en güzel doğa ve sosyal alanı kuş olup uçuyor.
Bir proje var elbette ama Akyazı’da da bir proje vardı ardından torbadan neler neler çıktı unuttuk gitti. Dünya da stadyum yanına kent hastanesi projesi yapan tek ülke biziz.
Havaalanı büyütmek için dolgu yapıp, tüm yaşam alanlarını da projelendiren tek ülke biziz.
Kent niye susuyor, hala anlamış değilim?
Bi’ bildikleri var sanırım, doldur boşalt bağ yap.
Piş piş pişşş, uyusun da büyüsün ninni…
MUHALEFETE İNANMAYANLAR…
Seçmen –güya- muhalefete inanmıyormuş! Öyle diyormuş ASAL Araştırma şirketinin yaptığı istatistik bilgileri.
Hani meşhur bir Mevlana sözü vardır, der ki Mevlana “Suskunluğum asaletimdendir; her lafa verecek bir cevabım var elbet, lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye…”
Tüm haber kaynaklarının hemen hemen hepsinde “iktidara yakın anket şirketi” diye geçiyor bu şahsı muhteremler. Tüm anketleri manipülatif görünüyor. Burada eleştirdiğim bu anket şirketi değil, bu anket şirketlerinin manipülatör sonuçlarına yer veren haber kaynakları.
Şimdi son bir araştırması varmış bu şirketin, 26 ilde (aralarında Trabzon’da var) gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmasında sormuşlar “Sizce, muhalefet partileri Türkiye’yi yönetebilir mi?” diye. Soru sordukları vatandaşların yüzde 58,6’sı muhalefetin Türkiye’yi yönetemeyeceğini ifade etmiş.
Bu şirket sahibinin Ekrem İmamoğlu tutuklandığı anda attığı bir twett vardı, hiç unutmuyorum: “Devletimin yanındayım”…
Onlarda biliyorlar, ayakta kalmanın tek şartı iktidardan nemalanmak!
Aynı ankette “En beğenilen siyasetçi” diye sormuşlar. Recep Tayyip Erdoğan %26,6 çıkmış. Şimdi sıkı durun, Mansur Yavaş %20,2 Ekrem İmamoğlu %15,3 Özgür Özel %7,5 çıkmış. Fikrim yok/cevap yok diyenlerin oranı %10,4.
Bak ben size söyleyeyim ASAL yöneticileri, CHP’lilere %43 vermişsiniz fark etmeden Reis kesecek musluklarınızı.
Okurken her tarafımla güldüm size akşam akşam, ömürsünüz…
BEŞİKDÜZÜ NEREDE?
Seçmen Trabzon’da 3 belediye verdi, CHP’ye.
Ortahisar, Yomra ve Beşikdüzü…
Ortahisar için Ahmet Kaya’nın basın toplantısına bende gittim, profesyonel düzenlenmiş iki senelik icraatlarının sunumu idi. Çıktı Ahmet başkan geçen iki senede ne yaptığını ve ne yapamadığını çatır çatır açıkladı. İki seneye ne çok şey sığdırmış, dedirtti bize. Eleştirenler yok mu, elbette olacak. Bana göre Ortahisar, o kadar engellemelere rağmen, çok şey yaptı.
Geçen hafta Mustafa Bıyık, Yomra için neler yaptığını/ neler yapamadığını basına sundu. Yandaş medya bile Mustafa başkanın iki senesine kefil oldu, destekledi.
Beşikdüzü’nden hala ses yok!
Körler sağırlar misali kotardıkları ASFK ile ilgilendiği kadar Beşikdüzü Belediyesi ile ilgilenmeyen bir başkanı var Beşikdüzü’nün. Halkın pek çoğu ile iletişim halindeyiz, halkın verdiği tepkileri duyuyoruz biz de yani.
Mesela çık şu AKP İl başkanından çöp konteynırı istediğin (!) konuları bir anlat, kaç tane aldın, aldığın konteynırları mehter merasimi ile nerelere kondurdun çık anlat!
Mesela şu AKP İl başkanı ile ikinci randevunda sahilde neler paylaşıldı? Askeriyeye önce devrettiler sonra Beşikdüzü belediyesine devrettikleri sahilde senin ne gibi bir projen var? Beşikdüzü halkı merak ediyor, çık anlat!
Sanal “sanal” bakma Beşikdüzü’ne, çık anlat son iki sene de neler döndüğünü…
SELO’NUN UNUTTUĞU HEYKELCİ AKP BELEDİYESİ…
Bizim müdafi Selo, yatar kalkar CHP’ye bindirir.
Arada Mustafa Kemal Atatürk’de der ama heykellere (!) acayip düşmandır. Yeri geldiğinde heykellerin yıkılmasını dillendirir durur.
Severim bu Atatürk, Cumhuriyet düşmanı Sinop ve Bayburt illeri AKP sınırlı sorumlusu Selahattin Çebi’yi. Asıl lideri Erbakan hoca gibi müspet ilim okumuş Makine Mühendisidir.
Sosyal medyasında Trabzon merkezdeki taşınması düşünülen iki hastanenin satışına tepki koyan CHP’ye her zaman olduğu gibi ayar veriyor. Diyor ki “CHP boş konuşuyor, yaptıklarımızı hayal bile edemezler. Yeşil alan bıraktığımız alanları gezmekle bitiremezler… Heykelden başka icraatı olmayan CHP taşınacak hastaneleri satamazsın diye konuşuyor. Doğru bilgi almadan rastgele konuşuyorlar…”
Heykelden başka icraatı olmayan CHP, güzel bir sözcük Selo.
Ama bak senin AKP’li belediyenin de açılışını yaptığı Kanuni Haftası etkinliklerinde heykel açılışı yapıldı, haberin yok mu?
Hatta bu Macar komutanın seneler önce sahildeki düzenlemeler içinde yapılan “Türk-Macar Dostluk Parkı” çerçevesinde dikilen (şimdi ortalarda yok!) heykelini de AKP’li benim tertip Asım Efendi yapmış ve açmıştı. Aynı heykelin yanında bir de Kanuni heykeli vardı, onu da Asım Efendi yaptırmış ve o alana dikmişti. Sonra ne oldu ise Macar komutan kayboldu, Kanuni orada. Ben Macaristan da Zigetvar Şenliklerine de katılmış oradaki törenleri görmüş biriyim. Oradaki tören alanında da bu iki komutan, Kanuni ve Zrinyi, heykelleri yan yanadır.
Yani demem o ki; heykel de AKP’nin işidir, CHP’yi suçlama.
Yaparsa AKP yapar zaten, laf ebeliğini de…
TİYATROLUK TRABZON…
2000 yılında birincisi yapılan Trabzon Tiyatro Festivali başladı.
Kapalı alanlarda güneş gözlüğü ile katılım sağlayan müthiş (!) sanatçı Genel Müdür Tamer Karadağlı’nın katılımı ile değer (!) bulan etkinliklerde Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Devlet Tiyatroları arasında bir anlaşma imzalandı.
Gerçi alan siz (AKP), veren siz (AKP) neyi imzalıyorsunuz dedik ama konumuz tiyatro: İlahi Komedya durum.
Üçüncü sınıf filmlerde bile rol bulamadan kendine Tiyatrolar Genel Müdür koltuğu bulabilen birinin altına imza koyduğu hiçbir şeyden umut beklemiyorum; Godot’yu Beklerken’li durum.
2004 Festival açılışında bende vardım, Tiyatrolar Genel Müdür Yardımcısı o zaman Tamer Levent. Valilik önü çelenk sunma, çelenk İl Kültür Müdürü ile Tiyatrolar Genel Müdürü beraber sunacak. Vali’de anons edildi. O dönem Vali Aslan Yıldırım “ağzı rakı kokan biri ile çelenk sunmam” dedi ve protokol dağıldı. O kargaşa da Vali Yıldırım’ın Genel Müdür Yrd. Tamer Levent’e attığı tekme hala gözümün önünde; Kibarlık Budalası bir durum.
Ahmet başkan kendisinden bir de Opera ve Bale Bölümü de istemiş; Çocuklar Duymasın bir durum.
Fazla söze gerek yok, geçen sene tiyatrocu Ferahnur Barut kendisi için “Bütün kariyeri bir televizyon dizisinde ‘bababa’ demek olan ve daha önce Devlet Tiyatrosu sınavına girip kazanamamış birini Genel Müdür yaptılar. Güç zehirlenmesine uğradı, sürekli hata yapıyor” diyordu. Tam; Üç Kuruşluk Opera bir durum.
Tiyatroluk Trabzon’a yakışır ondan umut beklemek.
Çaycı Hüseyin’in Genel Müdürlüğünde açılışını yaparız…
AİLE YILINDA 391 KADIN CİNAYETİ
Geçenlerde sosyal medyada okudum, benim tertip Asım Efendi Aile Bakanlığı’nın “kadın tır şoförü” projesine şiddetle karşı çıkmış “SİZ AKLINIZI PEYNİR EKMEKLE Mİ YEDİNİZ? Kadınlar tır şoförü olacakmış, bak sen işe… Aile bakanlığımız, aileye tuzak bakanlığı mı? Kadın her işi yapar saçmalığını bırakın lütfen. Kadın evinin patronudur, ev sahibidir, anne adayıdır. Saçma sapan işlerle uğraşın, sonra çocuk, çocuk deyin. Birileri AK partinin kuyusunu kazımaya devam ediyor. Tabiki kadın çalışabilir. Ancak anneliği öncelemek şarttır. Tır şoförlerinin evlerine kaç günde bir uğrayabildiklerinden haberiniz yok mudur ebleh adamlar. Sizin Bakanlıkta ne işiniz var?” diye bir paylaşım yapmıştı.
Akabinde Aile Bakanlığından bir yetkili aradığını ve böyle bir projeleri olmadığını paylaşarak rahatladığını belirtmişti.
Seçim yaklaşıyor ya, “kadın” olgusunu köpürtüp yine sandığa yansımasını düşünüyorlar.
Dertleri kadınların her işi yapması falan değil, böyle suni konular oluşturup güya tepkilerini ortaya koyuyorlar.
Size ne kardeşim, size ne?
Kadının saçından, işinden, giydiğinden, doğurduğundan size ne? Erkekler mi karar verecek?
Sen çık şimdi Aile Yılı dediğiniz 2025 de tam 391 kadın cinayeti işlenmiş, ona cevap ver!
EMEKLİYE YOK, SOMALİ’YE VAR…
Resmi Gazetede yayımlanmış ve yürürlüğe girmiş Afrika ülkesi Somali’ye 30 milyon dolar (1 Milyar 355 milyon lira) hibe edecekmişiz.
Sadece Somali mi? Elbette hayır!
Daha geçen sene Kırgızistan’ın 58 milyon borcunu sildik gitti. 2025’de dış ülkelerin 7 milyar 522 milyon dolarlık toplam borcunu silmişiz.
Dünyayı kalkındırıyoruz ama bizim emekliler ikinci sınıf vatandaş mübarekler.
Mehmet Şimşek emekliler için az ipin ucu kaçırsak ülke batar diyor!
Ama Somali’nin borcunu sil, beşli çetenin borcunu vergisini sil, yatı olandan daha az ÖTV al, mücevher tüccarından vergi hiç alma.
Ama emekliler batıyor size.
Şu an tencere kaynamadığı için önümüzdeki seçim de ne verirseniz verin.
At terli…