Bu şehir için bir kimliktir,
Bir duruştur,
Bir karakter meselesidir.
Bugün milyonlarca insanı Trabzonspor’a bağlayan şey sadece kazanılan kupalar değildir.
Eğer mesele sadece kupa olsaydı, Anadolu’nun nice takımı bir dönem başarı yakaladıktan sonra efsane olurlardı.
Ama Trabzonspor farklıydı.
Çünkü bu takım İstanbul saltanatına kafa tuttu.
Çünkü bu takım inatla, yürekle, karakterle büyüdü.
Çünkü bu takımın formasını giyenler önce mücadeleyi öğrendi.
İşte bugün Trabzonspor efsanesini yaratanlardan Serdar Bali’nin isyan ettiği nokta tam olarak burasıdır.
Herkes Serdar hocaya kızıyor.
Niye?
Gerçekleri söylediği için mi?
Trabzonspor’un ruhunun sahada olmadığını haykırdığı için mi?
Hayır efendim,
Sonuna kadar haklıdır.
Neredeyse küme düşmesi kesinleşmiş bir takımdan kendi sahanda üç gol yemek sadece bir mağlubiyet değildir.
Bu, Trabzonspor’un yıllarca inşa ettiği karaktere zarar veren bir tablodur.
Fatih Tekke’ye sezon boyunca destek verenlerden biriyim.
Haksız eleştiriler yapıldığında yine yanında durdum.
Kötü futbol oynandığında da aynı noktadaydım.
Bugün de kupa sonucuna göre fikir değiştirecek biri değilim.
Ama Gençlerbirliği mağlubiyeti sadece puan kaybı değildir.
İnanın birçok insan gibi benim de psikolojimi bozdu.
Çünkü sahada mücadele eden bir Trabzonspor göremedik.
Kaybetse de savaşan bir takım göremedik.
O formanın ağırlığını hisseden oyuncular göremedik.
Trabzonspor’u sıradanlaştırmaya kimsenin hakkı yoktur.
Bu kulübü bugünlere taşıyanlar;
Serdar Bali’lerdir, Ali Kemal Denizci’lerdir, Özkan Sümer’lerdir, Kadir Özcan’lardır…
Onlar bu armayı terle, acıyla, inatla büyüttüler.
Bugün bir efsane ekran başında gözyaşı döküyorsa, mesele sadece skor değildir.
Hiç kimse Trabzonspor’u var eden efsaneleri ağlatamaz.
Buna asla zerre kadar hakkı yoktur.
O gözyaşı, Trabzonspor’un kaybolan ruhunadır.
Belki daha niceleri sessizce ağladı.
Belki toprağın altında kemikleri sızlayan efsaneler vardır bugün.
Genç oyuncu oynatmak elbette önemlidir.
Trabzonspor altyapısı bu kulübün geleceğidir.
Ama gençleşme adı altında Trabzonspor’u küçük düşürmeye de kimsenin hakkı yoktur.
Bu forma deneme tahtası değildir.
Bu arma sıradan bir Anadolu kulübünün arması hiç değildir.
Şimdi herkes kupayı konuşuyor.
Tamam…
Kupayı alın gelin.
Ama sadece kupayı değil; kaybolan ruhu, mücadeleyi, Trabzonspor karakterini de geri getirin.
Çünkü Trabzonspor’u büyük yapan sadece kazandığı maçlar değil, kaybederken bile gösterdiği duruştu.
En azından kupayı alıp gelin de kendinizi affettirin.