Onun dışında da pek hatırlanmazlar. Dertleri, sıkıntıları var mı yok mu pek sorulmaz. Zaten memur oldukları için de hiçbir yerde kolay kolay birinin konuştuğunu açıklama yaptığını göremezsiniz. Tek resmi sözcüleri vardır, o da sendikaları.
Fakat sendikaları da kendi aralarında politize olmuş, kendi haklarını savunmakta yetersizler. Onların da öncelikli hedefleri daha çok üye kazanmaktır. Belki bir öğretmen değilim ama en az öğretmenler kadar vakıfım bu camianın sorunlarına.
Eşim uzman öğretmen, abim uzman öğretmen, sütkardeşlerim öğretmen, amcaoğlu öğretmen. Yiyenlerim var biri atanmayı bekleyen mezun öğretmen olacak, diğer yiyenim de mezun olma yolunda. Baldızım da bu yıl son sınıfta, stajyer öğretmenlik yapacak. Hepsi farklı farklı branşlarda.
Yani şunun için yazdım, öğretmen olmasam da eğitim aşamasından atanmasına kadar neredeyse her evresini biliyorum öğretmenlik mesleğinin. Hele bir de atanması var ki, o işin en zor noktası.
Eşimden dolayı çok iyi biliyorum öğretmen atanmasının zorluklarını, yaşanan stresi, maddi manevi sıkıntılarını. Evlendikten sonra bir müddet çocuk yapmadık, sadece benim maaşımla hem evi geçindirdim hem de atanması için KPSS dershanelerine yolladım eşimi. Çok şükür ki emeğinin karşılığını aldı atandı.
Fakat o atanma yollarında çok sıkıntı çekiyor öğretmenlerimiz, hatta kimileri pes edip bunalıma girip intihar edenleri bile oldu. En başta maalesef atanma sayıları yetersiz, her yıl farklı farklı branşlara ağırlık veriliyor. Bu branşları belirlerken bile adil davranılmıyor.
Atandıktan sonra da sıkıntılar bitmiyor. Hele bir de evliyse, eş ayrı, iş ayrı, çocuk ayrı farklı farklı sorunlar doğuyor. Daha geçen hafta ek atama da yapıldı ama eş özründen de maalesef eşimin tayini çıkmadı çalıştığım ilçeye. Her gün 80 Km, gidip geliyorum.
Başıma gelmişken o sorunu da yazayım. İl dışından eş özründen dolayı başvuru yapan bir öğretmenin tayini hemen çıkarken, maalesef il içerisinde yıllardır uzak mesafelere gidiş geliş yapan öğretmenler mağdur ediliyor. Puanı daha düşük öğretmenler il emrine ve merkezlere verilirken, daha deneyimli daha çok puanı olan öğretmenler yıllardır tayin bekliyor.
Valisinden velisine, bakanından milletvekiline kadar her bireyin yetişmesinde öncü olan öğretmenlerimizin sorunları maalesef çoktur. Okullarının fiziki şartlarından tutun da, okullardaki personel eksikliğine kadar birçok sorunlarla mücadele eden eğitimcilerimiz maalesef yeterli maddi desteği de görememektedirler.
Eğitim ödenekleri geçen yıldan hesaplandığından dolayı, her yıl enflasyonla onlarda mücadele ediyor. Okullarda aidatın kalkmasıyla, en başta eğitim ödeneğinin eksikliğiyle birlikte bir takım sıkıntıları maalesef okullarda yaşamaktadırlar.
Yıllar geçtikçe sorunlar artarak değişiyor. Fakat en büyük sorun, eğitim sistemimizde kalıcı bir sistemin olmamasıdır. İstikrarlı bir eğitim modelinin eksikliği, ülkede her geçen gün her alanda hissedilmektedir. Müfredat değişikliğine öğretmenler bile zor ayak uydururken, bu sistemde öğrenciden ne derece başarı beklenmelidir?
Dünyada en iyi eğitim sistemlerinde, ülkede okul, aile ve toplum arasında bir bağ kurulmuştur. Yani en iyi eğitim okul- veli işbirliği içerisinde olan eğitimdir. Burada hep kendi ilçem Çaykara’yı örnek veririm. Çaykara’da eğitim modeli bu yönde ve daima başarılılar. Bu yıl da yine en iyi okullara öğrenci yerleştirdi Çaykaralılar.
Ülkenin huzur ve refahı, geleceği için eğitim şart. Eğitim için de tam donanımlı, sorunlardan uzak kafası rahat öğretmenler gerek bize. Yeni eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun. İyi ki varsınız öğretmenlerimiz.
Sözlerime son verirken, vicdanı ve imkânı olanlar için her yazımda hatırlatıyorum, deprem ve deprem bölgesindekileri ne olur unutmayın, her daim hatırlayın. Kalın sağlıcakla.