Akademide “Dini Zaman Rejimi” Tartışması
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından üniversitelere gönderilen ve ders, sınav, uygulama saatlerinin cuma namazı vakitlerine göre yeniden planlanmasını isteyen 13 Ocak 2026 tarihli resmi yazı, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, bu düzenlemeyi "laikliğe ve bilimsel eğitim anlayışına doğrudan bir tehdit" olarak değerlendirdi.
İkinci, yazılı açıklamasında bu adımın yalnızca bir ibadet kolaylığı değil, devlet eliyle eğitim sisteminin dini referanslara göre yeniden biçimlendirilmesi anlamına geldiğini vurguladı.
“Devlet Dini Referanslarla Zaman Düzenleyemez”
İkinci’nin açıklamasında dikkat çeken ifadelerden biri de şu oldu:
“Din ve vicdan özgürlüğü bireysel bir haktır; devletin kendini dini kurallara göre şekillendirmesine olanak tanımaz. Üniversiteler tarikatların, cemaatlerin ya da dini ritüellerin değil; bilimin, aklın ve özgür düşüncenin mekânlarıdır.”
Laikliğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın kurucu ilkesi olduğunun altını çizen İkinci, kamu kurumlarında belirli bir inanca göre zaman, mekân ve hizmet düzenlemesi yapılmasının anayasal suç teşkil ettiğini belirtti.
"Bu Uygulama Eğitimde Eşitliği ve Tarafsızlığı Zedeler"
Eğitim Sen’in açıklamasında, cuma namazı için yapılan düzenlemenin zamanla akademik takvimin tümünü dinsel esaslara göre şekillendirme tehlikesi taşıdığı uyarısı yapıldı.
Bu yaklaşımın;
Bilimsel ve laik eğitimi aşındırdığı,
Kamu hizmetlerinde tarafsızlığı ortadan kaldırdığı,
İnançsız ya da farklı inançlara sahip bireyleri dışladığı,
Akademisyen ve öğrencileri inançları üzerinden ayrıştırdığı
belirtilerek, kamuoyunun bu konuda duyarlı olması gerektiği vurgulandı.
“Laik Üniversiteyi Savunmak, Geleceği Savunmaktır”
İkinci, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Laiklik bireysel bir tercih değil; eşitlik ve özgürlük için zorunlu bir kamusal ilkedir. Devletin ve üniversitelerin görevi, dini ihtiyaçlara göre değil; tüm vatandaşlara eşit hizmet anlayışıyla hareket etmektir. Üniversitelerde mesai ya da sınav saatleri hiçbir dini ibadete göre yeniden düzenlenemez.”
Eğitim Sen, üniversitelerin bilimsel, özgür ve laik yapısının korunması için her türlü yasal ve demokratik mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.