Mevcut emeklilik sisteminde en büyük kafa karışıklığı ve eşitsizlik kaynağı olarak görülen üç farklı dönemli hesaplama yöntemi, yerini sadeleşmiş tek bir formüle bırakıyor. Şu anki işleyişte, sigortalıların 1999 öncesi çalışmaları daha yüksek bir aylık bağlama oranıyla (ABO) değerlendirilirken, sonraki yıllarda bu oranların düşmesi emekliler arasında ciddi maaş uçurumlarına neden oluyordu. Yeni düzenleme ile tüm dönemleri kapsayacak sabit bir aylık bağlama oranı ve güncellenmiş katsayılar üzerinde duruluyor. Bu sayede, hangi yıl emekli olursanız olun, ödediğiniz primin karşılığını adil bir şekilde almanız planlanıyor.
Prim Günü ve Çalışma Süresi Daha Değerli Olacak
Yeni modelin en dikkat çeken başlıklarından biri, sistemde daha uzun süre kalmanın ve daha fazla prim ödemenin ödüllendirilmesi. Mevcut yapıda, bazen çok çalışan ile az çalışan arasındaki maaş farkı kapanabiliyor, hatta uzun süre çalışmak dezavantaj oluşturabiliyordu. Hazırlanan taslağa göre, prim gün sayısının maaş üzerindeki çarpan etkisi artırılacak. Bu düzenleme ile "ne kadar çok prim, o kadar yüksek maaş" prensibi pekiştirilerek, kayıt dışı istihdamın önlenmesi ve çalışanların sistemde daha uzun süre kalmaya teşvik edilmesi amaçlanıyor.
SSK ve Bağ-Kur Arasındaki Farklar Sıfırlanıyor
2008 yılında kurumlar SGK çatısı altında birleşmiş olsa da uygulama ve şartlardaki farklılıklar bugüne kadar devam etti. Özellikle Bağ-Kur’luların 9 bin gün olan prim şartının 7 bin 200 güne düşürülmesi ve maaş bağlama sisteminin SSK ile eşitlenmesi masadaki en kritik maddelerden biri. Norm birliği kapsamında, farklı kurumlardan emekli olan ancak aynı primi yatıran vatandaşların benzer maaşları alması sağlanacak. Ayrıca, taban maaş uygulamasının yarattığı dengesizliklerin giderilmesi için kök aylıklara kademeli artış yapılması da alternatifler arasında değerlendiriliyor.