Ortaylı’nın cenazesi bir Türkiye mozaiği idi. Cenaze ardında büyük kalabalıklar vardı. Her çevreden her siyasi görüşten ve toplumun her kesiminden.
Türkiye’nin yaşayan tarih simalarından biriydi.
Geride büyük bir tarihi külliyat bıraktı.
Karadeniz’i, Trabzon’u çok ayrı sevdiğini biliyoruz, bu yörenin insanına, buranın doğasına hayrandı.
En son 2 yıl önce de Yomra Kültür Merkezi’nde söyleşisi olmuştu.
Ortaylı, Karadeniz bölgesiyle ilk tanışmasını 1966 yılına dayandırarak şöyle anlatıyordu: "Karadeniz ve illerini ilk defa 1966’da görmüştüm. Dekan rahmetli Aziz Hoca beni Temmuz ayında çağırdı. Bakanlıktan yazı geldi, bizden birini rehber istiyorlar dedi. Kopenhag'dan gelecekler, Büyükelçi eşlik edeceksin’’ dedi. Gezdik, tanıdım.’’
Ortaylı, Karadeniz’in kendine özgü mimarisine ve bölgenin göçle eriyen memleketler arasında olduğuna vurgu yapmıştı.
Pek yakın dostları Prof. Dr. Celal Şengör ve TV programlarının vazgeçilmezi Fatih Altaylı henüz ekrana yansımayan ve kendisiyle son bir program çektiklerini söylüyor.
Ortaylı, hastane süreçleri sonrası vefatına yaklaştığını hissettiğinden böyle bir program talebinde bulunmuş.
Cenaze törenine katılan Prof. Dr. Enis Tuncay, İlber Ortaylı'nın bir Yunan akademisyene verdiği cevabı şöyle anlattı:
"Panelde Yunan bir akademisyen, Makedonya'ya sürekli 'Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti' diyordu. İlber Ortaylı da konuşurken Yunanistan demek yerine 'Eski Osmanlı Yunanistan Cumhuriyeti' dedi."
Ortaylı hak edenin ağzının payı verirdi.
İlber Ortaylı, hocası tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık, sanat tarihçisi Semavi Eyice, Kemal Karpat ve Kadir Topbaş'ın da naaşlarının olduğu hazireye defnedildi.
Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi cenaze törenine katıldı. Görüntülerde Minguzzi gözyaşlarını tutamadı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İlber Ortaylı'ya şöyle veda etmiş: "İlber Hoca'yı 35 yıl önce tanıdım. Bana hep 'Tatar kardeşim' diyordu. Kendisi Kırım Tatar'ı, ben de öyle... Kıbrıs Türkü’nün verdiği mücadelenin ne kadar asil olduğunu hep ifade etti."
Sevgili okurlar,
Pandemi’den sonra ölümler ani oluyor. Sadece kalp değil beyinle alakalı olanlar da öyle.
Dikkatinizi çekiyor mu, ne derdik, ‘Koma halinde’
Şimdi ne diyoruz, ‘Entübe ettiler!’
İlber hoca’da hastaneye gitti, yattı, çıktı program çekti, sonra ise Entübe edildi!
Bu entübe işi Pandemi de çıktı. Pandemi de Entübe’den dönenler vardı. Şimdi o da yok!
Neden acaba?
İlber hocaya Allah’tan rahmet diliyorum.
Onun gibi kucaklayıcı aydın insanlar kalmadı.