İlk maçın heyecanı, yeni sezonun beklentisi, yeni transferlerin merakı derken geriye soru işareti kaldı.Kasımpaşa karşısında kaybedilen iki puandan daha derin bir şey: sahaya düşmeyen yıldız ışığı.
Yeni sezonun heyecanı,tribünlerin beklentisi. Hepsi bir anlığına havada asılı kaldı.Soru şu;Fark yaratması gerekenler neredeydi?Vardı ama sahada yoktu.Çünkü yıldız futbolcu, sadece yeteneğiyle yıldız değildir.Yıldız futbolcu; takım sıkıştığında sorumluluk alan, rakip baskı kurduğunda oyunun aklını değiştiren, maçın kaderi pamuk ipliğine bağlıyken sahneye çıkan futbolcudur.Kasımpaşa karşısında Trabzonspor'un özellikle tecrübeli isimlerinden beklediğimiz; Ben buradayım,duygusunu hiç hissedemedik.Paul Onuachu,Ruslan Malinovskyi,Stefan Saviç gibi…
Yıldız olmak başka, yıldız gibi oynamak başka.Bütün bu isimler Trabzonspor'a yalnızca kalite değil, karakter de katmak zorunda.Çünkü büyük futbolcuların değeri, güzel oynadıkları maçlarda değil; kötü giden maçlarda ortaya çıkar.Salah'ın oyuna girmesiyle tribünlerin ve takımın havasının değişmesi önemliydi. Fakat Trabzonspor'un bütün yükünü tek bir yıldızın omuzlarına bırakmak da hiç doğru değil.Bir yıldız takımı taşıyabilir; ama bir takımın kaderini yalnızca yıldız taşımaz.Futbol bir akıl işidir.Birlikte düşünmek, birlikte hareket etmek, birlikte direnmek.Çünkü yıldız olmak,genç yetenek olmak sadece iyi oynamak değildir.Başka bir deyişle tecrübeli yıldız olmak; oyun sıkıştığında nefes açmak, rakip baskıyı büyüttüğünde aklı sakinleştirmek, maçın kaderi ince bir ipte sallanırken o ipi tutup koparmamaktır.Kasımpaşa karşısında Trabzonspor’un özellikle tecrübeli ayaklarından beklenen güçlü ses, Ben buradayım hissi, sanki cumartesi gecesi İstanbul’da kayboldu.Kasımpaşa'nın Trabzonspor’a bıraktığı ders.Trabzonspor böyle futbol,aklı havada,çözümsüz oynamamalı! İlk maç deyip geçebilirsiniz.Sezon boyunca büyük puan kayıpları böyle böyle eksiye yazıyor. Trabzonspor'un önünde uzun bir sezon var kabul, iki puan kaybını büyütmek değil, ondan doğru dersi çıkarmak gerekiyor.Ders basit;Konsantrasyon kaybolursa kalite susar.öne geçtiğiniz anda oyundan koparsanız rakibe hayat verirsiniz.Yıldızlarınız sorumluluk almaktan uzaklaşırsa takım sıradanlaşır.Trabzonspor sıradanlaşmayı asla kabul etmemeli.Çünkü bu forma yalnızca futbolcuya giydirilmez.Bu forma, sorumluluk getirir.Yıldız olmak başka, yıldız gibi oynamak bambaşka bir şeydir.Bütün bu isimler Trabzonspor’a sadece kalite değil, bir ruh, bir karakter, bir yön katmak zorunda.Çünkü büyük futbolcuların büyüklüğü, parladıkları günlerde değil; karanlık anlarda ışık olup olmadıklarında anlaşılır.Salah’ın oyuna girişiyle tribünlerin nefesinin değişmesi önemliydi. Ama bir takımın yükünü tek bir yıldızın omzuna bırakmak, futbolun doğasına aykırı.Bir yıldız maçı değiştirebilir; ama bir takımın kaderi, birlikte yazılır.Futbol dediğimiz şey aslında bir akıl yürüyüşüdür.Birlikte düşünmek, birlikte susmak, birlikte direnmek.Kasımpaşa maçı bir son değil.
Belki de güzel bir başlangıcın uyarısı.İlk ders verildi.Fark yaratması beklenen isimler sınıfta kaldı.Ama sezon uzun.Kasımpaşa’nın fısıldadığı ders;Trabzonspor’un önünde uzun bir yol var.Bu yüzden puan kaybını büyütmek değil, onun içindeki mesajı duymak gerekir.Konsantrasyon düştüğünde, kalite sessizleşir.Öne geçtiğiniz an oyundan koparsanız, rakibe sadece umut değil, cesaret de verirsiniz.Yıldızlar sorumluluktan uzaklaştığında, takım bir anda sıradanlaşır. Trabzonspor, sıradanlığı asla kabul edemez.Kasımpaşa maçı bir son değil.Belki de yeni bir hikâyenin ilk uyarısıydı.Fark yaratması beklenen isimler,maçın içinde kayboldu.Ama sezon uzun, yol uzun, hikâye daha yeni başlıyor.Şimdi gerçek yıldızlığın ve yeteneğin zamanı.Trabzonspor taraftarı kusursuz futbol istemiyor.Savaşan, inanan, sorumluluk alan ve formasının ağırlığını hisseden bir takım istiyor. Taraftarın kalbine giden yol, tabeladan önce karakterden geçiyor.Bu sezon, Trabzonspor için puanla değil; bir dersle başlıyor.Trabzonspor'un Kasımpaşa dersi de tam olarak budur.