Devlet eski bakanı ve Trabzonspor eski Başkanlarından Faruk Nafiz Özak yaptığı açıklamada, “İdman Ocağı’ndan kırmızı-beyazlı Trabzonspor’a geçtik. Üç gün sonra ise kulübümüz bugünkü kimliğine kavuşarak bordo-mavili Trabzonspor oldu. O günleri dün gibi hatırlıyorum. Ne yazık ki o büyük oluşumun kurucularından bugün aramızda kimse kalmadı. Hepsini rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Allah hepsine rahmet eylesin. O dönemden bugün hayatta olan tek isim değerli Ataman ağabeyimiz. Kendisine sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Kızı da bugün aramızda. Allah kendisine de şifalar versin. İdman Gücü’ne de her zaman saygı duyduk.
Çünkü İdman Gücü olmasaydı İdman Ocağı olmazdı; İdman Ocağı olmasaydı da Trabzonspor doğmazdı. Bu şehir, rekabetiyle de birlikteliğiyle de büyük bir futbol kültürü oluşturdu. 1967 yılında Trabzonspor resmen kuruldu. Ancak ilk yıllarda birçok sıkıntı yaşadık. Deneme-yanılma yöntemiyle İstanbul’dan ve farklı şehirlerden futbolcular transfer ettik. Beklediğimiz başarı gelmeyince zor günler geçirdik. Daha sonra rahmetli Suat ağabeyin önerileri, yöneticilerimizin desteği ve ortak aklın hâkim olmasıyla özümüze döndük. İşte gerçek başarı da o öze dönüşle başladı. Bu bölgenin insanı son derece yeteneklidir. Zaten amatör dönemde de İdman Ocağı ve İdman Gücü büyük başarılara imza atmıştı. Düşünün, İdman Ocağı’nın futbolcusu Ahmet Suat Özyazıcı, 1960 Olimpiyatları’nda A Milli Takım forması giydi. Amatör bir kulüpten milli takıma uzanan bu başarı, Trabzon futbolunun ne kadar güçlü bir altyapıya sahip olduğunun en önemli göstergesidir. Ahmet Suat hocamızın önderliğinde mükemmel bir takım olduk.
Belki de Türk futbolunda, hatta Avrupa’da ender görülecek bir başarıya imza attık. Bir sezonda sadece altı gol yiyerek şampiyon olduk. 1974-1975 sezonunda Türkiye Kupası finali oynadık. Finali İstanbul’da kaybettik. O gün askere gitmeye hazırlanıyordum. Yakın çevreme, “Bu takım seneye şampiyon olacak.” dedim. Çünkü takım arkadaşlarıma sonsuz güvenim vardı. Büyük takımlarla oynadığımız maçlarda bunu görmüştük. İstanbul basını bile, “Bu takımın yeri artık İkinci Lig değil, Birinci Lig’dir.” diyordu. Nitekim öyle de oldu. Trabzonspor daha sonra sayısız başarıya imza attı. Türk futboluna ve Milli Takım’a çok değerli oyuncular kazandırdı. Kulübümüzden yetişen iki isim A Milli Takım teknik direktörlüğü yaptı. Üç eski futbolcumuz Trabzonspor başkanlığı görevini üstlendi. Bu da kulübümüzün ne kadar güçlü bir aidiyet duygusuna sahip olduğunun en güzel örneklerinden biridir” diye konuştu.