Bölgemiz

Fındığın Geleceği Masaya Yatırıldı! Zirvede Kritik Uyarılar Geldi

Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek fındık üretiminde sürdürülebilirlik, verimlilik ve sosyal sorumluluk konularını değerlendirdi.

Abone Ol

Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde Geleceğin Tarımı Masaya Yatırıldı
Türkiye’nin en önemli tarımsal ihracat ürünlerinden biri olan fındığın geleceği, bu yıl ilk kez düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde ele alındı. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Ferrero Fındık iş birliğiyle gerçekleştirilen zirvede, sektörün tüm paydaşları aynı platformda buluştu. Kamu kurumları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve üreticilerin katıldığı etkinlikte, fındık üretiminde sürdürülebilirliği güçlendirecek iyi tarım ve iyi sosyal uygulama örnekleri paylaşıldı. Zirvede hem çevresel hem de sosyal boyutlarıyla sektörün geleceği değerlendirilirken, verimlilikten çocukların eğitimine kadar birçok önemli konu gündeme taşındı.

Fındıkta Sürdürülebilirlik İçin Ortak Hareket Vurgusu

Zirvenin açılışında konuşan Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, fındığın hem Türkiye hem de Ferrero için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Akın, 2012 yılından bu yana sürdürülen Ferrero Değerli Tarım Programı kapsamında üreticilerle sahada birebir çalıştıklarını ifade etti.

Akın, sürdürülebilir fındık üretiminin yalnızca ekonomik değil sosyal ve çevresel boyutlarının da bulunduğunu vurgulayarak, Karadeniz genelinde yürütülen çalışmalarla üreticilere eğitim, danışmanlık ve teknik destek sağlandığını söyledi. Zirvenin temel amacının ise sektör paydaşları arasındaki iş birliğini artırmak ve sürdürülebilir üretim konusunda ortak bir vizyon oluşturmak olduğunu dile getirdi.

Uzmanlar Verimlilik ve Zararlılarla Mücadeleye Dikkat Çekti

Zirvenin ilk oturumunda fındık tarımında verimliliği etkileyen faktörler ve çevre dostu mücadele yöntemleri ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile üniversitelerden uzman isimler, özellikle son yıllarda Karadeniz Bölgesi’nde önemli zararlar oluşturan kahverengi kokarca tehdidine dikkat çekti.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Tuncer, fındık zararlıları ve hastalıklarının üretimde ciddi kayıplara yol açabildiğini belirterek, sürdürülebilir üretim için bilimsel mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki liderliğini koruyabilmesi için verimliliğin artırılmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti.

Sürdürülebilirlik Sadece Üretimle Sınırlı Değil

Zirvenin sosyal boyuta odaklanan ikinci oturumunda ise çalışma koşulları, çocuk işçiliğiyle mücadele ve eğitim fırsatları gündeme geldi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, güvenli çalışma ortamlarının ve insana yakışır iş koşullarının sürdürülebilir tarımın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı ise mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarına yönelik yürütülen eğitim çalışmalarına dikkat çekti. Ferrero iş birliğiyle sürdürülen “Dört Mevsim Eğitim” projesi sayesinde yüzlerce çocuğun eğitim desteklerine eriştiğini belirten Tosyalı, sürdürülebilirliğin yalnızca üretim süreçleriyle değil insan odaklı sosyal yatırımlarla da güçlendiğini ifade etti.

Üreticiler Deneyimlerini Paylaştı

Zirvede söz alan üreticiler de aldıkları eğitimlerin bahçelerindeki verime olumlu katkı sağladığını anlattı. Sakaryalı üretici Kadir Tike, zararlılarla mücadele ve bakım süreçlerinde öğrendikleri yeni yöntemlerin üretim kalitesini artırdığını söyledi.

Fındık üreticisi Aysel Kahveci ise uzman ziraat mühendislerinden aldıkları destek sayesinde doğru budama ve gübreleme tekniklerini uyguladıklarını belirterek, bunun verim üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu dile getirdi.

Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, sektörün geleceğine yönelik çözüm önerilerinin paylaşılması ve paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma olarak dikkat çekti.